Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 39

RÖPORTAJ: Kenya iç savaşın arifesinde PDF Yazdır E-posta
Yazar H. Zehra Öztürk   
RÖPORTAJ: Kenya iç savaşın arifesindeKenya’da yaşanan seçim süreci, 42 farklı kabilenin bulunduğu ülkede, iki kabile arasında şiddetli çatışmaları beraberinde getirdi. Katliamdan kaçan insanların toplama kamplarına sığındığı, evlerin, işyerlerinin hatta mahallelerin yakıldığı, insanların palalarla katledildiği çatışmalarda yaklaşık 3000 kişi hayatını kaybetti.

İHH İnsani Yardım Vakfı, Kenya’da yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalmadı ve bölgeye insani yardım ulaştırdı. İHH görevlisi olarak bölgeye giden Veysel Başar’la Kenya’daki son durum hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.


Sayın Başar, geçtiğimiz günlerde çatışmaların yaşandığı Kenya’ya bir ziyarette bulundunuz. Sizin gözlemlediğinize göre, Kenya’dan dünya kamuoyuna yansıyan olaylar hangi nedenlerden kaynaklanıyor?
1963 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazanan Kenya’da, geçtiğimiz günlerde yapılan seçimin sonuçları ve etkileri, ülke tarihinin kırılma noktalarından birisini oluşturmak üzere. Ülkede bulunan 42 farklı kabilenin kamplaştığı ve çatışma ortamına sürüklendiği dramatik bir durum söz konusu.
Kenya’da son seçimlerle yaşanan çatışma, kabile asabiyetinin çok güçlü olduğu ülkede, iktidarı oluşturan Kikuyu kabilesinden Mwai Kibaki başkanlığındaki Milli Birlik Partisi’nin, seçimleri kaybetmesine rağmen hükümeti bırakmak istememesinin bir sonucudur.

Sanırım bu süreci, seçim sonrası protestolardaki gerilim ve şiddet olayları takip etti?
Evet, seçimi kazandığını iddia eden Demokratik Portakal Hareketi Orange Democratic Movement (ODM) lideri Rayla Odinga, üyesi olduğu Luo kabilesinin de desteğini alarak, Kikuyu kabilesinin seçim sonuçlarındaki ısrarcılığını protesto etmek için, kendini destekleyen tüm unsurları protestoya davet etmiştir. Bu kıvılcımla başlayan olayların peşi sıra, gerilim son haddine varmış ve çatışmalarda en az 3000 kişi hayatını kaybetmiştir.

Peki, siz bölgeye ulaştığınızda öncelikle ne yaptınız?
9 Ocak 2008’de İHH İnsani Yardım Vakfı olarak bölgeye ulaştığımızda, ilk olarak olayların yoğun bir şekilde yaşandığı yerleri tespit ettik. Buna göre, başkent Nairobi’deki 700 bin nüfuslu Kibera mahallesi, Müslümanların yoğun yaşadığı liman şehri Mombassa ile muhalefetin en çok oy aldığı ve Luo kabilesinin merkezi sayılan Kisumu, Nakuru ve Eldoret şehirleri en kanlı çatışmalara sahne olmuştu. Özellikle Eldoret, can kaybının en yoğun gerçekleştiği bölgeydi. Biz öncelikli olarak bu bölgeleri tespit etmeye çalıştık.

