Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 40

İSLAM COĞRAFYASI: Akdeniz'den Afrika'ya açılan bir kapı: Libya PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Kavas   
Öncesinde muhtelif İslam devletleri tarafından yönetilen Libya, 16. asrın başında İspanyol istilası ile karşılaştı. İspanyollar, bu dönemde Trablusgarp ve çevresindeki Müslüman halka karşı tam bir kıyım uyguladı. Trablusgarp’tan çıkarılan ve Tacura şehrine sığınan halk, bu dönemde Osmanlı Devleti’nden yardım istedi.
İSLAM COĞRAFYASI: Akdeniz'den Afrika'ya açılan bir kapı: LibyaTrablus, Bingazi ve Fizân isimli üç ayrı bölgeden oluşan Libya’nın kuzeyi Akdeniz, batısı Tunus ve Cezayir, doğusu Mısır, güneyi ise Sudan, Çad ve Nijer ile çevrilidir. Yüzölçümü 1.775.500 km² olup topraklarının %95’i çöllerle kaplıdır. Libya’nın Akdeniz kıyısındaki sahili 2000 km²’yi geçmektedir. Ülke idari olarak 24 belediyeye ayrılmış olup başlıca şehirleri Bingazi, Zâviye, Misrâte ve Merzuk’tur.
İlk çağlardan itibaren Libya’yı sırasıyla Fenikeliler, Romalılar, Vandallar, Bizanslılar, Yunanlılar, Yahudiler, Araplar, Tevârıklar, Türkler ve Avrupalılar yurt edinmiştir. Günümüzde ülkenin sahil şeridinde, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar ile Osmanlı dönemine ait eserlere rastlanmaktadır.
İslam fetihlerinden sonra Libya’nın bulunduğu coğrafyanın Akdeniz sahili ve Mısır’a doğru olan bölgeleri “mağrib’ül-ednâ” yani yakın batı, Trablusgrap’ın Tunus tarafı ise “İfrîkiyye” olarak adlandırıldı. Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali’nin halifelikleri döneminde, İslam orduları Mısır üzerinden Bizans hakimiyetindeki Trablusgarp’a seferler düzenlediler ve büyük zaferler kazanarak burayı ele geçirdiler.

Libya Osmanlı hakimiyetine giriyor
16. asra kadar muhtelif İslam devletleri tarafından yönetilen Libya, 16. asrın başında İspanyol istilası ile karşılaştı. İspanyollar, bu dönemde Trablusgarp ve çevresindeki Müslüman halka karşı tam bir kıyım uyguladı. Trablusgarp’tan çıkarılan ve Tacura şehrine sığınan halk Osmanlı Devleti’nden yardım istedi. Barbaros Hayrettin Paşa, 1530 yılında Trablusgarp’ı ele geçirdi ancak; İspanyollar şehri tekrar ele geçirip bu sefer idaresini Hristiyan din adamlarına bıraktılar. Bunun üzerine, Divân-ı Hümâyûn’un Enderûn ağalarından Hadım Murad Ağa, emrine verilen donanma ile Trablusgarp’a gönderildi ve burada fetih hazırlıklarına başladı. Trablusgarp’ın 1551 yılında fethedilmesiyle, Murad Ağa bölgeye vali tayin edildi ve bölgede Osmanlı hakimiyeti başlamış oldu. Libya’da Osmanlı hakimiyeti 1912 yılına kadar yaklaşık dört asır devam etti.

Senusiler: Libya çöllerinde eğitim neferleri
1787 yılında Cezayir’in Müsteganim şehrinde doğan Muhammed b.Ali es-Senûsî, ülkesinde, Fas’ta, Mısır’da ve Hicaz’da aldığı eğitimden sonra, Senûsiyye adıyla kurduğu yeni hareketinin ilk zaviyesini Mekke’de Ebû Kubeys dağında açtı. Ardından eğitim öncelikli hareketini yaymak için Afrika’ya geçmeye karar verdi ve Libya’nın doğusunda faaliyetlerine başladı. İlk olarak Bingazi’de açtığı zaviyelerini daha sonra güneye doğru yaygınlaştırdı. Osmanlı Devleti de kendisine destek oldu. 1840 yılından itibaren çok sayıda zaviye açtığı ülkede giderek etkili konuma geldi. 1859’da Cağbub’da ölmesinin ardından hareketin lideri olmak üzere, önce oğlu el-Mehdî es-Senûsî, ardından eş-Şerîf isimli oğlundan olan torunu Ahmed eş-Şerîf ve son olarak El-Mehdî’nin oğlu İdrîs es-Senûsî yerine geçti. İdrîs es-Senûsî, Libya 1951 yılında bağımsız olunca kral ilan edildi ve 1969 yılında albay Muammer Kaddafî’nin yaptığı darbeyle devrilene kadar iktidarda kaldı. Senûsîlerin Sahra Çölü’nün ulaşılmaz noktalarında bile İslam dinini yayma ve halkı eğitme adına büyük gayretleri oldu. Özellikle Fransız, İtalyan ve İngiliz sömürgeciliğine karşı ülkeyi savunmaları bütün dünya tarafından yakından takip edildi.  

