|
DOSYA: Savaş sonrası tek yanlı savaş |
|
|
|
|
Yazar Zeliha Sağlam
|
Ülke sınırlarını korumak için ya da savaşlarda savunma amaçlı kullanılan mayınlar, oyun oynamak için evinden uzaklaşan bir çocuk, topraklarını ekmek isteyen bir çiftçi, hayvan güden bir çoban, okuluna farklı yoldan giden bir öğrenci veya çalışmaya giden bir işçi için ölüm tuzaklarına dönüşebiliyor.
İyi ve kötünün yansımasını görmek için toprağa bakmak, topraktan bilgi almak gerek. Geçmiş toplumlar hakkında en sağlıklı bilgiler, kazılar yoluyla bizlere ulaşmaktadır. Kullanılan eşyalar ve yapıtlar yaşamın, mutluluk arayışının, umutların ve keşiflerin ipuçlarını verir. Tehlike duygusundan çok heyecanı artırır ve kazarak daha çok bilgiye ulaşmayı dürtüler. Maalesef yüzyıllar sonra bizleri merak eden gelecek kuşaklar, bizler için bu kadar güzel duygular besleyerek kazı çalışmaları yapmayacak. Ekim arazilerinin, ormanların, dağlık bölgelerin kazılması sırasında ve hatta denizlerin diplerinde yapılan araştırmalar sonucunda bizler hakkında olumsuz veriler edinecek ve hayatı yok etmeye yönelik eğilimlerimizin izlerini görecekler. Çünkü kazdıkları yerlerde insanı yok etmeyi ve yaralamayı amaçlayan mayınlar, önceki toplumların yani bizlerin eşyaları olarak kendini gösterecek. Doğası itibariyle tabiatla haşır neşir olması gereken ruhumuza aykırı olarak, nasıl toprağa patlayıcılar ektiğimizi, doğamızı bozduğumuzu, onların geleceğini alt üst etmek için nasıl çalıştığımızı düşünecekler.
Savaş sırasında ya da ülkelerin güvenliği için sınır noktalarında toprağın üstüne veya altına yerleştirilen, içi, kimyasal patlayıcı maddelerle doldurulan bir çeşit silahtır mayınlar. Savaş araçlarına zarar vermek, personeli etkisiz kılmak veya öldürmek için kullanılan bir çeşit koruyucu kaplama içinde bulunan patlayıcı olan mayınlar üzerinden bir ağırlık geçtiğinde veya baskı uygulandığında patlamak üzere toprağa yerleştirilir. Toprağa yerleştirildiği zamandan itibaren 75 yıl etkisini sürdürebilen bir ömre sahiptir. Savaş sonrasında, ülkeler bu mayınları etkisiz hale getirmekle görevlidirler. Ama maalesef imha edilmeyen bu sinsi silahlar masum insanları veya hayvanları ya sakat bırakıyor ya da hayatlarına mal oluyor. İmha edilmemiş mayınların etkileri uzun yıllar devam ederken, yeni nesli de etkileyerek ya sakatlamakta ya da öldürmekte. Üretimi kolay ve ucuz olan bu katil silahların etkilerini yok etmek ise maalesef o kadar kolay değil. Binlerce kişi mayınların sebep olduğu sağlık problemleri nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyuyor. Ülke sınırlarını korumak için ya da savaşlarda savunma amaçlı kullanılan mayınlar, oyun oynamak için evinden uzaklaşan bir çocuk, topraklarını ekmek isteyen bir çiftçi, hayvan güden bir çoban veya okuluna farklı yoldan giden bir öğrenci, çalışmaya giden bir işçi için ölüm tuzağı olabiliyor. Alımı ucuz silahlar kategorisine giren mayınların tanesi iki-üç dolardan başlıyor fakat imhası için 500-1000 dolara varan maliyet gerekmekte. Bütün bu mayınların sökülmesinin 1100 yıl alacağı ise BM kayıtlarında belirtiliyor. Dünyada her yıl 15-26 bin kişi kara mayınları yüzünden ya ölüyor ya da organlarını kaybediyor. Bu kişilerin %80’ini sivillerin, üçte birini ise masum çocuklar oluşturmakta. Günümüzde 200-215 milyon civarında kara mayını, 78 ülkenin topraklarında kurbanlarını beklemekte. Topraklarında en çok mayın bulunan ülkelerin başında Bosna Hersek, Kamboçya, Hırvatistan, Afganistan ve Angola geliyor.
 Masum sivilleri sakatlayan, hayatlarına mal olan, ekim alanlarını kullanım dışı bırakan, yıllar yılı insanlara korkulu günler yaşatan mayınlar, en temel insan hakkı olan yaşam hakkını insan elinden alıyor. Bu sebeple, 1997’de Kanada’nın başkenti Ottowa’da kara mayınlarının üretiminin, satışının, taşınmasının ve kullanılmasının yasaklanması ve imhasına yönelik bir anlaşma imzalandı. Antlaşma, 1999’da yürürlüğe girdi. Yürürlüğe giren antlaşmaya imza atan ülkeleri denetlemek için kurulan Kara Mayınları İzleme Örgütü (Landmine Monitor)’nün 2007 raporuna göre, antlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana 155 ülke antlaşmayı imzalarken 40 ülke imzalamayı reddetti. Dünyada 13 ülke hala mayın üreticisi konumunda. Amerika, Rusya ve Çin’inde aralarında bulunduğu üretici ülkeler, güvenliğin sağlanmasında mayınların etkin bir araç olduğu görüşüyle antlaşmayı imzalamayı reddediyor. Antlaşmayı imzalamayan üretici ülkelerin güvenlik problemini dile getirmelerinden çok, mayınlardan milyarlarca dolar kazanıyor olmaları, antlaşmayı göz ardı etmelerinin temel sebebi olarak karşımızda durmakta. Düşmanı zor durumda bırakarak geriye püskürtmek, personeli imha etmek, psikolojik tehdit anlamda zor durumda bırakmak için yerleştirilen patlayıcı silahlar, savaş sonrasında savaş esnasında olduğundan daha çok kişinin canına mal olmakta. Dünyada 22 dakikada bir, asker veya sivil ayrımı gözetmeden, ya yaralayan ya da can alan patlayıcılar ayda 2000 kişinin hayatına mal oluyor. |
|
Sayı 45
DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...
|