|
AFRİKA: Fildişi Sahilinde Mağdur Kim? |
|
|
|
|
Yazar .
|
1999-2000’deki askeri cunta ve 2002-2003’de yaşanan iç savaş Fildişi Sahili’ni ikiye bölmekle kalmadı, ülkede şiddet, tahammülsüzlük ve yabancı düşmanlığını da arttırdı.
4 Kasım’da Fildişi Sahili hükümetinin Ocak 2003’te imzalanan barış anlaşmasını ihlal ederek kuzeydeki Müslümanların yaşadığı Bouake’ye saldırması sonucu barış gücünde görevli sekiz Fransız askeri ve ABD’li bir yardım görevlisi hayatını kaybetti. Fransız hükümetinin de misilleme yaparak sivillere saldırması olayların tırmanmasına neden oldu. Fransız güçlerinin Fildişi Sahili hükümetine ait beş helikopter ve iki uçağı imha etmesi ve havaalanlarının kontrolünü ele geçirmesi ve bu saldırılar sırasında 30’un üzerinde sivilin hayatını kaybetmesi Abidjan’da halkı sokağa döktü. Fransız mahallesinde evler yağmalandı, dört okul ve bir kütüphane yakıldı. Fransa’nın 1960'ta bağımsızlığını kazanan eski sömürgesi Fildişi Sahili, 1999’daki askeri darbe girişimine kadar Afrika’nın sosyo-ekonomik olarak en istikrarlı ülkelerinden biriydi. 2002 yılında güneydeki Hıristiyanlarla kuzeydeki Müslümanları karşı karşıya getiren çatışmaların başlamasının ardından BM duruma el koydu ve bölgeye 10 bin askerlik barış gücü gönderdi. Barış gücünün liderliğini ise eski sömürge gücü Fransa üstlendi. 1999-2000’deki askeri cunta ve 2002-2003’de yaşanan iç savaş Fildişi Sahili’ni ikiye bölmekle kalmadı, ülkede şiddet, tahammülsüzlük ve yabancı düşmanlığını da arttırdı. Kuzeyde yaşayan ve nüfusun çoğunluğunu oluşturmalarına rağmen yönetime dahil olamayan Müslümanlar “hükümet karşıtı gerillalar” olarak nitelendirilirken, ülkede yaşayan yaklaşık 14 bin Fransız da saldırıların hedefi oldu. Eylül 2002’deki darbe girişiminin ardından Müslümanlara yönelik baskılar arttı ve Mart 2003’te çoğu Müslüman 100’ün üzerinde kişi öldürüldü. Öte yandan Fildişi Sahili hükümetinin gerçekleştirdiği ihlaller sadece Müslümanlarla sınırlı değil. Hükümet kendi yaptığı “Fildişili” tanımına uymayanları “yabancı” olarak kabul ediyor ve bu grupları sürekli baskı altında tutuyor. Bu durumdan en az Fransızlar kadar Burkina Faso, Gine, Mali ve Liberya’dan gelen çok sayıda mülteci de nasibini alıyor. Dolayısıyla, Fildişi Sahili’nde meydana gelen son gelişmeler değerlendirilirken ülkedeki krizin Fransa ve eski sömürgesi arasındaki bir gerginlikle sınırlı olmadığını ve mağdurların da sadece Fransızlar ya da Fildişililer’den oluşmadığını bilmek gerekiyor. Bu durumda ne Fransızların ülkeyi terketmesi ne de BM Güvenlik Konseyi’nin Fildişi Sahili’ne silah ambargosu uygulama kararı sorunu çözmüyor. Fildişi Sahili’nin kuzeyi ve güneyi uzlaştıran, dini ve etnik farklılıklara tolerans gösteren içerinden bir çözüme ihtiyacı var. |
|
|