Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 41

Kısa Kısa PDF Yazdır E-posta
Yazar İHH   
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor
Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların yakın zamanda akrabalarına iade edilecekleri açıklandı.

Olaydan sorumlu olan yardım kuruluşu, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, geçen yıl Çad’ın başkenti N’Djamena’da bulundukları sırada “bu çocukların Sudan’ın Darfur bölgesinden oldukları ve kötü şartlar altında yaşam mücadelesi verdikleri” yönünde kandırıldıklarını öne sürmüştü. Kuruluş, yetimleri içinde bulundukları zor şartlardan kurtarıp Fransız ailelerin yanına yerleştirme isteğinin hukuka aykırı olmadığını iddia etmişti. Yaşanan skandal, kaçırılan 21 kız ve 82 erkek çocuğun aslında Çadlı olduğu ve halen yaşayan yakınlarının bulunduğunun ortaya çıkmasıyla aydınlandı. Fransa Adalet Bakanlığı’ndan yapılan en son açıklamaya göre ise Fransa’yla yapılan anlaşma kapsamında cezalarını çekmek üzere ülkelerine gönderilen görevliler,  Çad Devlet Başkanı İdris Debi tarafından affedildi.

Fas’ta İslamcı parti yasaklandı
Kuzey Afrika ülkelerinden Fas’ta, liderlerinin polis tarafından ortaya çıkarılan bir terörist ağıyla bağlantısı olduğu iddiasıyla İslamcı partilerden biri olan Badil el-Hadari (Medeni Alternatif Partisi) yasaklandı. Aralarında parti lideri Mustafa Mutassım’ın da bulunduğu 32 kişi polisin düzenlediği bir operasyonda “terörizmle” suçlanarak tutuklanmıştı. Polis, yakalanan terör şebekesinin başında Belçika’da yaşayan Faslı Abdülkadir Belliraj’ın bulunduğunu öne sürdü. Başbakanlık makamından yapılan açıklamada ise parti kuruluşu ile terör örgütü arasındaki bağlantıların ispat edildiği iddia edilerek partinin resmen yasaklandığı bildirildi. Fas’ta ilk kez yasal bir İslami parti lideri ve en üst düzey yöneticileri terörizmle suçlanıyor.

Arjantin’in kayıp çocukları
Arjantin’de siyasi mahkumlardan alınarak başka ailelere evlatlık verilen kayıp çocukların davası sürüyor. Ülkede 1976-1983 yılları arasındaki “Kirli Savaş” adı verilen askeri cunta döneminde kaybolan 30 bin kişinin akıbeti bilinmemekte. Aynı dönemde güvenlik güçlerince gözaltına alınan tutuklulardan alınan yaklaşık 300 bebek yönetime yakın kişilere evlatlık olarak verilirken, siyasi tutuklu olan ebeveynleri ise öldürülmüştü. Şu an 20-30 yaşlarına gelmiş olan kayıplara yardım etmek amacıyla kurulan Ulusal Kimlik Belirleme Komisyonu sayesinde, o dönemde evlatlık verilmiş yaklaşık 100 kişi gerçek yakınlarına kavuştu. 30 yaşlarındaki Maria Sampalla isimli bir kadın ise kendisini evlat edinen ailesine karşı adam kaçırma suçlamasıyla dava açtı. Davada tanıklık etmeye hazırlanan emekli subay Paul Navone ise evinin yakınlarındaki bir parkta ölü olarak bulundu. Polis, Navone’nin intihar etmiş olabileceğini açıklarken, insan hakları örgütleri olayın davanın gizli kalması için planlanmış bir suikast olduğunu öne sürüyor.

Haşhaş üretimi İran ve Pakistan’ı etkiliyor
Afganistan’da üretilen haşhaş en çok komşu ülkeler olan İran ve Pakistan’ı etkiliyor. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan raporda eroinin hammaddesi olan haşhaş üretiminin %90’ının Afganistan’da gerçekleştirildiği ve son dönemde korkunç boyutlara ulaştığı kaydedildi. Çoğunlukla Taliban güçleriyle çatışmaların yaşandığı güney eyaletlerde yapılan haşhaş ekimi, bölgede organize suçlar, yolsuzluk ve uyuşturucu kullanımı gibi vakaların da artmasına sebep oluyor. Raporda bundan en çok etkilenen ülkelerin İran, Pakistan ve Orta Asya cumhuriyetleri olduğu kaydediliyor.

