Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 43

İSLAM COĞRAFYASI; Özgürlük savaşının tarihi adı: Moro PDF Yazdır E-posta
Yazar Zeliha Sağlam   
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor…
İSLAM COĞRAFYASI; Özgürlük savaşının tarihi adı: Moro
Filipinler, Güneydoğu Asya’da Büyük Okyanus ve Güney Çin Denizi arasında bulunan 7100 adadan oluşan bir ada devleti. Austronesian (Okyanusya ve Güney Asya, Tayvan halkı)’dan göçen  Malay ırkına mensup birçok etnik grubun oluşturduğu Filipin halkı farklı dini inanışlara sahip. Filipinler’de ülke nüfusunun %5,25’ini oluşturan Moro Müslümanları ise adalar topluluğunun en büyük ikinci adası Mindanao’dan başka, Sulu ve Palavan adalarında yaşıyor. Ülkedeki beş vilayette de (Tavi-Tavi, Sulu, Basilan, Maguindanao ve Lanao del Sur) nüfusun çoğunluğunu ve ülkenin en büyük altıncı etnik grubunu oluşturan Moro halkı, çok dilli ve çok kültürlü bir yapıya sahip. Ülkedeki Hristiyanlardan daha eski bir tarihe sahip olan Müslümanlar, dil ve etnik yapı bakımından da 12 gruba ayrılıyor.
Zengin doğal kaynakları ve stratejik konumu nedeniyle önemli bir yer teşkil eden bölgede demir, kurşun, çinko, krom gibi madenler bulunuyor. Tarımın yaygın olduğu ülkede balıkçılık da ekonomide önemli bir yer tutuyor. Kıyıları düzgün olmayan ülke, sık ağaçları, engebeli arazisi, dereleri ve ovalarıyla farklı bir yapıya sahip. Bölge, tropikal iklim kuşağı üzerinde yer aldığından iklimi sıcak, nemli ve bol yağışlı.

Imageİslam’ın bölgeye gelişi
1300’lerde Arap tüccarların bölgeye gelmesiyle İslam’la tanışan halk Müslüman olur. Sonraki dönemde Malaylar ile yapılan ticaret ise İslam inancının burada yerleşmesini sağlar. 1457’lerde bölgede gelişmesine devam eden İslam dini ile birlikte, Mindanao ve Sulu’da birçok sultanlık kurulur. İslam kültürünün etkisiyle datu lakabıyla bilinen yöneticilere sultan adı verilir. İslam’ın bölgedeki varlığı Moro’nun kültürel yapısını ve yaşantısını tamamen etkiler.