Libya’da 39 yıllık bir iktidar: Kaddafi dönemi
1 Eylül 1969 yılında genç bir subay olan Muammer Kaddafi, o günlerde Bursa’da dinlenmekte olan Kral İdris’i darbe ile tahttan indirdi. Kaddafi iktidara geldikten sonra, Türkiye’ye yakınlaşmaya büyük önem verdi ve 1974 Kıbrıs Savaşı esnasında bütün devletlerin ambargosuna rağmen bilhassa askeri mühimmat ve uçakların ihtiyaç duyduğu yakıtları Türkiye’ye temin etti. 1970’li yılların sonunda Türkiye’nin girdiği ekonomik kriz esnasında Türk müteahhit ve müteşebbislerine Libya’nın kapılarını açarak hem kendi ülkesinin kalkınmasını hem de Türkiye’ye büyük miktarlarda döviz girmesini sağladı.
Kaddafi, Libya’da sosyalist bir idare kurdu. En büyük siyasi güç olarak Genel Halk Kongresi’ni oluşturdu. Parlamento olarak hizmet veren Kongre, ülkenin her tarafında kurulan halk meclislerinin çatı kuruluşu olarak kabul edildi. Genel Halk Komitesi adıyla oluşturulan komite ise Kongre’nin aldığı kararları uygulamakla yükümlü tutuldu.
Şu anda 53 Afrika ülkesi içerisinde 40 yıllık iktidarı geride bırakan Gabon devlet başkanı Ömer Bongo’dan sonra iktidarının 39. yılının içinde olan Kaddafî, Afrika’da en uzun süre iktidarda kalan idareci olarak ikinci sırada yer alıyor. Nitekim, Kaddafi’nin oluşturduğu sistem, Kaddafi’nin ölene kadar iktidarda kalmasına olanak vermektedir. Muhalefete, siyasi partilere ve demokrasiye açık olmayan Libya lideri, yönetimi kendine has kurallarla belirledi. Ayrıca Kaddafi, bizzat hükümet üzerinde sınırsız yetki kullanmakta. Kaddafi’nin Üçüncü Dünya Düzeni dediği ve sosyalist fikirler kadar İslamî bir takım esaslara da yer verdiği Yeşil Kitap’ı üzerine kurulu idari anlayışı, Libya dışında hiçbir yerde ilgi uyandırmadı.  

 Ekonomi ve üretim
Çöllerle kaplı Libya’da arazinin sadece %1’i tarıma elverişli olup buralarda çeşitli tahıllar ve sebzeler yetiştirilmekte ve hayvancılık yapılmaktadır. Sahile yakın bölgelerde başta zeytin ağaçları olmak üzere diğer meyveler yetiştirilirken çölde genelde hurma ağaçları yer alır. Son yıllarda başlatılan “Büyük Nehir Projesi” sayesinde, çöldeki sular yer altından sahile taşınmakta, böylece ülkenin su ihtiyacı büyük miktarda karşılanmaktadır.
1992-1999 yılları arasında ABD’nin öncülüğünde Birleşmiş Milletler tarafından uygulanan ambargodan büyük zarar gören Libya ekonomisi, petrol fiyatlarının yükselmesi ve ambargonun kalkmasıyla birlikte yeniden canlandı ve ülkede büyük bir kalkınma hamlesi başlatıldı. 35 milyar dolar bütçeli beş yıllık kalkınma planı sayesinde ülkedeki yer altı su kaynakları ekilebilir arazilere taşınmaya başlandı. Diğer yandan, 2003 yılı itibarıyla ülke gelirlerinin %90’ının karşılandığı petrol, aslında her türlü kalkınma için büyük imkanlar sunmakta. Halen dünya petrol rezervlerinin %3’üne sahip Libya’da 30 milyar m3 petrol ve 50 milyar m3 doğalgaz rezervleri olduğu tahmin edilmektedir.

