|
ORTADOĞU: Hayalet şehir Felluce |
|
|
|
|
Yazar Recep Tuncer
|
Fellucelilerin gelecekle ilgili umutları da kalmamış. Kimse şehre geri dönmek istemiyor. Çünkü artık Felluce diye bir yer yok.
İşgal altındaki Irak’a yardım ulaştırmak için yine bölgedeyiz. Bu sefer Felluce’ye gidiyoruz. Dünyanın gözü uzun süre Felluce’de idi. Toplam nüfusu (çevresi ile beraber) 500 bini ancak bulan bu şehir, çok uzun süre işgal güçlerine karşı direndi. Irak’taki direnişin sembolü oldu. Bu küçük şehrin son halini görmek ve yardımlarımızı ulaştırmak için Bağdat üzerinden Felluce’ye gidiyoruz. Şehir tamamen ABD askerlerince kuşatılmış, tüm giriş çıkışlar yasaklanmış. Şehrin etrafında kurulan çadır kentlere gidiyoruz. Bir yandan yardımlarımızı dağıtırken, bir yandan da Fellucelilerle konuşuyoruz. Anlatılanlar gerçekten korkunç. İşgal güçleri şehirdeki direnişi kırmak için her türlü yola başvurmuşlar. Şehri tamamen yıkmışlar. Bazı semtlerde ayakta hiçbir şey kalmamış. Ne bir ev, ne bir ağaç… İşgal güçleri direnişle karşılaştıkları her noktayı yüksek ateş gücüyle tamamen yok etmişler. Bu ateş esnasında sivil, direnişçi ayrımı yapılmamış, o anda o bölgede kim varsa hepsi öldürülmüş. İşgalcilere karşı inatla direnen Felluce halkının bu gücünü kıramayan işgal güçleri, şehrin Şüheda ve Cübeyl semtlerine kimyasal bomba (hardal gazı) atmışlar ve bu semtlerde herkes ölmüş. Bu, direnişin kırılma noktası olmuş. Felluceliler şu anda şehrin dışında çadırlarda, okullarda, fabrikalarda, tavuk çiftliklerinde, kısacası boş buldukları her yerde yaşam mücadelesi veriyorlar. Çadırlar kalabalık, bazı çadırlarda iki aile birden kalıyor. Bombardıman esnasında şehri terk edenler, nasıl olsa birkaç gün sonra geri döneriz düşüncesiyle yanlarına çok fazla malzeme almamışlar. Çok soğuk geçen çöl gecelerini birkaç battaniye ile geçirmeye çalışıyorlar. Çocukların çoğu hasta. Yetersiz beslenme ve sağlıksız ortamlar salgın hastalıklara sebep oluyor. Sadece gelen yardımlarla geçinebiliyorlar. Kamplarda yaralı çocukları görüyoruz. Bombalardan en çok etkilenenler çocuklar. Atılan bombalardan yaralanmasa bile, yaşadıkları, gördükleri çocuklar üzerinde çok derin izler bırakıyor. Kamptaki çocuklarda da bu etkiyi görüyoruz. Çocuklar tedirgin, ürkek. Gülmeyi unutmuşlar. Yaşıtları oyunlar oynarken onların gözünün önünde annesi, babası, kardeşleri ölmüş. Çok yakınlarına dev bombalar düşmüş. Onlar için oyun yok, hayatta kalma mücadelesi var. Fellucelilerin gelecekle ilgili umutları da kalmamış. Kimse şehre geri dönmek istemiyor. Çünkü artık Felluce diye bir yer yok. İşgal güçlerinin getirdiği ‘demokrasi’ çerçevesinde tüm şehir tamamen yok edilmiş. Şehir hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Camiler şehri denilen Felluce’ye artık hayalet şehir diyeceğiz. |
|
Sayı 45
45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ... DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... Kısa kısa Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyorHer yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl... DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: SrebrenitsaSrebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
|