Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 36

DÜNYA GÜNDEMİ: "Amerikan takımı" Afrika'da PDF Yazdır E-posta
Yazar Muhammed Dhoruba   
DÜNYA GÜNDEMİ: Amerikan takımı Afrikada
Amerika’nın siyasi karar mekanizmaları, küresel barış ve güvenliğin sağlanmasında Amerika’nın merkezi ve kilit bir rol üstlendiğini düşündükleri için, Afrika’da bir askeri komutanlık oluşturulmasının Amerika’nın imparatorluk idaresini daha da pekiştireceğini düşünüyorlar. Ortadoğu’dan farklı olarak, Afrika kıtasında beyazların “üstün” ideolojisini taşıyacak Batılı yerleşimci bir vekil devlet bulunmuyor. Bu ise, Amerika’nın Afrikalılara, Afro-Amerikanlara yaptığı gibi müdahale edemeyeceği anlamına geliyor. Amerika’da yaşayan Afro-Amerikanlar herhangi bir hakimiyet hakkına veya güce sahip değildir; kendilerine sadece çifte vatandaşlık verilmiştir. Halbuki Kıta Afrikalıları en azından itibari olarak da olsa bağımsızdır. Bu yüzden, Condoleezza Rice ve Barak Ohama, Amerika’nın dışarıdaki imajı için bir şey ifade etmez.

Güney Afrika’da ırkçı appartheid rejimi geride bırakıldıktan sonra Amerika, Afrika kıtasında Batılıların menfaatlerini gözetmeleri için Afrikalı elitlere güvenmek zorunda kaldı. Amerika, Liberya’da uzun yıllar süren kanlı savaşların sorumlusu olan Liberyalı liderlere bir yaptırım uygulama konusunda kör gibi davrandı. Yahudi elmas tüccarlarını, Avrupalı ve Amerikalı silah şirketlerini ve maden konsorsiyumlarını, Batı Afrika’da, Kongo, Angola ve Sudan’daki kanlı savaşları gizlice destekleyen Amerika, sayısız Afrikalı özgürlük mücadelecilerini suikaste kurban etti ve Gana, Zimbabve, Gine ve Somali hükümetlerini zayıflattı. ABD’li askeri liderler Afrika’da bir askeri komutanlığın (AFRICOM’un) kurulmasının, ABD güçlerinin Gine Körfezi, Kongo ve Afrika Burnu’nun kritik bölgelerinde güvenliği sağlamak için bir polis teşkilatı gibi çalışma fırsatı sunacağını düşünüyorlar.

 Amerikalı strateji uzmanları, kıtada kalifiye bir “beyaz” polis gücünün bulunması gerektiğini; ve bu gücün kıtanın stratejik minerallerinin arz-talep döngüsünü olumsuz etkileyebilecek olan “itaatsiz zencileri” kontrol altında tutması gerektiğini düşünüyor. 30 yılı aşkın bir süredir, birçok Amerikan başkanı döneminde, ABD’nin yabancı ve kalkınma yardımlarının sadece 1/1000’i Afrika’ya aktarıldı. Fakat, ABD’nin İslami “aşırıcılığa” karşı başlattığı savaştan bu yana, Amerika’nın Afrika’ya yardımları 10 kat arttı. Bu yardımlar özellikle Afrika işadamlarını etkilemeye ve yönlendirmeye elverişli alanlara kaydırıldı. Afrika kıtasındaki elçiliklerini artıran, Afrika’daki şirketler için eğitim ve sponsorluk desteğinde bulunan ABD’nin Afrika’daki ekonomik yatırımları, kıtadaki askeri harcamaları ile kıyaslandığında oldukça düşük. Diğer yandan ABD, Amerikan ordusunda görev almak isteyen Afrikalılara vatandaşlık öneriyor, ancak profesyonel olmayan, bir uzmanlığı bulunmayan Afrikalılar için göçmen kotalarını düşürüyor.

ABD’nin, Afrika’nın karmaşık sorunlarına dahil olması bir çok savaş ağasının siyasi aktörlere, generallerin demokrasi savunucularına, despotik idarecilerin uzlaştırıcılara döndürülmesi sonucunu doğuruyor. Belki de bu durumdan dolayı, Afrika’daki silahlı çatışmaların sadece çok azı sona ereceğe benziyor. Buna ek olarak, Amerika, kendisinin veya Avrupa’nın kıtadaki menfaatlerini destekleyen sözde “demokrasi hareketleri”ni finanse ediyor. Liberya, bu durumun klasik bir örneğini teşkil etmekte. Serleaf Johnson başkanlığındaki Liberya hükümeti, AFRICOM’un merkez karargahının kendi ülkelerinde konuşlandırılması için gönüllü.

Ancak, Afrika milletlerinin hepsi AFRICOM gücünün oluşturulması noktasında olumlu düşünmüyor. Sahra altı Afrika’nın en yoğun nüfuslu ülkesi Nijerya,  ABD’nin kıtadaki askeri varlığına karşı çıkıyor. Nijerya, ABD’nin askeri varlığını, dış politikada stratejik roller üstlenebilecek olan kendi askeri gücünün kırılması noktasında bir adım olarak görüyor.

Afrika’da, AFRICOM’un kurulmasına dair görüşler Fransızca ve İngilizce konuşulan bölgelere göre de değişiyor. Senegal ve Fildişi Sahili gibi Fransızca konuşulan ülkeler, ABD’nin askeri varlığının ülkelerinin Fransa’ya olan bağımlılığını artıracağını düşünüyor. İngilizce konuşan bazı Afrikalı milletler, AFRICOM’u, ABD’nin bölgelerinde yapmış olduğu yatırımların güçlendirilmesine vesile olarak değerlendiriyor. Tüm küçük düşünen idareciler gibi, bu insanlar da İngilizce konuşan Amerika’yı kendilerinin sonsuz egemenliğinin garantörü olarak görüyorlar. Her şeye rağmen, tüm Afrikalı elitler, ABD’nin kıtada konuşlandırılacak bir askeri gücün eğitimi, teçhizatlandırılması, hatta gerekli olduğunda kıtadan uzaklaştırılması noktasında net olmasını ve gerektiğinde bedel ödemesini istiyorlar. “Amerikan takımı” planlandığı gibi kurulduğu zaman ABD’nin kıtada 53 askeri üssü olacağını düşünürsek, ABD ordusunun Afrika’da nasıl bir siyasi rol oynayacağını tahmin etmek hiç de zor değil.
 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...