Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 36

İSLAM COĞRAFYASI: Küçük bir Afrika ülkesi: Gine Bissau PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Fazıl Direk   
ImageNüfusu iki milyonun altında olan Gine Bissau, Orta Afrika’nın batısında yer alan küçük bir Afrika ülkesi. Atlas Okyanusu’na kıyısı olan ülke, güney ve doğuda Gine, kuzeyde Senegal ile çevrili.
Dokuz bölgeden oluşan ülkede başkent Bissau’nun nüfusu yaklaşık 300 bin. Resmi dilin bir Portekiz lehçesi olan Kirol olduğu ülkede yer yer Fransızca ve sınırlı da olsa Arapça da kullanılmakta. Altyapı, sağlık ve eğitim alanlarında ciddi sorunların görüldüğü ülkede, telekomunisyon alanında da önemli yatırımlara ihtiyaç var; nitekim telefon hizmeti dahi ülkede yaygın olarak verilemiyor.

Alışıldık başkentlerden farklı
Başkent Bissau’da birkaç devlet binası dışında büyük yapılar görülmemekte. Tek katlı binaların hakim olduğu şehirde, yerleşim de tek katlı evlerde yoğunlaşmakta. Gelir durumu iyi olanlar briket veya çamur harcından yapılan evlerde yaşarken, geliri daha az olan aileler de kamıştan yapılmış evlerde yaşamakta. Altyapı imkanlarının yetersiz olduğu ülkede, başkentte dahi elektrik sağlanamıyor. Ancak, jeneratör imkanı bulunan evlerde ve iş yerlerinde elektrik ihtiyacı karşılanabiliyor.

Nehirler üzerinden kanolarla ulaşım
Yeryüzü şekilleri itibariyle düz bir ovayı andıran ülke toprakları, deltalar ve nehir yatakları ile enine dilimlenmiş gibi. Gerek bu yüzden gerek imkansızlıklardan dolayı, ülkede karayolu bağlantıları oldukça zayıf. Ülkenin iç bölgelerine ulaşım çoğunlukla nehir yatakları üzerinden kanolar aracılığıyla sağlanıyor. Gine Bissau, Sahra Afrikası’na komşu; ancak ülkede çöl iklimi özellikleri görülmüyor. İklim tropikal, genellikle sıcak ve nemli; haziran ve kasım ayları arasında muson tipi yağışlar görülürken, aralık ve mayıs ayları arasında kuru bir iklim hissediliyor.

Ülke ekonomisinde yabancı aktörler
15. yüzyılın ikinci yarısından 1974’e kadar Portekiz işgalinde kalan Gine Bissau, Afrika kıtasında bağımsızlığını savaşarak kazanmış iki ülkeden biri. Ancak, uzun yıllar Portekiz sömürgesi olmanın sonuçları ülkede halen görülmekte. Gine Bissau’nun ekonomik ilişkilerde bulunduğu başlıca ülkeler, arasında Portekizce ve İspanyolca konuşan ülkeler, bu ülkeler ülke ekonomisinde etkili olmakta. Portekiz etkisinden farklı olarak, son 10 yılda Çin’in ülke ekonomisindeki etkinliğinin arttığı görülmekte. Ülke ekonomisinde etkili olan bir diğer grup da Senegal merkezli Lübnanlılar. Küba ile uzun zamandır sağlık ve eğitim alanlarında işbirliği yapan ülkede Çin’in de yatırımları söz konusudur.

Sanayi tesisleri yok denecek kadar az
Gine Bissau geniş ormanlık arazilere sahip bir ülke. Bu durum, kereste ihracatı ve kaju temini için ticari bir potansiyel oluşturuyor. Ülkede tarım alanındaki faaliyetler oldukça sınırlı; tarım sadece nehir yataklarında ve sınırlı olarak yapılabiliyor. Ağır sanayinin bulunmadığı ülkede, birkaç dolum tesisi, bir sabun fabrikası ve bir rafineri dışında sanayi tesisi bulunmuyor. Küçük bir limanı olan ülkede, başlıca ihraç malları bu liman üzerinden ülkeye aktarılıyor.

Ülkedeki doktor sayısı 30’u geçmiyor

Gine Bissau da çoğu Afrika ülkesi gibi sağlık alanında önemli sorunların ve mağduryetlerin yaşandığı bir ülke. Ülkede sağlık hizmeti veren iyi durumdaki tek hastane bir İngiliz petrol şirketine ait olan Simao Mendes Hastanesi. Bunun dışında ülkede faaliyet gösteren donanımlı ve yeterli bir hastane bulunmuyor.
Yakın zamana kadar bir radyoloji merkezinin dahi bulunmadığı ülkede, tüberküloz, sarı humma, AIDS gibi hastalıklar ülke nüfusunu tehdit eden ciddi sağlık sorunlarının başında geliyor.
Ortalama yaşam süresinin 40 yıl olduğu ülkede toplam 25-30 civarında doktor bulunuyor. Ülkedeki eğitim imkanlarının yetersiz olması kadar kalifiye doktorların başka ülkelerde çalışmayı tercih etmeleri de bu durumda etkili oluyor.

