Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; Güney Afrika Cumhuriyeti'nde yabancı düşmanlığı PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Efe   
ImageGüney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir iç savaş görüntüsü oluşturuyor.
Güney Afrika Cumhuriyeti göçmen politikaları bakımından en liberal ülke olarak biliniyordu. 1994’te ülkede ilk defa herkesin oy kullanabildiği seçimler sonrasında iktidarın siyahlara geçmesi üzerine, bütün Afrika’nın yönü Güney Afrika Cumhuriyeti’ne döndü ve Güney Afrika o günden bu yana sürekli göç almakta. Ülkede yaklaşık beş milyonun üzerinde göçmen var. Bu göçmenlerin üç milyondan fazlası Zimbabve’den gelenlerden, kalanı ise Mozambik, Malavi, Somali, Pakistan ve Hindistan’dan gelenlerden oluşuyor.
Güney Afrikalı siyahların diğer Afrikalılara karşı uyguladıkları şiddet eylemleri tüm çevrelerde oldukça garipsendi. Çünkü Zimbabve başta olmak üzere, neredeyse bütün Afrika ülkeleri, Güney Afrikalı siyahlara apartheid rejiminin en şiddetli şekilde uygulandığı zamanlarda ülkelerini açmıştı. Zimbabve, o dönemde apartheid rejimi tarafından ciddi baskılara ve saldırılara maruz kalmasına rağmen yine de Güney Afrikalı siyahlara yardım etti. O zamanlar diğer Afrika ülkelerinde yaşayan Güney Afrikalılardan bir tanesi bile böyle bir şiddete maruz kalmadılar. Nobel ödüllü Güney Afrikalı siyahi rahip Desmond Tutu da bu durumu hatırlatarak son günlerde Güney Afrika Cumhuriyeti’nde diğer Afrikalılara uygulanan şiddetin durdurulmasını istedi.
Image
Son yaşanan olayların sebebi ise, medyaya yansıtıldığı şekliyle sadece gıda fiyatlarının yükselmesi vb. değil. Olayların temelinde yatan asıl sebep, Güney Afrika’ya gelen Zimbabvelilerin ülkelerine geri dönmeye zorlanmaları. Olayları kimlerin tetiklediği ise belli değil. Güney Afrika hükümeti de yaşanan şiddet olaylarını desteklemiyor. Olayların ardından Zimbabve muhalefet lideri Morgan Tsangarai şiddetin en fazla yoğunlaştığı Alexandra yerleşim bölgesine gitti. Burada Zimbabvelilere ülkelerine dönmeleri çağrısında bulundu. Tsangarai’nin taraftarları 1000 otobüs organize ettiklerini ve Zimbabve’ye dönmek isteyenleri götüreceklerini ilan ettiler. Hiç kimse, enflasyonun %1 milyon oranına vardığı Zimbabve’ye geri dönmek istemiyor. Batılı güçlerin Zimbabve’de iktidar değişikliğini sağlamak için uyguladıkları ambargo yüzünden ülke çökme noktasına geldi. İnsanlar akın akın komşu ülkelere gidiyorlar. Batılı ülkeler şimdilerde bu insanları tekrar Zimbabve’ye döndürerek ortalığın daha fazla karışmasına ve muhalefetin iktidara gelmesine uğraşıyorlar. Aslında yaşanan şiddet olaylarının altında büyük oranda Zimbabve’nin iç meselesi yatmakta.
Güney Afrika istihbarat ve emniyet bakanlıklarına bu konuyla ilgili üç ay önceden çeşitli bilgiler geldiğini ifade eden bakanlar, bu oranda bir şiddetin olabileceğini tahmin etmediklerini belirttiler. Öte yandan olaylar başladıktan sonra durumu sert bir şekilde kınayan ve müdahale eden açıklamalar da yapılmadı.
Johannesburg’un bulunduğu Gauteng eyaletinin varoşlarında başlayıp Johannesburg şehir merkezine sıçrayan olaylar, Kwa-Zulu Natal, Mpumalanga eyaletlerinden sonra Western Cape eyaletine de yayıldı. Pakistan ve Hindistan kökenlilerin iş yerleri başta olmak üzere bölgeye diğer Afrika ülkelerinden gelenlerin dükkanları yağmalandı. Son iki yıldır Somalililere yönelik gerçekleştirilen saldırılarda 50’ye yakın insan öldü, daha Somalililerin öldürülmeleriyle ilgili şüpheler aydınlatılmadan da bu olaylar başladı. Müslüman oldukları için gittikleri yerlere İslam’ı da götüren Somalililer sadece şehir merkezlerinde değil kırsal bölgelerde de iş yerleri açıyorlardı. Bir müddet sonra birer birer öldürülmeye başlanan Somalililer kırsal bölgelerden şehirlere çekildiler.
Şiddet olaylarının başlamasının ardından 11 gün içinde resmi rakamlara göre 48 kişinin öldüğü, 25 binden fazla kişinin de evinden ayrıldığı gelen haberler arasında. Yardım kuruluşları bölgede yiyecek, battaniye ve çadır dağıtımı yapıyor. İnsanlar polis merkezleri çevresinde ve kiliselerde kurdukları çadırlarda yaşıyorlar. Sadece bir polis merkezi çevresine her çadırda yaklaşık 15 kişinin kaldığı 2000 kişilik bir çadır kent kurulmuş durumda.
Devlet Başkanı Thabo Mbeki olaylar başladıktan ancak 11 gün sonra ordunun müdahalesine izin verdi. Geciken bu kararın bölgede yaşanan şiddeti durduracağı şüpheli. Olayların zaman içinde yerli yabancı herkesi etkileyeceği ise muhakkak.
Son yaşanan olaylarla Güney Afrika ekonomisi ciddi bir darbe almış durumda. Birçok ülke buraya gidecek ya da yatırım yapacak olan vatandaşlarını uyarıyor. Bu olayların 2010 Dünya Kupası’nın yapılacağı ülke olan Güney Afrika için ciddi bir imaj kaybı olduğu da bir gerçek. Zaten daha önce de ülkedeki suç oranının yüksekliği nedeniyle Dünya Kupası organizasyonunun başka bir ülkeye nakli gündeme gelmiş fakat Nelson Mandela’nın hatırına karar değişikliği olmamıştı.
Aslında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yaşananlar tıpkı Kenya’da olduğu gibi Afrika ülkelerinde suni sınırlarla kurulan toplumsal yapının ne kadar kırılgan olduğunun bir göstergesi. Çünkü Güney Afrikalı siyahlar, ülkeden ayrılmalarını istedikleri Zimbabvelilerin ya da Mozambiklilerin birçoğu ile aynı kabileden geliyor; hatta aynı dili konuşuyorlar. Ülkedeki tansiyon hâlâ çok yüksek ama durumun özellikle Zimbabve’deki devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turundan sonra sakinleşeceği umuluyor.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU Kudüs'te kritik dönemeç
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...