|
DÜNYA GÜNDEMİ: Devrilme sırası Saakaşvili'de (mi?) |
|
|
|
|
Yazar M. Ali Bolat
|
 Komşumuz Gürcistan’ın başı devrimlerden kurtulmuyor. 5 Nisan 1991’de bağımsızlığını kazanan ülkenin başına ilk devlet başkanı olarak Gürcü milliyetçisi Zviad Gamsakhurdia geçmişti. Ülkede yaşanan iktidar-muhalefet çekişmesi iç savaşa dönüşmüş ve devlet başkanının Ocak 1992’de ülkeyi terk etmesiyle olaylar son bulmuştu. Yönetime el koyan Askeri Konsey’in davetiyle iktidarı devralan Eduard Şevardnadze ise, muhaliflerin eylemleriyle 23 Kasım 2003’te başkanlık koltuğunu bırakmıştı. Bu tarihte, yapılan seçimler sonucu muhaliflerin lideri Mikhail Saakaşvili görevi devralmıştı.
Saakaşvili’ye karşı muhalif hareketler, seslerini kısık da olsa zaman zaman duyurabildiler. Ekonomide herhangi bir gelişmenin görülmemesi ve yolsuzluk iddiaları muhalefeti sürekli besledi. Saakaşvili, 17 Ekim’de devlet başkanlığı görev süresini beş yıldan dört yıla indiren ve parlamentonun görev süresini de dört yıldan beş yıla çıkaran anayasa değişikliğini önerdi. Ardından, Nisan 2008’de yapılacak genel seçimlerle 2009’da yapılacak başkanlık seçiminin, 2008 yılı sonunda birlikte yapılacağını duyurdu. Muhalefeti öfkelendiren bu duyurudan sonra Savunma Bakanı İrakli Okruaşvili’nin, Saakaşvili tarafından eylül ayında görevden alınmasının ardından yaşanan gelişmeler tansiyonu iyice yükseltti. Eski bakan Okruaşvili, evinde doğalgazdan zehirlenerek öldüğü açıklanan Başbakan Zurab Jvaniya’nın, aslında ölümünden sonra eve bırakıldığını iddia etmişti. Devlet başkanının yolsuzluk yapan akrabalarını kayırdığını ve ayrımcılık yaptığını söyleyen Okruaşvili, görev yaptığı dönemde Saakaşvili’den işadamı Badri Patarkaçişvili’nin öldürülmesi emrini aldığını da dile getiriyor. Bu iddiaların doğruluğu bir yana, Okruaşvili’nin görevden alınması ve ardından yolsuzluk yaptığı iddiasıyla 27 Eylül’de gözaltına alınmasıyla muhalefetin harekete geçtiği biliniyor. Gösterilerin başlamasıyla birlikte Okruaşvili, bir uçağa bindirilerek Almanya’nın Münih kentine gönderilmiştir.
 Gürcistan’da muhalefet, devlet başkanının istifa etmesi ve 2008’in sonunda yapılması kararlaştırılan seçimlerin nisana alınması talebiyle eylemlere başladı. Polis plastik mermi, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanarak göstericileri dağıttı. Muhalif liderler gözaltına alındı. 7 Kasım’da muhaliflerle güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalar sonucu 500’den fazla vatandaşın yaralandığı bildirildi. Saakaşvili önce iki gün olarak ilan ettiği sıkıyönetimi, olaylar sona ermeyince de 15 güne çıkardı. Olağanüstü hal kapsamında yürüyüş, miting ve protesto gösterilerine kısıtlama getirildi, okullar kapatıldı. Bilgi alış verişi sadece devlet televizyonu üzerinden yapılmaya başlandı. Bu bağlamda muhalif yayın yapan İmedi ve Rustavi 2 televizyonları kapatıldı. Tiflis metrosu durduruldu, kamu binaları askeri kordona alındı.
Ülkede olağanüstü hal sürerken Eski Devlet Başkanı Şevardnadze, Saakaşvili’nin istifa etmesi gerektiğini söylerken “Sağlığım yerinde olsa halkla birlikte eylemlere katılırdım.” demiştir. Saakaşvili’nin muhalefete meydan okuyarak seçim tarihini 5 Ocak’a çekmesiyle ülkede tansiyon düştü. Sıkıyönetim 16 Kasım’da sona erdi ve şimdilerde taraflar seçime kilitlenmiş görünüyorlar. Muhalefet başkan adayı olarak Okruaşvili’yi düşünüyor ancak muhalefeti finanse eden Bedri Patarkatsişvili buna karşı. Patarkatsişvili, “çok genç” bulduğu Okruaşvili’yi desteklemek yerine kendisinin başkanlığa aday olduğunu ilan etti. Saakaşvili, her zaman olduğu gibi olayların müsebbibi olarak Rusya’yı gösterdi. Saakaşvili’ye göre bağımsızlığa hazırlanan Kosova’ya karşı Rusya; Abhazya ve Güney Osetya kozunu oynamaya hazırlanıyor ve bu minvalde Gürcistan’ı karıştırıyor. Gürcistan’da üç Rus diplomatın sınır dışı edilmesinin ardından Rusya’nın da üç Gürcü diplomatı sınır dışı etmesiyle, Rus-Gürcü ilişkileri krize dönüşmüş durumda. Öte yandan ABD, Rusya’nın Gürcistan’ın iç işlerine karışmaması gerektiğini bildirdi. Avrupa’nın uyarısı ise demokrasiden vazgeçilmemesi gerektiğini pasif bir şekilde ifade etmek oldu. Bütün tarafların seçime hazırlandığı şu günlerin sonunda Gürcistan, Saakaşvili’yle tamam mı, yoksa devam mı, diyecek; bekleyip göreceğiz |
|
Sayı 45
DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: SrebrenitsaSrebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir.... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl... DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddialarıSudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...
|