Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 3

GÜNEY ASYA: Hindistandaki yardım çalışmalarına kast engeli PDF Yazdır E-posta
Yazar Reyhane Uçmaklı   
Uluslararası yardım kuruluşları kastlar arası ayrımı bilmeden ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalışsalar da, toplumdaki yerleşmiş alışkanlıklar, üst kast gruplarının alt gruplarla aynı tente altına sığınmayı bile reddetmelerine neden oluyor.
Hindistan’ın  kast sisteminin katılığı ve geçit vermezliği, son yılların en büyük tabii afetinde de kendini hissettiriyor. Bölgede yerleşmiş olan kastlar arası derin ayrım, ülke insanlarının birbirlerine en çok destek olmaları gereken zamanda dahi önemli sorunlara neden oluyor. Kamplardaki yerleşimde, afetzedeler kastlarına göre ayrılmış durumdalar. Yüksek kast mensupları (Meenavarlar), kendilerine tahsis edilmiş görece daha müreffeh kamplara yerleştirilirken,  kast sisteminin daha alt tabakalarına mensup olanlar, okuldan bozma gayri resmi kamplarda yaşam mücadelesi veriyor. Kastlar arası problem sadece yerleşimle sınırlı kalmıyor. Bölgede yapılan yardım dağıtımları sırasında Meenavarlar, aşağı kast grubundaki insanlarla aynı sırada bekleyerek yardım almayı reddediyor, hatta aynı tuvaleti kullanmak dahi istemiyorlar. Daha da ilginç olan ise yaklaşık 50 yıl önce çıkarılan ve kastlar arası eşitliği öngören yasaya rağmen devletin bu ayrımı desteklemesi. Devlet ölü ve kayıp listelerini oluştururken, kastı “dikkate değer” olmayan kişileri kaydetmeyi reddediyor.

Uluslararası yardım kuruluşları kastlar arası ayrımı bilmeden ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalışsalar da, toplumdaki yerleşmiş alışkanlıklar, üst kast gruplarının alt gruplarla aynı tente altına sığınmayı bile reddetmelerine neden oluyor. Kendilerine ayrılmış bölgelerde kurdukları kamplarda yaşayan Müslümanlar, Dalitler, Nadarlar, Pillailer ve Devarlar, kendi içlerindeki yardım dağıtımında eşitsizlik yaşamıyor fakat kuruluşlar öncelikle Meenevar kamplarına yönlendiriliyor.

En alt kast grubu olan Dalitlerin sivil toplum örgütleri ile temasa geçmelerine izin verilmiyor. Halk arasında “dokunulmaz” olarak anılan Dalitlerin, yardım dağıtımı yapılan tapınaklara girişlerine dahi izin verilmiyor. Toplumda en aşağı işlere layık görülen ve sayıları 160 milyonu bulan Dalitler, böyle bir durumda bile bu pozisyondan kurtulamıyor, ceset ve leş toplama gibi “pis” işlerde kullanılıyorlar.

Bölgede yaşayan Müslümanların mal güvenliği de tehlikede. Tsunamiden  sonra terk edilmiş Müslüman evleri yağmalanmış ve soyulmuş. Müslüman aileler, yaşadıkları bölgede kendi güvenliklerini sırayla nöbet tutarak sağlamaya çalışıyorlar.
 

Sayı 44

Film Tanıtımı: In This World
Orijinal adı: In This World (Bu dünyada)
Yönetmen: Michael Winterbottom
Senaryo: Tony Grisoni
Yapım: 2002, İngi...

44. Sayı Sunuş
Değerli okurlar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın, faaliyetlerinin önemli bir kısmının hasredildiği mülteciler; yaşadığımız dünyanın karşı karşıya kaldığı en temel insani mese...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Ahmet Yaman
İslam kaynaklarında ve geleneğinde mültecilik algısı
İslam geleneğine göre mülteciler, sığındıkları toplumun asli üyesi sayılırlar. Mültecilerin can ve mal dokunulmazlığı başt...

İslam Coğrafyası; Bir Muhacir Ülkesi: ÜRDÜN
Altı milyonluk nüfusun yarısından fazlasını Filistinlilerin oluşturduğu Ürdün, bir muhacir ülkesi olarak anılır.

Coğrafya
Ürdün,  kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Ira...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Fuat Özdoğru
Dünyada mülteci hareketleri, Türkiye'nin konumu ve mültecilerin karşılaştıkları sorunlar

Dünyadaki mülteci hareketleri, mültecilerin karşılaştıkları sorunlar ve Tür...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*
Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Taner Kılıç*
Mültecilik mevzuatından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri

Türkiye’de geçici sığınmacı pozisyonunda tutulan Avrupa dışından gelen iltica başvurusunda buluna...