Libya’da ilim hayatı
Libya’da çok sayıda alim yetişmiş olup bunlar arasında en fazla tanınanları Alî b. Ziyâd et-Trâblusî, Alî b. Ziyâd et-Trâblusî, Ebu’l-Hasan Ali İbn el-Veddânî, Ebû Abdullah b. Muhammed b. Halil Galbûn el-Misrâtî, Ahmed en-Nâib el-Ensârî, Ali b. Abdüssâdık, Kâmil b. Mustafa ve Mustafa b. Zikrî gibi önemli şahsiyetlerdir. Son yıllarda yüksek öğretime ağırlık veren Libya’da çok sayıda üniversite bulunmaktadır. Bunlar, el-Fâtih Üniversitesi, el-Arap Tıp Üniversitesi, Teknoloji Üniversitesi, Gâr Yunus Üniversitesi, Sebha Üniversitesi, Tehaddî Üniversitesi, Yedi Nisan Üniversitesi, Ömer el-Muhtar Üniversitesi, Nâsır Üniversitesi, el-Cebel Garbî Üniversitesi ve Derne Üniversitesi’dir.
Modern Libya edebiyatının önde gelen iki ismi ise Muhammed es-Sînî (ö.1929) ve Süleymân el-Bârûnî’dir (ö.1940). El-Bârûnî ile aynı dönemlerde yaşayan Muhammed b. Zikrî’nin (ö.1918) Sultan II. Abdülhamid’e ve Mehdi es-Senûsî’ye methiye olarak yazdığı şiirleri eski Arap şiir geleneğine bağlılığa işaret eder. Yine 20. yüzyılda yetişen Libyalı şairler arasında Râşid Zübeyr es-Senûsî, Hâlid Zağbiye, Beşîr el-Hâşimî, Lütfü Abdullatif, Ali el-Fezzânî; hikaye ve roman yazarları arasında ise Fuâd el-Kaâbazî, Mustafa el-Uceylî, Saîd es-Serrâc, Abdullah Gûyirî, Ali Mustafa el-Misrâtî, Ahmed Ginâbe, Halîfe et-Tekbelî, el-Beşîr el-Hâşimî, Yûsuf eş-Şerîf ve İbrâhim el-Kûnî önde gelen isimlerdir.

Ülkenin insan hakları karnesi
Uluslararası insan hakları gözlemcileri nezdinde Libya’nın notu oldukça zayıftır. Özellikle rejim muhalifleri ve darbe girişimine tevessül edenler çok ağır bir şekilde cezalandırılmaktadır. Ülkedeki siyasi tutukluların sayısı konusunda herhangi bir rakam verilememektedir. Yine genel Afrika siyasetinde büyük ağırlığı olan Muammer Kaddafî’nin, kıtanın birçok ülkesindeki direniş hareketlerine destek çıkması da ciddi anlamda tenkit edilmektedir. Medya yoluyla iktidarı, hükümeti eleştirmek kesinlikle yasak olup bu anlamda basın hürriyeti çok az olduğu gibi sınırlı sayıdaki özel gazeteler de Kaddafi’nin oğlunun idaresindedir. Ülkede mesleki alanlardaki faaliyetler dışında dernekleşme faaliyetine müsaade edilmemektedir. Kaddafi rejimine muhalif gruplar ise ancak Libya dışında faaliyet gösterebilmektedir.
Ülkede siyasi partiler 1972 yılında yasaklandı. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine rejimle uyuştukları sürece müsaade edilmekte. Haliyle bu kuruluşların sayıları çok azdır. Ama meslekî dernekler, rejimin adeta üçüncü ayağı olarak Halk Kongresi ve Halk Komiteleri’nin seçilmesinde etkili kurumlardır. Buna karşılık ülkede herhangi bir sendika ve benzeri faaliyete pek sıcak bakılmamaktadır.

Resmi adı: Büyük Sosyalist Libya Arap Halk Cumhuriyeti
Bağımsızlık tarihi: 24 Aralık 1951
Yönetim biçimi: Cumhuriyet
Önemli şehirleri: Trablusgarp (başkent), Bingazi, Misrate, Fizan
Nüfusu: 5.900.754 (2006 tahminleri)
Yüzölçümü: 1.775.500 km²
Dil: Arapça (resmi), İtalyanca, İngilizce
Din: %99 Sünni Müslüman
Doğal kaynakları: Petrol, doğal gaz, alçıtaşı
Arazi yapısı: Çoğunlukla çorak topraklar, düz ve dalgalı ovalar, platolar ve çukurluklardan oluşur.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DÜNYA GÜNDEMİ: AVRUPA ; Almanya'da Vatandaşlığa Kabul Testi
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. H...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...