“Özgürlükler ülkesi” Amerika, Irak işgalini protesto edenleri tutukladı
Irak İşgali’nin beşinci yıldönümü nedeniyle Amerika’da düzenlenen protesto gösterilerinde 200’den fazla kişi tutuklandı. Washington, San Francisco, New York ve Boston’da yapılan gösterilere Amerikan polisi müdahale etti. Savaş karşıtı gösteri yapan aktivistler savaşın maliyetine de dikkat çekmek için ABD vergi toplama kurumu IRS ve resmi kuruluşlar önünde gösteri yapmak isteyince polis tarafından tutuklandılar. Göstericilere yapılan müdahale, ifade özgürlüğünün ve katılımın önemini sıkça vurgulayan ABD’nin kendi politikalarına karşı eleştirilere açık olmadığını bir kez daha kanıtladı.

Tibet’te şiddet olayları
Çin zulmü altında bulunan Tibet’te yoğun şiddet olayları yaşanıyor. Tibet’in bağımsızlık talepleri ve Çin’in bu talepleri şiddet kullanarak bastırması Tibet’te kanlı olayların çıkmasına sebep oldu. Medyanın giremediği ve kesin bilgilerin elde edilemediği bölgeyle ilgili gelen haberlerde, rahiplerin protesto gösterilerinin ardından gerginliğin devam ettiği ve bölgede Çin hükümeti karşıtı gösteriler esnasında 10 kişinin yanarak öldüğü bildirildi. Tibetli kaynaklar toplam ölü sayısının 100’ü geçtiğini savunuyor. Özellikle Lhasa kentinde yoğunlaşan protestolarda bazı iş yerleri ateşe verilerek birçok kişi de gözaltına alındı. Bölge hükümeti yaptığı açıklamada göstericilere ateş açılmadığını öne sürerken, eylemler sırasında ölen olup olmadığı sorusu ise yanıtsız bırakıldı. Bundan 50 yıl önce yine bağımsızlıklarını kazanmak için ayaklanan Tibetliler, olaylar sonrasında Hindistan’a sürülmüşlerdi.

Basra çatışmalarında kanlı bilanço: 40 ölü, 200 yaralı
Irak'ın önemli petrol kenti Basra'da aylardan sonra çatışmalar yine şiddetlendi. Irak polisi ile radikal Şii lider Mukteda el-Sadr'a bağlı milisler arasında yaşanan çatışmalarda, aralarında sivillerin de bulunduğu 40 kişi hayatını kaybetti, 200 kişi de yaralandı. Basra'da başlayan, ardından başkent Bağdat'a sıçrayan çatışmalarda, ölü sayısının arttığı kaydedildi. Polis ve hastane kaynakları, Irak güçlerinin Basra'yı silahlı gruplardan "temizleme" operasyonu başlatmasından sonra radikal Şii lider Mukteda el-Sadr'a bağlı Mehdi Ordusu milisleriyle güvenlik güçleri arasında süren çatışmalarda yaralı sayısının da her geçen gün arttığı bildirildi.

Batı Trakya Türklerini sevindiren karar
2005 yılında İskeçe Türk Birliği ve Rodoplar Bölgesi Türk Kadınları Derneği’nin Yunanistan aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıkları başvurular sonuçlandı. Yunan hükümeti, 2001 yılında, Batı Trakya’da faaliyet gösteren Batı Trakya Türklerine ait bazı dernekleri, “dernek adında Türk kelimesinin geçmesi”, “bölgede Türk nüfusun olmaması” gibi nedenlerle kapatma veya faaliyetlerine engel olma kararı almıştı. AİHM, Yunanistan’ın Türk azınlığa ait dernekleri kapatma kararlarının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme özgürlüğü ve adil yargılanmayla ilgili maddelerini ihlal ettiğini belirtti. Böylece Türk azınlığın etnik kimlik konusunda verdiği 25 yıllık hukuk ve demokrasi mücadelesi sonuçlandı.
 

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*
Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü

Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Michel Gaude*
Değerli Konuklar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın düzenlediği, mültecilerin kötü yaşam koşulları üzerine görüşlerimi sunacağım konferansa katılmak benim için büyük bir onur...

Adanmış Hayatlar Mülteci bir çizer; Naci el-Ali
Filistin direnişinin 60 yıllık öyküsünü, işgaller ve sürgünlerin özgürlüklerine gölge düşürdüğü binlerce Filistinlinin yurtlarından edilerek ülkelerine hasret bir hayata mahkum edilişini, çizgileriyle...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Dr. Lami Bertan Tokuzlu*
Türk sığınma mevzuatında devletin takdir yetkisi sorunu

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “insan haklarına saygılı devlet” ilkesi gereği sığınma hakkını Anayasa...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Ahmet Emin Dağ*
İHH üç kıtada mültecilerin yanında
Mülteci kampları, çoğu ülkede başlangıçta mağdurların sığınağı olurken, bir süre sonra onların hayatını sınırlayan birer hapishaneye dönüşüyo...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*
Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak...