Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; Sonu gelmez yolsuzlukların başkahramanı: BM Barış Gücü askerleri PDF Yazdır E-posta
Yazar Doç. Dr. Berdal Aral   
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “barış” için büyük önem taşıyan pek çok görevi var. Şu anda dünyanın çeşitli çatışma bölgelerinde 100 bin kadar BM Barış Gücü askeri görev yapıyor. Ne yazık ki, son yıllarda bu askerlerin, en azından bir bölümünün, görev yaptıkları ülkelerde bazı yasa dışı faaliyetlere giriştiği ortaya çıkarıldı.
Image
Bu iddialardan birisi Pakistanlı askerlerle ilgili olanı. İddiaya göre, BM’ye bağlı olarak görev yapan Pakistanlı askerler, 2005 ve 2006 yıllarında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki (bundan böyle Kongo) bazı milis gruplarına altın ve silah satmışlar. Oysa, bu ülkedeki Barış Gücü askerlerinin en öncelikli görevlerinden biri, birbirleriyle çatışma halindeki isyancı grupları silahtan arındırmaktı. BM yetkilileri, olaylar iyice ayyuka çıktıktan sonra, kaçakçılık faaliyetlerine karışan askerlerin saptandığını ve bunların cezalandırılacaklarını belirtti. Ne var ki, bir BM yetkilisi, tüm dünyadaki Barış Gücü askerlerine en büyük sayısal katkıyı sağlayan Pakistan’ı ürkütmemek için, skandalın önceleri BM’ce hasıraltı edilmek istendiğini ifade etti. Sonradan zoraki yapılan BM soruşturmasında, en azından altın alışverişi ile ilgili iddianın doğruluğu kanıtlandı.
Bu skandal, aslında BM Barış Gücü askerlerinin karıştığı skandalların ne ilki ne de sonuncusuydu. Bir zaman sonra, benzer iddialar, bu kez yine aynı ülkede görev yapmakta olan Hindistan ordusuna mensup bir kısım askerle ilgili olarak ortaya atıldı. Konu, BM’nin gündemine Temmuz 2007’den itibaren girmeye başladı. Hintli bazı askerlerin özellikle Kongo’nun doğusunda karıştığı iddia edilen olaylar arasında şunlar var: Ruanda’da 1994’te gerçekleşen soykırıma karışmış olup daha sonra Kongo’ya kaçan eski Ruanda ordusu mensuplarından yasa dışı olarak altın satın alınması; bu silahlı gruplara cephane tedariki karşılığı onlardan fildişi alınması; BM’nin dağıttığı yiyeceklerin altın karşılığında bu gruba teslim edilmesi; bu milislerden uyuşturucu satın alınması; bunların silahsızlandırılması için hiçbir gayret gösterilmemesi. Yapılan araştırma sonucu bu iddiaların çok ciddi dayanakları olduğu kesinleşti.
2005 yılında, yine BM Barış Gücü askerlerinin bu kez de Burundi, Haiti, Liberya ve başka bazı ülkelerde çocuklara cinsel tacizde bulundukları belirlenmişti. Barış Gücü askerlerinin bu tacizleri arasında tecavüz de var. Bugüne dek BM Barış Gücü askerlerinin görev yaptığı hemen her ülkede, söz gelişi Fildişi Sahili’nde, Sierra Leone’de ve Kosova’da, bu ve buna benzer suiistimaller ortaya çıkarılmıştı. Bu tür skandalların ardında yatan en önemli faktör, bu birliklere yönelik gerekli denetim ve disiplinin mevcut olmayışı ve şeffaflık ilkesine yeterince riayet edilmemesi. Çatışmaların ve yoksulluğun pençesinde kıvranan halklara, bir darbeyi de böylece onları koruması gereken BM Barış Gücü askerleri vurmakta.
BM Barış Gücü’nün bugüne kadar misyonunu layıkıyla yerine getirdiğini iddia etmek kolay değil. Yukarıda sözü edilen skandallar bir yana, BM müdahalelerinin kimi zaman “barışa karşı tehdit” haline geldiği söylenebilir. Genellikle ABD ve İngiltere gibi emperyal nüfuz mücadelesini dış politikalarının öncelikli hedefi olarak belirlemiş ülkeler, BM Güvenlik Konseyi aracılığıyla, hangi çatışma bölgelerine müdahale edileceğine karar veriyorlar. Lübnan örneğinde olduğu üzere, Barış Gücü misyonunun (görünen hedefinin ardındaki) asıl hedefi, emperyalist güçlerin planlarına çomak sokan direniş güçlerinin -Hizbullah- silahsızlandırılması olabilmektedir. İkincisi, Barış Gücü askerlerinin varlığı, bu güçlerin konuşlanmasına yol açan çatışma konusunun adeta kangren haline gelmesine yol açan bir faktör olabiliyor. Nitekim, Kıbrıs örneğinde olduğu gibi, Barış Gücü askerleri geldikleri topraklarda çok uzun süre kalabiliyorlar (1964’ten bu yana Kıbrıs’talar).
BM, uzun süredir uluslararası topluma yaşattığı ciddi hayal kırıklıkları ve bulaştığı skandallarla çalkalanıyor. 1990’lı yılların ilk yarısında yaşanan Bosna ve Ruanda soykırımları karşısında insanın kanını donduran bir kayıtsızlığa imza atan BM, Barış Gücü askerlerinin karıştığı skandallar nedeniyle son yıllarda yolsuzluk, kötü yönetim ve disiplinsizlik suçlamalarıyla da karşı karşıya. Bu işin nereye varacağı bilinmez, ama şimdilik söylenebilecek şey, dünya barışı yolunda ıslah edilmesi gereken uluslararası aktörlerin en başta geleninin BM olduğu.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DOSYA: Çocuk istismarı ve ihmali: Türkiye ve dünyada durum
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişile...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU Kudüs'te kritik dönemeç
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti...

DÜNYA GÜNDEMİ: AVRUPA ; Almanya'da Vatandaşlığa Kabul Testi
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. H...

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...