Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 42

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Bir ülke nasıl çökertilir? PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Efe   
Image Küresel güçlerin 8-9 yıl içinde bir ülkeyi nasıl çökerttiklerinin en iyi görülebildiği yerdir Zimbabve. Bütün olumsuzluklara rağmen ülke, tekrar sömürge olmamak için var gücüyle direniyor.
Zimbabve, tarihte birçok ülkenin yaşamadığı ciddi sıkıntılarla yüzyüze. Ağır ekonomik şartlar, halkın belini bükmüş durumda. İngiltere ve Amerika’nın öncülüğünde uygulanan uluslararası ambargo, halkın hayatını çekilmez hale getirmiş.  
Zimbabve, ülkenin can damarı olan tarımı çökertmek üzere  genetik değişime uğramış 20 bin ton mısırın BM aracılığıyla ülkeye satılması planını Zimbabve reddetmişti. Bütün dünyada tohum tekeli kuran İsrail, Zimbabve’de de aynı şeyi yapmaya uğraştı ama başaramadı.
2007’nin Aralık ayında CIA ajanları ve Zimbabve’deki iş birlikçileri piyasada nakit para sıkıntısı oluşturmak için, en büyük Zimbabve parası olan 20 bin dolarlık banknotları piyasadan toplayıp fırınlarda yaktılar. Kimileri de paraları ülke dışına kaçırdılar. Birçok nakit para baronu sınırlarda suçüstü yakalandı.
Zimbabve istihbaratından alınan bilgiye göre paraların yakıldığı fırınlar bir bir ele geçirildi. Kimileri de paraları yakamadan yakalandılar. Ajanlar ve onların iş birlikçileri karaborsadan yüksek fiyatlarla Zimbabve dolarlarını satın alıyor ve bunları nakit baronlarına teslim ediyorlardı.
Image Zimbabve istihbaratının çok güçlü olmasından dolayı şu ana kadar Devlet Başkanı Robert Mugabe’yi deviremediler. Halk da Mugabe’yi destekliyordu. Mugabe, Zimbabve’yi bağımsızlığına kavuşturmak için verilen mücadelenin lideri ve sembolüydü. Zimbabve’de Ian Smith liderliğinde beyazların kurduğu “apartheid rejimi”, Mugabe’yi kendi ülkesinde 11 yıl hapishanede tuttu. Apartheid rejimi sadece Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yaşanmadı. 1970’lerde yapılan bir röportajda Ian Smith’e ülkedeki çoğunluk iktidarının ve bir kişi bir oy sisteminin ne zaman Rodezya’ya (Zimbabve’nin sömürge zamanındaki ismi) geleceğini sorduklarında Smith “Bin yıldan önce değil.” diye cevap vermişti. Fakat Mugabe’nin Zimbabve Afrika Ulusal Kongresi’nin mücadelesine dayanamadılar ve 1979’da İngiltere’de bağımsızlık anlaşması yapıldı. Lancaster House Antlaşması’na göre İngiltere belli bir miktarda ödeme yapacak ve Zimbabve hükümeti de bu paralarla 1890’dan bu yana ülkeye yerleşen ve ülkeyi adeta işgal eden beyaz çiftçilerden rızalı bir şekilde alım-satım yapacak ve aldığı arazileri yerli siyah halka dağıtacaktı. Bu durum 1999 yılına kadar devam etti. Bu tarihte İngiltere Başbakanı Tony Blair bu süreci durdurdu. Mugabe’nin, “Bu araziler zaten bizimdi. Yaptığımız anlaşmaya göre eğer siz bu arazilerin alımı için finans sağlamazsanız arazilerin %10’unu bırakıp gerisini dağıtacağım.” demesi üzerine İngiltere, Zimbabve’ye yönelik bir ambargo başlattı. Ambargoya diğer Avrupa ülkeleri ve Amerika da katıldı. Mugabe, örneğin 100 bin hektar arazisi olan birine 10 bin hektar bıraktı -ki bu bile çok fazladır- ve kalanını da halka dağıttı. Bunun üzerine beyaz çiftçilerin büyük çoğunluğu 2005 yılı ortasına kadar ülkeden 25 bin traktör ve on binlerce tarım aleti kaçırdı. 2005’te hükümet, ülke sınırları dışına tarım aleti çıkarmayı yasakladı ama iş işten geçmişti. Sadece 10 yıl önce Afrika kıtasının en fazla tarım ürünü ihracatçısı olan ülke, mısıra bile muhtaç duruma düşmüştü. Şimdi böylesine zor durumdaki halk, karasabanla tarım yapmak zorunda.
