Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 37

DÜNYA GÜNDEMİ:Irak'a komşu ülkeler toplantısı PDF Yazdır E-posta
Yazar Mesut Özcan   
Image
2-3 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştirilen genişletilmiş Irak’a Komşu Ülkeler Toplantısı, daha çok PKK gündeminin etkisinde kalsa da, oldukça geniş katılımlı bir toplantı olarak dikkat çekti. Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasal egemenliği konusundaki endişelerinin dile getirildiği toplantıda; Türkiye’nin tutumu, Irak’ın komşuları, ABD Dışişleri Bakanlığı ve BM Genel Sekreteri tarafından da haklı görüldü. Irak’ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin ve bağımsızlığının korunması ile topraklarının terör amaçlı kullanılmaması yönündeki talepler, sonuç bildirgesinde vurgulu cümlelerle yer aldı. Türkiye, başından beri Birleşmiş Milletler (BM)’in Irak’ta aktif rol üstlenmesini isterken, zirveden buna yönelik bir karar da çıktı. Sekiz askerin serbest bırakılmasına yönelik çabalar da toplantının olumlu sonuçları arasında sayılabilir.
2003 yılında Irak’ın işgali öncesinde Türkiye’nin inisiyatifi ile başlatılan bu toplantılar, zaman içerisinde kalıcı bir hale dönüştü ve aynı zamanda katılımcı sayısı arttı. Irak yetkililerinin yanı sıra, BM temsilcileri de toplantılara düzenli olarak katılmaya başladılar. İstanbul’daki son toplantıya ise, İKÖ Genel Sekreteri ve G-8 üyesi ülkelerin temsilcileri de katıldı ve Irak konusu pek çok taraf açısından ele alındı. Bu bakımdan, oldukça üst düzey katılımlarla, Irak sorununun bölgesel ve uluslararası boyutunu gündeme getiren bir toplantıda Türkiye kendi gündemini büyük ölçüde gerçekleştirme imkanı buldu. Irak’tan başbakan ve dışişleri bakanı düzeyinde katılımın sağlandığı toplantı, Irak sorununun taraflarını bir araya getiren önemli bir forum olma özelliği kazandı. Toplantının yapıldığı yer olan Türkiye’nin gündemine damgasını vuran bu forum, başlarda Irak içerisindeki sorunlara yoğunlaşmışken, zaman içerisinde Irak’taki istikrarsızlığın bölgede yol açtığı olumsuzluklarla da ilgilenmeye başladı.
Bu forum Türkiye’nin bölgesel rolünün bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Çünkü forum, sahip olduğu ekonomik ve diplomatik kaynaklara mütenasip bir şekilde, hem kendi sorunlarına diplomatik çözümler bulmak hem de bölgede barış ve istikrara katkı yaparak önemli bir aktör haline gelmek için Türkiye’nin bir aracı olarak işlev görüyor. Örneğin Kuzey Irak kaynaklı terör sorununun çözümünde askeri seçeneği dışlamadığını sürekli olarak dile getiren Türkiye, bu seçeneği kullanmadan önce diplomatik ve ekonomik araçları kullanmaktadır. Bu toplantı ise, bu tutumunun hem Iraklı muhataplarına, hem de BM ve ABD gibi sorunun diğer muhataplarına pozisyonunu birinci ağızdan anlatma imkanı sağlıyor. Aynı zamanda, Türkiye’nin bölge ülkelerine niyetinin ne olduğunu göstermesi şeklinde bir işlev de görüyor.
Bu ortak forumun birkaç yıldır devam edebilmesi, Ortadoğu bölgesindeki ciddi ayrışmalara rağmen, bölge kaynaklı sorunlara bölge içerisinden çözüm bulunması yönündeki çaba ve umutların da bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Soğuk Savaş öncesi dönemden beri Ortadoğu, dünyanın en fazla dikkat çeken ve dış müdahaleye en fazla maruz kalan bölgesi olarak değerlendirilmektedir. Bu gerçek ise, bölgede ortaya çıkan bir sorunun kısa bir süre içerisinde uluslararası boyut kazanması anlamına geliyor. Ortadoğu’da dış müdahalelere zemin hazırlayan önemli bir unsur ise, sorunlarını bölgesel girişimlerle çözemeyen ülkelerin büyük güçlerin müdahalelerine davetiye çıkarmalarıdır. Ama bu forum, zaman içerisinde genişleyerek diğer aktörleri de içine alacak şekilde etkinlik kazanan bölgesel bir çaba olarak dikkat çekmektedir. Bu forum kısa süre içerisinde sorunlara tek başına bir çözüm elbette oluşturamayacaktır. Ama Irak kaynaklı mevcut sorunların taraflarının doğrudan görüşerek, ortak çözümler üretmeye çalıştıkları bir platform olarak, diplomatik araçlardan ziyade silahların bir araç olarak kullanıldığı bölge için faydalı bir forum olarak görünmektedir. Bu nedenle de, Türkiye’nin öncülüğüyle başlatılan bu girişimin başarılı olmasının, tüm bölge ülkeleri için olumlu sonuçlar doğuracağı tahmin edilmektedir.
 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...