Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 40

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU: İmad Mugniye Suikasti, Hizbullah'ı savaşa çekmek için miydi? PDF Yazdır E-posta
Yazar Muhammet Nureddin *   
DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU: İmad Mugniye Suikasti, Hizbullah'ı savaşa çekmek için miydi?Hizbullah’ın askeri lideri İmad Mugniye’nin bir suikast sonucu öldürülmesi, Hizbullah ile İsrail arasındaki çekişmenin kırılma noktasını oluşturmaktadır. Siyasi liderlerin suikastla öldürülmesinin dışında ilk defa İsrail devleti ve İsrail istihbaratı, Hizbullah’ın önde gelen bir güvenlik şefini ortadan kaldırdı.
Gerçekte Mugniye’nin öldürülmesiyle Hizbullah’a ağır bir darbe vurulmuştur. Çünkü Mugniye, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın sağ kolu ve Hizbullah’ın İsrail’e karşı gerçekleştirdiği askeri operasyonların en önemli planlayıcısıydı. 2000 yılında Hizbullah’ın İsrail’e karşı kazandığı meydan muharebesinin komutanı ve 2006 yılında Lübnan’ın güneyini düşman İsrail’e karşı savunan güçlerin komutanı yine İmad Mugniye idi. Bunun yanı sıra, İsrail’e karşı gerçekleştirilen birçok başarılı operasyonun başında yine o vardı. Bu nedenle Mugniye’nin kaybedilmesi sadece Hizbullah’ın askeri beyninin kaybı anlamına gelmemekte, ayrıca insanlar arasında mitolojik kahraman haline dönüşen, hakkında hayal gibi hikayeler anlatılan ve halk arasında “Hacı Rıdvan” adıyla tanınan ancak onunla karşılaşmalarına rağmen aslında onun İmad Mugniye olduğunu bilmedikleri bir destanın kaybı demekti.
Mugniye’nin önemi sadece Hizbullah’ın askeri beyni olmasından ileri gelmemekteydi. Kendisi aynı zamanda genel koordinatör, İsrail’e karşı direnişin de silah finansörüydü. Özellikle Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin yanı sıra  kısmen Fetih hareketine desteği yer almaktaydı.  Amerikan işgaline karşı Irak’taki direnişin ilham kaynağı ve yardımcısı, İran’daki İslam devriminin ise muhlis evladıydı.
Mugniye’nin öldürülmesi olayının zannedildiği gibi büyük bir etki bırakması beklenmemektedir. Hizbullah’ın birbirine bağlı cemaatçi bir yapısı olduğundan, mevcut askeri yönetim, Mugniye’den sonra bu boşluğu dolduracak imkana sahiptir. Şüphesiz Hizbullah bu suikast olayından sonra birçok güvenlik taktiğini yeniden gözden geçirecektir. Zira parti içerisindeki en gizli adama ulaşabilen bu suikast eli, bir başka güvenlik liderine veya siyasi lidere ulaşmaya da muktedir olabilir.
Bu nedenle Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, bu suikast olayına büyük tepki göstermiş ve İsrail’in de önceden beri istediği gibi açık savaş tehdidinde bulunmuştur. Nasrallah’ın tehdidinden sonra ortaya çıkan durumu, bizzat Nasrallah’ın kendisi, Mugniye’nin ölümünün birinci hafta anmaları sırasında açıklığa kavuşturarak, “İsrail’le açık savaş onlarca seneden beri vardır ve İsrail’in Lüban’a saldırıları anlamına gelmektedir” demiştir.
Birçok askeri yorumcunun İsrail’in Lübnan’a savaş açmaya hazır olmadığını söylemesine rağmen İsrail, Temmuz 2006’da ortaya çıkan ve hezimetine neden olan eksikliklerini gidermeye çalışmaktadır. Ayrıca birçok gözlemci, İsrail’in Mugniye suikastı ile belli hedefleri gerçekleştirmek istediği görüşünü savunmaktadır. Bu hedefler arasında şunlar ifade edilmektedir:
1-    İsrail’e karşı yapılmış birçok operasyondan dolayı suçlanan bir düşmandan kurtulmak. Bu şahıs, ABD tarafından aranan ve adı Amerika’nın “terör listesi”nde bulunan ilk 10 kişiden birisi. Yani Mugniye suikastı, dönemsel politik şartlardan uzak, ilk fırsatta yerine getirilmesi gereken bir istekti.
