|
AFRİKA: Darfur Sorunu Dünyanın En Büyük İnsani Krizi mi? |
|
|
|
|
Yazar Fatma TUNÇ YAŞAR
|
Irak’ta yaşananların sorumlusu olan ABD yetkililerinin Darfur’daki insani durum konusunda bu derece ‘duyarlı’ davranmaları, Sudan’a müdahale ve rejim değişikliği konularını gündeme getiriyor.
Sudan’ın Darfur bölgesindeki ayrılıkçılarla hükümete bağlı güçler arasında yaklaşık iki yıldır devam eden mücadelede henüz bir çözüme ulaşılamadı. Barış görüşmelerinin askıya alınmasının ardından bölgeden medyaya yansıyan haberler, şiddetin tırmandığı yönünde. Son günlerde yardım kuruluşları çalışanlarına yönelik saldırıların artması, bu örgütleri bölgeden çekilmeleri yönünde zorlamaya başladı. Darfur’da oldukça faal olan “Çocukları Kurtarın” (Save the Children) adlı kuruluş, son iki ayda dört çalışanının yaşamını yitirmesi üzerine bölgeden çekilme kararı aldı. Fakat Sudan’daki durumla ilgili olarak Batılı yetkililerin açıklamaları ve BM’nin sorunu sunuş biçimiyle bölgede faaliyet gösteren bazı yardım örgütü çalışanlarının açıklamalarındaki farklılıklar zihinlerde soru işaretleri bırakıyor. BM ve Dünya Sağlık Örgütü Darfur’daki durumu şu anda dünyadaki en büyük insani kriz olarak nitelendiriyor. ABD hükümetine bağlı bir yardım kuruluşu olan USAID’in başkanı, bölgeye hemen yardım ulaştırılması durumunda bile orada yaşayan bir milyon insanın üçte birinin kaybedileceğini, aksi taktirde kaybın çok daha yüksek olacağını açıkladı. Colin Powell da Darfur’da yaşananları soykırım olarak nitelendirdi. Fakat, İngiliz Observer gazetesinin röportaj yaptığı bölgede faaliyet gösteren yardım örgütü çalışanlarından biri, medyada çıkan haberleri abartılı bulduğunu, birçok kampı gezdiğini fakat sözü edildiği gibi bir soykırıma rastlamadığını ifade ediyor. Örgüt çalışanı bölgede hasta, yetersiz beslenen ve yardıma muhtaç çok sayıda çocuğun olduğunu da belirtiyor, ancak Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti başta olmak üzere bir çok Afrika ülkesinde durumun çok farklı olmamakla birlikte medyada aynı yankıyı bulmadığını ekliyor. Irak’ta yaşananların sorumlusu olan ABD yetkililerinin Darfur’daki insani durum konusunda bu derece ‘duyarlı’ davranmaları, Sudan’a müdahale ve rejim değişikliği konularını gündeme getiriyor. Aslında Sudan’da Araplar ve zenci Afrikalılar arasında bir etnik çatışma gibi lanse edilmeye çalışılan, daha çok kabileler arası bir sorun. Ancak Batılı devletler, Sudan’ın güneyindeki kabileleri yıllardır Sudan hükümetine karşı kışkırtıyorlar. Ocak ayında Washington’da yapılması planlanan barış görüşmelerinde, Sudan’ın güneyinin yerel yetkililerce yönetilmesinin gündeme getirilecek olması bir kez daha insan hakları ve insani müdahale söyleminin nasıl ekonomik ve siyasi çıkar oyunlarını maskelemek için kullanıldığını doğruluyor. |
|
Sayı 45
İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb... DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceğiG-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ... DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: SrebrenitsaSrebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
|