Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 36

RÖPORTAJ: Mescid-i Aksa, hepimizin meselesidir PDF Yazdır E-posta
Yazar Salih Bilici   
RÖPORTAJ: Mescid-i Aksa, hepimizin meselesidirİsrail’in arkeolojik kazı bahanesiyle adım adım yıkıma götürdüğü Mescid-i Aksa’nın imamı İkrime Sabri, Kudüs’teki son durumu Düşünce Gündem okurları için değerlendirdi. Uzun yıllar Kudüs müftülüğü yaptıktan sonra emekliye ayrılan ve şimdi Mescid-i Aksa’da İslam ümmetini birliğe çağıran hutbeler veren Sabri, bu mescidin yerine kendi tapınaklarını kurmaya çalışan İsrail’in açıkça İslam ülkelerine meydan okuduğunu söyledi.

Sayın İkrime Sabri, Kudüs’te neler oluyor?
Kudüs, 1967 yılından beri tamamen işgal altında. Kudüs’te işgalden beri Yahudileştirme politikası uygulanıyor. İsrail, inşa ettiği “utanç duvarı” yüzünden bu şehrin diğer Filistin bölgelerinden tamamen tecrit edilmesine neden oldu. Bu şehir, şu an büyük bir hapishane konumundadır. İsrail, Kudüs’te yerleşik olan Filistinlileri bölgeyi terk etmeye zorlamaktadır. Ancak bu baskılara rağmen Kudüs’teki Filistinli nüfusu, her geçen yıl artıyor. Çünkü insanların Kudüs’e olan bağı, iman ve akide bağıdır. Filistinliler, Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya çok bağlılar.

Mescid-i Aksa’nın durumu nasıl?

Mescid-i Aksa ciddi bir tehlike altında. Mağribiler Kapısı, Mescid-i Aksa’ya ulaşan kapılardan birisidir.  Eğer tedbir alınmazsa bu kapı bir süre sonra yıkılacak. İkinci olarak, Mescid-i Aksa’nın batısındaki duvarın altında kazılar sürmekte. Bu duvarı bizler “Burak” ismiyle adlandırıyoruz; Yahudiler ise “ağlama duvarı” olarak adlandırıyor. Bu duvar, altındaki kazılar sebebiyle yarılmak üzere. Bizler, bu kazıların meşru olmadığını ve olumsuz etkilerinin olacağını savunuyoruz. Bunun yanı sıra vakıflara yönelik saldırılar da var. Çünkü Bab-ul Mağrip (Mağribiler Bölgesi) bölgesi İslami vakıflara aittir.

Filistinliler Mescid-i Aksa’da namaz kılabiliyorlar mı?
Müslümanlar Cuma dışındaki günlerde bir şekilde mescide girip, namazlarını kılabiliyorlar. Fakat 45 yaşın altında olanların Cuma günleri mescitte namaz kılmaları yasak. Maalesef sürekli ibadet özgürlüğünden bahseden İsrail, bu konuda da baskı yapmaktan geri durmuyor.

İsrail’in bölgede yürüttüğü kazıları yerinde görmek ve bir rapor hazırlamak için Türkiye’den bir heyet geçtiğimiz aylarda Kudüs’e gitti. Orada incelemelerde bulunan bu heyet, Türkiye’ye döndü ama rapor henüz açıklanmadı. Bu raporun akıbeti hakkında bir bilginiz var mı?
Bu gelen heyetin ne yaptığını biz de bilmiyoruz. Gelen grup, raporlarını Kudüs’te değil Ankara’da hazırlayacağını söyleyerek ayrıldı. Onun için hiçbir bilgimiz yok. Bu rapor ne oldu? Bu soruyu sadece biz değil birçok Müslüman soruyor. Rapor Müslümanların lehine değil mi?  Raporda, “kazı çalışmalarının Mescid-i Aksa’ya zarar vermediği” şeklinde bir yoruma yer verildiği duyumunu aldık. Biz, Türk heyetinin Kudüs’e gelecek olmasından dolayı çok sevinmiştik. Ancak çeşitli politik oyunlar, bu çalışmanın üzerini kapattı. Eğer bu rapor olumlu olsaydı biz bu raporu dillendirecek, İsrail’e karşı daha güçlü olacak, şimdiki gibi yalnız olmayacaktık. Mescid-i Aksa’yı yıkma girişimi Müslümanlara yönelik bir meydan okumadır. Bu kazılar, Mescid’in temellerine kadar devam edecek.