2-    Belki de Mugniye suikastı zaman olarak, İsrail’in 2006 yılında Lübnan’da hezimete uğradığını onaylayan İsrail Finograd Raporu’nun çıkmasından sonra planlanmış bir olaydı. Çünkü Finograd Raporu’nun yayımlanmasından sonra Ehod Olmert hükümetinin morale ihtiyacı vardı ve bu da en iyi şekliyle Hizbullah liderlerinin öldürülmesi olabilirdi. Böylece Olmert, sarsılan konumunu tekrar koruyabilecekti. Özellikle de hedef alınan kişi Mugniye ayarında biriyse.
3-    Suikast bir yandan Hizbullah’la İran’ı, diğer yandan da Hizbullah’la Suriye’yi birbirine düşürmek için yapılmış bir İsrail oyunu da olabilir. Zira suikast Şam’da güvenlik açısından iyi korunan bir mahallede gerçekleşmişti. Böylece suçlamalar Amerika’yla gizli bir anlaşma yaptı ihtimaliyle Şam yönetimine çevrilebilirdi. Ancak hem Hizbullah hem de Suriye böyle bir olasılığı reddettiler. İran ise adını vermeden bir Arap istihbarat teşkilatının bu suikastın arkasında olabileceğini söyledi. Bu teşkilatın Lübnan’da faaliyet gösteren Ürdün veya Suudi Arabistan’a bağlı bir teşkilat olması ihtimal dairesindeydi. Bu eylem, elbette yine İsrail istihbarat teşkilatı Mosad’ın işbirliği ile mümkündü.
4-    Son ihtimal ise; Hizbullah’ı bu olaya karşı İsrail’e saldırmaya zorlamak ve böylece Temmuz yenilgisinin intikamını alabilmesi için  İsrail’e Lübnan’a saldırma kozunu vermiş olabilirdi. Çünkü İsrailliler halen daha bu yenilgiyi hazmedebilmiş değiller ve intikam için her türlü fırsatı kollamaktadırlar.
Askeri liderinin suikasta uğraması karşısında Hizbullah’ın ne tür bir cevap vereceğini bilmek mümkün değildir. Ancak bilinen bir şey var ki o da Hizbullah’ın asla sessiz kalmayacağıdır. Sessizlik, Hizbullah Cihat Partisi’nin değerlerine ve geleneklerine de aykırıdır.
Suriye ise bu suça ortak olan tarafları açığa çıkarmakla sorumludur. Zira olay Suriye topraklarında gerçekleşmiştir ve Suriye en önemli müttefiklerinden birini kaybetmiştir. Sorumluların bulunması, İran’la Hizbullah arasındaki iyi ilişkilerin devamı açısından da zorunludur. Özellikle de suçun Suriye’de işlenmiş olması olayın faillerinin İsrail istihbarat teşkilatıyla işbirliği yapmış Araplar olduğu ihtimalini öne çıkarmanın yanı sıra, Suriye istihbaratında bir gedik olduğu ve bu açığın tanımlanarak hangi cihete hizmette kullanıldığının bulunması gerekmektedir.
Bazılarına göre Mugniye’nin suikasta kurban gitmesi, İsrail’in Ortadoğu’da Hizbullah’a karşı başlatmak istediği yeni bir savaşı engellemiştir. Bazılarına göre ise suikastın Lübnan’da değil de Şam’da olması, bir karışıklığa neden olmuş ve oyunun kurallarını değiştirmiştir. Böylece Hizbullah, Lübnan toprakları dışında İsrail’e karşı koyabilecek ve İsrail-Hizbullah çatışması Lübnan toprakları çemberinin dışına taşacaktır.
Ancak bilinen kesin bir şey var ki o da; Mugniye suikastı, direniş tarihinde bir sayfa kapatmış ve belki de öncekinden daha çetin olacak yeni bir direniş sayfası açmıştır. Asıl soru Hizbullah’ın bu olaya cevap verip vermeyeceği değil; cevabın nasıl, ne zaman ve nerede olacağıdır.       
 
*Beyrut Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DOSYA: Çocuk istismarı ve ihmali: Türkiye ve dünyada durum
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişile...

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU Kudüs'te kritik dönemeç
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...