Ülke nüfusunun yarısını oluşturan Müslümanlar etkin değil

Gine Bissau nüfusunun yarıya yakınını animistler, yarıdan biraz fazlasını da Müslümanlar oluşturuyor. Kaynaklarda %70 gibi görünen Müslüman Maliki nüfus, gerçekte %50 civarında. Ancak, Müslüman nüfusun ülke siyasetindeki etkinliği oldukça sınırlı.
Ülke Müslümanları, Orta ve Kuzey Afrika’da yaygın olarak görüldüğü gibi, tasavvufi bir cemaat yapısıyla birbirlerine bağlı değiller. Gine Bissau’da cami ve mahalle merkezli cemaatler söz konusu. Vakit namazlarını camide eda etmek azımsanmayacak derecede önemseniyor. Bununla birlikte, diğer Afrika ülkelerinde görüldüğü gibi, İslam kültürü ile geleneksel kurumlar aracılığıyla sürdürülen bağ, aradaki mesafe ve imkansızlıklar dolayısıyla burada oldukça zayıf kalmış durumda.   
Ülkedeki Hıristiyan nüfus ise %5’i bulmuyor. Buna rağmen ülkede yoğun misyonerlik çalışmaları göze çarpıyor. Ülkenin ücra bölgelerine kadar yayılmış olan misyoner kuruluşlar hastane, yetim evi ve yaşlılar yurdu gibi kompleksler kuruyorlar; 2000’li yılların başında kurulmuş olan bir Katolik radyosu da ülkede yayınlarına devam ediyor.

Aynı zamanda eğitim kurumu olan camiler bakıma muhtaç
Gine Bissau’nun başkenti Bissau’da yaklaşık 30 tane cami bulunmakta. Ancak bu camilerin birçoğunda değil minare, şadırvan, abdesthane veya kuyu dahi bulunmamakta. Eğitim alanında ciddi yatırımlara ihtiyaç duyulan ülkede, camiler eğitim konusundaki boşluğu doldurmaya çalışıyor. Sadece birkaç camide bulunan küçük sınıflarda bölge çocuklarına eğitim desteği sunulmaya çalışılıyor. Gine Bissau’da gerek camileri gerekse Müslüman nüfusun diğer alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak için projeler hayata geçirmek önem arz ediyor. Zira, misyonerlik faaliyetlerinin yoğun olarak görüldüğü bu ülkede, geçen yıl bir mescit Katolikler tarafından yakılmış. Bölge Müslümanları sosyal projelerle desteklenmeye ve moral kazanmaya muhtaç.

Yoksulluk, bir Afrika klasiği
Ortalama yaşam süresinin 40 yıl olduğu ülkede belki de Afrika kıtasının en mutsuz insanları yaşamakta. Gine Bissau, dünyanın en yoksul ülkeler sıralamasında mutlaka ilk akla gelenlerden. Ülkede yağışlı geçen birkaç ay dışında temiz ve içilebilir su bulmak çok güç. Ülke çapındaki tüm doktorların sayısı 30’u geçmiyor. İnsanlar oldukça zor şartlar altında hayatlarını devam ettiriyor. Atlas Okyanusu’nda kano veya basit teknelerle balık avlayabilirlerse günlük yiyeceklerini temin etmiş oluyorlar. Günlük yiyeceklerini temin edemedikleri zamanlar ise azımsanamayacak kadar çok. HIV, tüberküloz ve sarıhumma hastalıklarının, bunların yanı sıra alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığının görüldüğü ülkede, sağlık hizmetlerinin de yetersiz olması geniş kitleleri hastalıkların pençesinde bırakmaya devam ediyor.

Ülke Bilgileri:
Resmi adı: Gine-Bissau Cumhuriyeti
Bağımsızlık tarihi: 24 Eylül 1973 (Portekiz’den)
Başkenti: Bissau
Nüfusu: 1,472,780 (2007)
Dili: Portekizce (resmi), Kirol, yerel Afrika dilleri
Dini: Yerel dinler, İslamiyet %45, Hıristiyanlık %5
Etnik yapı: Kara Afrikası % 99 ( Balanta %30, Fula %20,
Manjaca %14, Mandinga %13, Papel %7)
Yüzölçümü: 36.120 km2
Toprak: Ekilebilir arazi % 11, otlaklar % 2, diğer % 87
 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...