Veysel Bey, medyaya yansıyan görüntüler orada adeta etnik bir insanlık dramının yaşandığını anlatıyordu. Peki, siz gittiğinizde nasıl bir manzarayla karşılaştınız?
Şehirlerarası yolların güvenliği tam olarak sağlanamadığından, biz temin ettiğimiz altı kişilik küçük bir uçakla önce Kisumu’ya daha sonra Eldoret şehrine ulaştık. Uçaktan gördüğümüz manzara buralarda yaşanan dehşeti açık şekilde gözler önüne seriyordu. Bölgedeki Kikuyu kabilesine mensup insanların tamamının ev, işyeri ve tarlaları yakılmış, tam bir kül yığını haline getirilmişti. Bazılarından hala dumanlar çıkıyordu. Eldoret’te havaalanından şehre gelinceye kadar gördüğümüz manzara bir panik havasını yansıtıyordu. Anayollar üzerinde kurulan barikatların bile hala durduğunu, polis ve askerlerin ancak bir araç geçecek şekilde yolu açtığını ve her barikatın başında beklediklerini gördük. Kikuyu kabilesinden sağ kalan insanların, yanlarına alabildikleri eşyaları ile toplanma merkezlerine doğru yoğun bir hareket içerisinde olduklarını; insanların cami ve kiliselerin bahçelerine sığındıklarını; polis merkezlerinin birer toplanma yeri haline getirildiğini gördük. Kikuyuların tamamı buralara intikal etmiş ya da etmek üzereydiler.
Şehrin iç kesimlerindeki tüm yollarda 50 ila 100 metre aralıklarla barikatlar kurulmuştu. Bunların kaldırılamadığı, çünkü gerilimin en üst seviyede olduğu ifade ediliyordu. Fotoğraf ve kamera çekimi için özellikle dikkat edilmesi, hatta hiç görüntü alınmaması için uyarılarda bulunuluyordu. İçeride silah bulunmadığına dair aracımızın tüm camlarına işaretler asılmıştı. Yol boyunca camlarımız açık ve aracımızla yavaş bir şekilde ilerledik. Organizasyonda bize yardımcı olan Eldoret Merkez Cami İmamı ve Medreset-ül Huda’nın Müdürü Müdrik Karama, bir gün öncesine kadar 42 Müslüman’ı defnettiğini, hala kayıp insanların olduğunu ve bunların cesetlerinin tarlalarda, yol kenarlarında bulunduğunu anlattı. Ölümlerin genellikle Afrika’nın katliam silahı palalar ile gerçekleştirildiğini, kesin olmamakla birlikte sadece Eldoret’te 1500 kişinin üzerinde insanın hayatını kaybettiğini anlattı.

Bölgede çalışma yapan başka kuruluşlar da var mıydı?
Bölgede Dünya Gıda Örgütü (WFP), Uluslararası Kızılhaç Örgütü (ICRC), Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Ofisi ve birçok uluslararası sağlık kurumu yoğun bir faaliyet içerisine girmiş durumdaydı. Hemen her yerde bu örgütlerin temsilcileriyle karşılaştık. İtalyan ve İspanyol doktorlar ile ICRC yaygın ve yoğun bir çalışma içerisindeydiler.

Peki, İHH olarak siz bölgede neler yaptınız?
Öncelikle toplanma yeri olarak kullanılan merkezi camileri ziyaret ettik. Tespit etmiş olduğumuz; Jamia, Kipkaren, Mailine, Langas, Roadblock camileriyle Kamkunji Medresesi ve Other Parts of North Rift kurumunda toplanan insanlara un, yağ, şeker ve pirinçten oluşan 21 ton civarındaki yardım malzemesini dağıttık. Buralarda ve tüm toplama kamplarında insanlar çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi vermekteler.

Şu an bölgede görülen başlıca sıkıntılar neler, anlatır mısınız?
Kamplarda insanların yaktıkları ateşlerin üzerinde sadece su kaynatıp, bu kaynamış suyla beslenerek hayatta kalmaya çalıştıklarını müşahede ettik. Temizlik ve sağlık koşulları çok kötü durumda. İçme suyu sıkıntısı had safhada. Kamplar son derece kalabalık ve sürekli yeni gelenler olduğu için insanlar çok sıkışık bir şekilde açık alanlarda yaşamaktalar. İnsanlar yaşadıkları sıkıntılar ve hissettikleri nedeniyle adeta acılarını unutmuş durumdalar.
Eldoret’te birkaç polis merkeziyle birlikte çok sayıda aracın da yakılmış durumda olduğunu gördük. Halk, sıcak çatışmaların ardından görülen görece sükûnetin fırtına öncesi sessizlik olduğunu düşünüyor. Bu süreçte kendilerini güvende hissedebilecekleri bir yer bulmaktan başka düşünceleri yok gibi.
Eldoret’ten dönerken, yukarıdan görülen manzara, Eldoret ve Nukuru çevresinde evlerin değil adeta mahallelerin yakılmış olduğunu gösteriyordu. Maalesef, iktidar ve muhalefetin (kim iktidar kim muhalefet karmaşık bir durum) inadı ve çıkar hesapları yüzünden Kenya büyük katliamların yapılacağı bir iç savaşın arifesinde gibi gözüküyor.

Sayın Başar, verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederiz.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU Kudüs'te kritik dönemeç
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...