|
İSLAM COĞRAFYASI: Bir esenlik yurdu: Bruney Sultanlığı |
|
|
|
|
Yazar Zeliha Sağlam
|
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor.

Güneydoğu Asya’da Borneo Adası’nın kuzeybatısında bulunan ve dünyanın
en zengin ülkeleri arasında yer alan Bruney’in tek komşusu, ülkenin
güneyinde bulunan Malezya’dır. Bruney’in adı Malayca’da barış ve
selamet yeri anlamına gelir. Güneydoğu Asya ülkelerinin belirgin,
birbirine benzer özelliklerinden olan karışık etnik yapı burada da
kendini gösterir. Ülke nüfusu Malaylar, Çinliler, Güney Asyalılar,
Kedaylar ve Melanular’dan oluşur. Halkın %75’i Müslüman, %15’i Budist
ve %9’u da Hıristiyan’dır.
İslam, öncelikle Arap dünyasından Malaka’ya gelen tüccarlarla civar
sultanlıklara yayılmış ve buralarda Güneydoğu Asya kültürüne uygun bir
model oluşturmuştur. Bruney Sultanlığı’nın İslam’la ilk tanışması 15.
yüzyılda Bruney Sultanı’nın Müslüman Malaka’yı ziyaretine dayanır.
Sultan Awang Alang Betatar, Malaka Sultanlığı’nı ziyareti sırasında
tanıştığı İslam’ı benimser ve adını Muhammed Şah İskender olarak
değiştirir. Böylece, Bruney’de Müslüman bir sultanlık kurulmuş olur.
15. yüzyılda büyük bir devlet haline gelen Bruney, bu dönemde
Filipinler’in Luzon ve Sulu Takımadaları ve Borneo Yarımadası’nın büyük
bir bölümüne sahiptir.
Batı’nın sömüreceği, kaynaklarından faydalanabileceği yerler aramak
için düzenlediği keşif yolculuklarının duraklarından biri de zengin
Bruney topraklarıdır. 16. yüzyılda Filipinler’e gelen İspanyolların
saldırılarına uğrayan Bruney, 17. yüzyıl başlarında Hollandalıların
güneybatıdan başlattığı akınlarla zor duruma düşer. Sonrasında ise
Hollandalılar Bruney’in güneyinde koloniler kurmaya başlarlar. Doğu
Hint Adaları’nın Hollandalıların sömürüsüne geçmesinin ardından bölgeye
gelen İngiliz sömürgeciler Bruney’e göz diker burayı yeni sömürge
hedefleri arasına koyarlar.

İngiliz Doğu Hindistan Şirketi bölgedeki gücünü ve varlığını
arttırdıkça buralardaki Hollanda sömürüsü zayıflar. 1888’de Bruney
tamamen İngilizlerin himayesi altına girer. 1941’de ise Japonya’nın
işgal ettiği Bruney, Avustralya birliklerinin bölgeyi geri almasının
ardından İngilizlere devredilir.
Sömürü devletlerinden yakalarını kurtaramayan Bruneyliler kendi
topraklarında söz hakkı sahibi olmak ve ülkelerine kendileri yön vermek
istediklerinden parti kurma girişiminde bulunurlar. Kurulan Bruney Halk
Partisi taraftarlarının sömürü altındaki sultanlıklarını uyandırmak
için başlattıkları ayaklanma İngilizler tarafından bastırılır.
Demokrasinin şartlarından olan katılım, seçme ve seçilme umutları da
böylece söndürülür. Bruney’de ilk anayasa 1959’da kabul edilir. 1965
yılında göstermelik bir seçim yapılsa dahi ülke yine İngilizlerin
himayesindedir. Bu tarihten sonra ülke otokrasi ile yönetilmeye başlar.
1 Ocak 1984’te bağımsızlıklarına kavuşurlar; ancak bağımsızlıklarını
elde etmeleri de yine himaye edildikleri devletle, İngiltere’yle
anlaşma sonucu gerçekleşir. Ülke her ne kadar iç ve dış kararlarında
bağımsız görünse de İngiliz koruması altında olduğunu her zaman
hissettirir.