İngiliz/Amerikan güdümlü bir muhalefet partisi olan Demokratik Değişim Hareketi ve onun lideri Morgan Tsangarai son seçimlerde önemli oranda oy aldı. Çünkü yeni yetişen nesil, bağımsızlık öncesi çekilen sıkıntıları, özgürlük için ne kadar bedel ödendiğini, apartheid’ın ne olduğunu, atalarının nasıl aşağılandığını, sadece Chimoi’de 2000’den fazla Zimbabvelinin nasıl öldürüldüğünü bilmiyor. Artık Mugabe’nin ve bağımsızlık mücadelesi veren diğer Zimbabveli kahramanların değeri ya unutulmuş durumda ya da bu değerler ekonomik kazanımlar karşılığında satılır hale gelmiş. 29 Mart 2008 seçimlerinde de Mugabe’nin ve partisi Zimbabve Afrika Ulusal Birliği Vatanseverler Cephesi (ZANU-PF)’nin karşısına bu muhalefeti çıkardılar. Zimbabve’de, birçok ülkede yapılan renkli kadife devrimlerden bir devrim yapamadıkları için bu yola gittiler.
Diğer yandan, halkın ekonomik durumu içler acısı. Halk bir kilo mısır unu, bir kilo yağ peşinde. Zimbabve dolarının değeri hiç kalmamış durumda. 1980 yılında bir Zimbabve doları bir Amerikan dolarından daha değerli iken 1997’de bir Zimbabve doları 10 Amerikan doları ediyordu. Enflasyon 1980 yılında %7, 1997 yılında %20’ye yükselmişti. Bugün ise enflasyon %190 bine yükselmiş durumda. Halk, ağır ekonomik şartlar altında eziliyor.
Seçimlerden önce Dünya Bankası ve IMF Zimbabve’de muhalefetin iktidara gelmesi halinde Zimbabve parasının değerini tekrar eski haline getireceklerini, enflasyonun düşmesi ve ekonomik koşulların iyileşmesi için gerekli tüm yardımların yapılacağını ve bunun için yeterli paranın ayrıldığını ilan etmişti. Bu, açıkça Zimbabve halkına yönelik bir tehditti. Bu, “Eğer Mugabe’yi seçerseniz ağır ekonomik şartlar altında ezilmeye devam edeceksiniz.” demekti. Buna karşılık seçimlerden önce askerler, Mugabe’den başkasına hizmet etmeyeceklerini ilan ettiler. Mugabe, muhalefetin ancak özgürlük mücadelesi verenler öldükten sonra iktidara gelebileceğini söyledi.
Image Muhalefet, seçimlerden güçlenerek çıktı. Devlet başkanlığı için yarışan dört aday bulunuyordu. Oyların yarısından fazlasını alan kişi, devlet başkanlığına seçilmiş olacaktı. Fakat hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı. Resmi rakamlar henüz açıklanmazken gayriresmi rakamlara göre Mugabe %44, Morgan Tsangarai %46 ve Mugabe’nin eski Maliye Bakanı Simba Makoni ise %8 oy aldı. Parlamento seçimlerinde ise Mugabe ve Tsangarai’nin partisi oyları yarı yarıya paylaşırken muhalefet, seçimleri tamamen kazandığını ilan ederek uluslararası kamuoyunun baskısını Mugabe’nin üstünde yoğunlaştırmak için çalıştı. Bu durumda İngiltere ve Amerika, yeni ambargolar koymaya devam edeceklerini ilan ettiler. Seçimlerden önce olduğu gibi seçim sırasında da muhalefetin kazanması için ABD milyonlarca dolar harcadı. Eğer muhalefeti iktidara getirmek için harcadıkları parayı Zimbabve halkı için harcasalardı ülkede hiçbir problem kalmazdı. Fakat istenen, halkın refah ve mutluluğu olmadığı için ambargolar devam ediyor. Hastanelerde ilaç, aşı, tıbbi teçhizat yok; Küba’dan gelen az sayıda doktorun dışında hemn hiç doktor. Bebeklerin çoğu doğduktan kısa bir süre sonra, birçoğu da yetersiz beslenmeden dolayı ölüyor. Su kesintileri had safhada. Harare dışında birçok yerde sadece sınırlı bir elektrik dağıtımı var. Petrol başta olmak üzere her şey karaborsada. Bunların üstüne bir de seçim dönemi karışıklıkları eklenince durum halk için daha da kötü hale geldi. Muhalefetin iddiasına göre seçim sürecinde şu ana kadar 10’un üzerinde kişi öldü.
Küresel güçlerin 8-9 yıl içinde bir ülkeyi nasıl çökerttiklerinin en iyi görülebildiği yer Zimbabve’dir. Zimbabve tekrar sömürge olmamak için var gücüyle direnmekte.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...

DOSYA: Çocuk istismarı ve ihmali: Türkiye ve dünyada durum
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişile...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU Kudüs'te kritik dönemeç
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti...

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...