Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 4

BALKANLAR: Sancaklıların Boşnakça zaferi PDF Yazdır E-posta
Yazar Murat Yılmaz   
Uzun yıllar Sırp ve Yugoslav yönetimi altında kalan Sancak’ta eğitimin Boşnak dilinde yapılacak olması Boşnak kimliği açısından oldukça önemli bir kazanımdır. Sırbistan ve Karadağ cumhuriyetleri arasında yer alan Sancak, uzun tarihi birikimi ve jeopolitik konumu ile bölgede önemli bir konuma sahiptir. Yarım milyonu aşkın nüfusunun %67’si Müslüman Boşnak’tır ve bölge Bosna-Hersek ile Kosova’yı birbirine bağlayan bölgenin önemli bir geçiş noktasıdır.

         Sancak’taki dil ve eğitimle ilgili sorunlar Balkan Savaşları sonrası imzalanan 1913 Sırbistan ve Karadağ paylaşımına kadar uzanmaktadır. Beş asır boyunca Osmanlıca’dan etkilenerek bazı değişikliklere uğrayan Boşnak dili, Sırpça ve Hırvatça’dan ayrılarak Sırp-Sloven-Hırvat Krallığı ve Yugoslavya dönemlerinde kabul edilmemiştir. Boşnakların konuştuğu dil 1990’lara kadar Sırbo-Hırvatça ismi ile anılmıştır.

Bu dönem boyunca Boşnakça’ya izin verilmediği gibi Müslümanlar açısından eğitim kurumlarında öğrencilere verilen bilgiler, kendi kültürlerine ait öğeleri dışlamaktadır. Bu durum sadece Boşnaklar için değil Yugoslavya’nın diğer Müslüman toplulukları olan Arnavut ve Türkler için de aynıdır. Uygulanan ders müfredatıyla öğrencilere tarihlerinden, edebiyat ve sanatlarından, özellikle dinlerinden hiçbir şey öğretilmemekte ve bu şekilde bir çeşit asimilasyon uygulamaktaydı.

         1990’lı yıllarla birlikte Boşnak toplum içerisinde varlık göstermeye başlayan Aliya İzzetbegoviç’in Demokratik Eylem Partisi ile birlikte Boşnak dilinin tanınması ve Boşnakça derslerin okullarda okutulması partinin programında önemli bir yer tutmaktaydı. Ne var ki Sancak’ta uzun yıllar bu konuda bir kazanım olmadı. Sancaklı siyasilerin her vesile ile dile getirdikleri dil ve eğitimde Boşnakça’nın kullanılması meselesi Sırbistan-Karadağ Devleti’nin AB’ye girme çabaları içerisinde 2003 yılı Eylül ayında yankı buldu. AK’ye kabul edilen Sırbistan-Karadağ Devleti şartlar gereği hem Boşnak azınlığı, hem Boşnakça’yı tanımak zorunda kaldı.

         Durumla ilgili olarak 1,5 yıl aradan sonra Sırbistan Eğitim Bakanlığı 2005 Şubatından itibaren Sancak’ın nüfusun %15’inden fazlasını Boşnakların oluşturduğu kentlerindeki ilkokullarda, Sırpça’nın yanında ikinci resmi dil olarak Boşnakça olarak derslerin okutulması kararını verdi. Ne var ki bu karara bazı Sırp milliyetçiler ve Sırp Radikal Partisi gibi siyasi oluşumlar karşı çıkarak, kararın iptalini ve eğitim bakanının istifasını istemekteler.

         İlkokul müfredatındaki bu değişiklikler uygulamanın ilk haftalarında kitapların iyi bir şekilde hazırlanmaması, bazı öğretmenlerin yeni değişikliklerle ilgili yeterince bilgi sahibi olmamaları gibi bazı sorunların meydana gelmesine neden olsa da önümüzdeki dönemde bu açığın kapatılması zor değil.

Uzun yıllar Sırp ve Yugoslav yönetimi altında kalan Sancak’ta eğitimin Boşnak dilinde yapılacak olması Boşnak kimliği açısından oldukça önemli bir kazanımdır.
 

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*
Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü

Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz...

Film Tanıtımı: In This World
Orijinal adı: In This World (Bu dünyada)
Yönetmen: Michael Winterbottom
Senaryo: Tony Grisoni
Yapım: 2002, İngi...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Ahmet Yaman
İslam kaynaklarında ve geleneğinde mültecilik algısı
İslam geleneğine göre mülteciler, sığındıkları toplumun asli üyesi sayılırlar. Mültecilerin can ve mal dokunulmazlığı başt...

Adanmış Hayatlar Mülteci bir çizer; Naci el-Ali
Filistin direnişinin 60 yıllık öyküsünü, işgaller ve sürgünlerin özgürlüklerine gölge düşürdüğü binlerce Filistinlinin yurtlarından edilerek ülkelerine hasret bir hayata mahkum edilişini, çizgileriyle...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Taner Kılıç*
Mültecilik mevzuatından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri

Türkiye’de geçici sığınmacı pozisyonunda tutulan Avrupa dışından gelen iltica başvurusunda buluna...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Ahmet Emin Dağ*
İHH üç kıtada mültecilerin yanında
Mülteci kampları, çoğu ülkede başlangıçta mağdurların sığınağı olurken, bir süre sonra onların hayatını sınırlayan birer hapishaneye dönüşüyo...