İç işlerinde bağımsız, dış işlerinde ise İngiltere’ye bağlı olan ülkede
insan hakları ihlali olarak ilk sırada muhalif seslere yer verilmemesi
geliyor. Sultanlığın muhaliflere gösterdiği baskıcı tavır yeni
oluşumları engelliyor. Halkın tepkisini çekmek istemeyen sultan,
insanların hassas olduğu konularda dikkatli davranarak sempati
kazanmaya çalışıyor. Gelir dağılımındaki dengesizlik ise ülkenin önemli
problemleri arasında yer alıyor. Ancak geleneklerin de etkisiyle halkın
yaşamından şikayetçi olmaması, sıkıntıların gün yüzüne çıkmasını
engelliyor.
Tarihi, sömürgeci devletlere karşı ayakta kalma mücadelesi ile geçen
Bruney, bağımsızlık sonrası girişimleriyle müreffeh bir ülke haline
gelir. Bölgede önemli bir etkisi olan Asya Uluslar Birliği (ASEAN),
Müslüman ülkelerin üyesi bulunduğu İslam Konferans Örgütü (İKÖ), Petrol
İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (OPEC) ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na
da üye olan Bruney, ekonomik anlamda hızla ilerleme kaydeder ve son
yıllarda yurt dışına öğrenci göndererek eğitim alanında da ilerlemeyi
amaçlar. Günümüzde Bruney, körfez ülkelerinde kurulan faizsiz finans
kuruluşlarıyla iş yapan faizsiz bankasıyla, halkın faiz konusundaki
hassasiyetine de cevap vererek onların rahat yatırım yapmalarına olanak
sağlamaktadır.
1965 yılından bu yana seçim yapılmayan ülkede devlet ve hükümet
başkanlığı görevinde bulunan sultan, geniş yetkilere sahiptir. Devletin
politikaları muhalif seslerin çıkmasını engellemektedir. Güneydoğu
Asya’nın en zengin ülkesi olan Bruney halkının ortalama gelir düzeyinin
iyi olması, yönetimin yaptığı aşırı harcamaların halkın gözüne
batmamasına sebep oluyor.
Petrol ve doğalgaz zengini olan Bruney’in topraklarının %70’i
ormanlarla çevrili. Tabii zenginliklerinden olan kauçuk, ülke
ticaretinde oldukça önemli bir yer teşkil ediyor. Nemli ve sıcak bir
iklime sahip olan Bruney, bütün yıl muson yağmurları ile ıslanıyor.
Ülkedeki sosyal hayat, bol yağışlı Bruney’in yapısına uygun
şekillenmiş; nehir yataklarına yakın yerlerde bulunan evler direkler
üzerine yerleştirilerek su baskınlarına karşı korunmuş. Halkın köylerde
yaşayan bölümü balıkçılık yaparak ve pirinç yetiştirerek geçimini
sağlıyor. Sıcak iklim, insanların karakterlerini de etkilemiş. Oldukça
mülayim ve samimi olan bölge insanı geleneği ile barışık. Tabiatın
Allah tarafından onlara bahşedildiğine inanan ülke halkı için ağaç
kesmenin cezası oldukça yüksek.
Genel olarak esenlik içinde yaşayan ve müreffeh bir ülkeye sahip olan
halk, sosyal hayatın her alanında varlık göstermeye çalışıyor.
Resmi adı : Bruney Sultanlığı
Bağımsızlık tarihi : 1 Ocak 1984
Yönetim biçimi : Meşruti Monarşi
Başkenti : Bender Seri Begavan
Nüfusu : 372.361
Yüzölçümü : 5.770 km²
Dil : Malayca ve İngilizce
Dini : İslam (resmi), Budizm, Hıristiyanlık
|
|
Sayı 45
İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ... DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddialarıSudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl... DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceğiG-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...
|