 Raporu açıklamadığı için Türkiye’ye kırgınsınız. Peki, Arap ülkeleri Türkiye kadar çaba gösteriyorlar mı?
Arap ülkeleri hiçbir şey yapmadı. Bir olay olduğu zaman sadece protesto ediyorlar. Bizim istediğimiz, Müslümanların Filistin’de yaşananlara duyarsız kalmamasıdır. Hiç şüphesiz ki Haçlılar, Kudüs şehrini işgal ettikleri zaman, Kudüs Müslümanların birliği için bir semboldü. Bugün de Müslümanlar bu şehri birliklerinin sembolü olarak görmeli.

İsrail Mescid-i Aksa’nın iç işleyişine de müdahale ediyor mu?

İsrail’in ne şekilde olursa olsun Mescidimiz’in işleyişine karışmasına kesinlikle izin vermeyiz. İsrail, işgalden bu yana hutbelerimize müdahale etmek istemiştir. Verdiğim hutbeleri kayıt altına alıyorlar. Enver Sedat 1976’da Kudüs’e geldiği zaman bayram namazını ben kıldırtacaktım. O zaman bile Mısır ve İsrail bayram hutbesini ele geçirmeye çalışıyordu. Ne söyleyeceğimi merak ediyorlardı.

Mescid-i Aksa ve Filistin davasının geleceği ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Mescid-i Aksa davası, ancak İslam aleminin birlik ve beraberliği ile kazanılabilir. Ancak hiçbir zaman ümitsizliğe düşmeyeceğiz. Allah’tan ümidimizi kesmeyeceğiz çünkü biz Müslüman’ız. Müslüman’ın özelliği de Allah’tan başkasına teslim olmaması, umutsuzluğa kapılmamasıdır.

 Mescid-i Aksa, Müslümanlar için ne anlama geliyor?
Bu soruyu siz bize soruyorsunuz; biz de dünya Müslümanlarına soruyoruz. Mescid-i Aksa yıkılırsa ne yapacaklar? Mescid-i Aksa konusunda benim sorumluluğum, diğer Müslümanlardan fazla değil. Hepimiz, Mescid-i Aksa’ya karşı eşit noktadayız. Sorumluluklarımız aynıdır.
Ne olacağını biz bilemeyiz. Müslümanlar harekete geçmek için Mescid’in yıkılmasını mı bekliyorlar? Müslümanların öncelikli düşüncesi Mescid’in özgürlüğüne kavuşması olmalı. Gündemimize Mescidin yıkılmasını değil, kurtarılmasını almalıyız.

Hamas ile el-Fetih arasındaki çatışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz geçmişte de birliğe çağırıyorduk, gelecekte de birliğe çağıracağız. Bütün Filistinli grupların silah ve çatışma yerine ortak bir masada buluşarak, konuşarak anlaşmalarını istiyoruz. Sadece Filistin davası için mücadele etmelerini istiyoruz. Çünkü Müslüman kardeşlerin birbirlerine silah çekmelerinin dinimizce yasaklandığını biliyoruz.  

Size gelirsek, kaç yıldır Mescid-i Aksa’nın imamısınız?
60 yaşıma gelene kadar Kudüs müftüsü olarak görev yaptım. 60’ımdan sonra emekli oldum ve şimdi sadece Mescid-i Aksa’nın imamıyım. Mescid-i Aksa’da 1973’ten beri hutbe veriyorum. İyi eğitimli bir aileden geliyorum. Bu anlamda 500 yıllık bir geçmişimiz var. Şu an oğlum da İslam Hukuku üzerine doktora yapıyor. İnşallah o da, Mescid-i Aksa’nın imamlığını yapacak. Aksa’ya olan sevgimiz çok fazla. Onun üzerine titriyoruz. En büyük korkumuz ise İsrail’in bu eşsiz mabedi yıkmasıdır. Filistinliler, bunun önüne geçmek için yüzlerce şehit verdiler.

Son olarak, hayatını Filistinlilere zulmetmekle geçiren İsrail Eski Başbakanı Ariel Şaron’un hastalığı ne durumda?
Şaron yaklaşık bir buçuk yıldır komada. Allah ona her gün ölümü gösteriyor ancak onu öldürmüyor. Onun dünyadaki cezası daha bitmedi ki ölsün. Doktorları kendisinin hissettiğini, gördüğünü ancak konuşamadığını ve sürekli olarak ağladığını söylüyor. Normalde bir insan bu kadar uzun bir süre komada kalmaz.
 

Sayı 45


DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...