Uzun yıllar süren sömürge dönemi

1565’te İspanyolların bölgeye gelişi İslamiyet’in yayılmasını durdurmuş ve sömürgeci güç tarafından başlatılan Hristiyanlaştırma çabaları sonucu halka zorla başka bir din dayatılmış. İspanyol işgali öncesi bölgedeki Filipin yerleşimcilerinin çoğu Müslüman olarak adlandırılmış. 333 yıl süren İspanyol hakimiyetine karşı halkın başlattığı çeşitli ayaklanmalar olduysa da bunlar kanlı bir şekilde bastırılmış.
İspanya’nın bölgedeki varlığı 1858’e kadar sürmüş. Kolonileştirme sürecinde İspanyollar Moro’da askeri üs ve garnizonlarını sivil yerleşimlere konuşlandırmışlar. Bu durum, Morolu Müslümanların mücadele kararı almalarına sebep olmuş. İspanyolların Filipinler’e ayak basmasıyla Müslümanların özgürlüklerini geri almak, kültür ve inançlarını kaybetmemek için verdikleri mücadele, 1898’de Amerika’nın oldukça tanıdık bir söylemle, “terörle mücadele” adı altında, bölgeye gelmesiyle yerini yeni bir sürece bırakmış. Filipinler’in bağımsızlık mücadelesi içinde olduğu İspanya ile ABD’nin bölgede savaştığı bu dönemde, Filipinler İspanya’dan bağımsızlığını ilan etmiş. Ancak bağımsızlık ilanının ardından İspanya’nın 20 milyar dolar karşılığında Filipinler’i Amerika’ya satması, ilan edilen bağımsızlığın, aslında hâlâ sömürgeci güçlerin elinde olduğunu gösteriyor. Bağımsızlığının ABD tarafından tanınmasını isteyen Filipinler’in talepleri kabul edilmeyince bölge halkı yeni bir bağımsızlık mücadelesine girişmiş. Bundan sonra ABD’nin “İnsanlık Savaşı” olarak tanımladığı ve Filipinlere karşı başlattığı savaşta çoğunluğu Müslüman, bir milyon masum sivil öldürülür. ABD’nin 1946 yılına kadar bölgede sürdürdüğü politikalar sonucu ise birçok insan katledilir. Bu katliamların en şiddetlisi 1906 yılında gerçekşetirilen  “bud dajo” harekatıdır.
1946 yılında bölgeden çekilen Amerika, Filipinler hükümetine yardım ederek Müslümanlara ait olan yerlerin de Filipinler Cumhuriyeti içine dahil edilmesini sağlar. Bu tarihten sonra Filipin hükümetinin baskılarına maruz kalan Moro, 1946 yılından itibaren Hristiyanlar ve yerel dinlere mensup olanların sistemli olarak Müslümanların yoğunlukta yaşadıkları güney bölgesine yerleştirilmesini engelleyemez. Müslümanların ellerinde bulunan topraklar üzerinde varlıklarının ve güçlerinin zayıflatılması ve bölgenin Hristiyanlaştırılması düşüncesiyle başlatılan göçe teşvik, daha sonra Moro’nun bağımsızlık sürecinde önemli bir problem oluşturacaktır. Çünkü bağımsız ve özerk olmak isteyen Müslüman Moro halkının istekleri, Müslüman olmayanlar tarafından olumlu karşılanmaz; farklı inançlara sahip Morolular Müslüman bir devletin idaresi altında olmayı istemezler.
Image
Bağımsızlık mücadelesi sürüyor
1970’lerde Hristiyan milisler, hükümetin yardımıyla Müslümanlara yönelik saldırılar başlatır. Hristiyan askerlerin 30 Müslüman askeri katletmesi ve 1971’de bir caminin kundaklanması sonucu 70 kişinin yanarak can vermesi, Müslümanlar arasında infiale yol açar. Gerilimin tırmanmasının ardından 1972 yılında bölgede sıkıyönetim ilan edilir.
Bütün bu olayların sonucunda, Müslümanlar 1972’de Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) adıyla bir örgüt kurar ve bağımsızlık mücadelesinin silahlı çatışmalarla devam edeceği düzgün bir yapı oluştururlar. Bu yapılanma, Müslüman direnişçi küçük grupları tek bir çatı altında toplayarak ortak bir sesin çıkmasına da olanak sağlar. Dünya kamuoyuna yaşadıklarını ve mücadele süreçlerini anlatan grup, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) tarafından da destek görür. Kurucusu Filipinler Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Nur Misvari, daha sonra laik dünya görüşüne sahip olduğu gerekçesiyle eleştirilere maruz kalır. Bu ortamda yeni bir yapılanmaya gidilir ve bağımsızlık mücadelesinde ikinci bir örgüt daha kurulur.  Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF) adıyla Selamet Haşim önderliğinde kurulan bu yeni oluşum, dindar söylemleri ile tam bağımsızlığa kadar mücadelenin devam edeceği mesajını verir.
Müslümanların kararlı tutumları sonucu hükümet, 1976’da Müslümanların yaşadığı 13 vilayeti içine alacak özerk bir bölgenin kurulmasını öngören Trablus Antlaşması’nı imzalar. Fakat antlaşmayı 10 vilayet ile sınırlı tutan hükümet, bu vilayetlerde referanduma gideceğini bildirince çatışmalar yeniden başlar.
ImageMNLF ile Filipinler hükümeti arasında Ekim 1992’de ateşkes sağlanır. 1993’te de Endonezya’da barış görüşmeleri başlatılır fakat bir sonuç alınamaz. 1970’lerden bu yana Müslümanların verdiği bağımsızlık mücadelesinde 15 binden fazla insan hayatını kaybetmiştir.
Bugün her ne kadar Filipinler hükümeti Müslümanların dini bayram günlerini resmi tatil kabul etse ve medeni hukukta Müslümanlar için düzenlemeler yapsa da bağımsız olamayan Moro halkı önyargılar nedeniyle yerleşim, eğitim, istihdam ve iş imkanı gibi haklardan faydalanamıyor. 1981’de kurulan Müslüman İşleri Bakanlığı 1984’te Office of Muslim Affairs and Cultural Communities (Müslüman İşleri ve Kültürel Cemaatler Dairesi)’e dönüştürülür; ancak tüm bu düzenlemeler kendi topraklarını kaybetmiş ve yurtlarında azınlık duruma getirilmiş, temel hizmetlerden yararlanamayan Müslümanlar için pek bir şey ifade etmiyor.

Bağlı bulunduğu ülke:
Filipinler
Resmi adı : Bangsamoro
Nüfusu : 5.000.000 (resmi), 10.000.000 (gayriresmi)
Dil : Filipince, İngilizce (resmi), Maguindanao, Maranao, Tausung,Malay, Cahabacano, Cebuano
Dini : İslam
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...

DOSYA: Çocuk istismarı ve ihmali: Türkiye ve dünyada durum
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişile...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...

Kısa kısa
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan ...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...