|
DÜNYA GÜNDEMİ: Evanjelist kilise Kongolu çocukları büyücü yaptı |
|
|
|
|
Yazar Mustafa Efe
|
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde uzun yıllar süren iç savaş, çok sayıda çocuğu yetim ve kimsesiz bıraktı. Savaş belki de en çok çocukları etkiledi; binlerce çocuk öldü, binlercesi sakatlandı, binlercesi de çocuk asker olarak büyüdü. Cumhurbaşkanları Mobutu ve Kabila zamanında, sokak çocukları casus olarak kullanıldı. Bu dönemde çocuk askerlerin sayısı 300 bin civarındaydı. Günümüzde bile Kongo’da halen 30 bin çocuğun silah altında olduğu iddia ediliyor.
Siyasi kargaşa ve istikrarsızlık ortamında, çetelerin eline düşerek çocuk asker olarak kullanılan gençler, ilk atış talimlerini belki de birilerini öldürerek yaptılar; hatta kendi aile üyelerinden bazı kişileri öldürdüler. Psikolojik olarak tamamen yıkılmış olan, aile ortamına ve huzurlu bir gelişim atmosferine uzak olan Kongolu çocuklar, şimdi de büyücülükle suçlanıyor.
Kongo nüfusunun yarıya yakınını çocuklar oluşturuyor. İç savaşın neden olduğu istikrarsızlıktan etkilenen, batıl inançların etkisi altında olan ve Evanjelist Kilise tarafından yönlendirilen aileler, çocuklarının büyücü olduklarını iddia ederek onları sokağa atıyor. Yedi milyon nüfuslu başkent Kinşasa’da resmi rakamlara göre 20 ila 40 bin, gayri resmi rakamlara göre ise 100 bin sokak çocuğu bulunuyor.
Afrika’nın her tarafında mantar gibi türeyen Evanjelist Kilise’nin televizyon yayınlarında, çocuklar uçmakla, insan eti yemekle, akrabalarını öldürüp yemekle, uğursuzluklar getirmekle suçlanıyor. Kiliselere giden umutsuz ve muhtaç Kongolu ailelere “Evlerinizde büyücüler var, felaketler bu yüzden başınıza geliyor.” deniyor. “İçlerine şeytan girmiş, kötü ruhları taşıyorlar.” diyerek savunmasız çocukları suçlayan papazlar, para karşılığında çocukları kötü ruhlardan temizleyeceklerini iddia ediyorlar.
Kongo’da yaşanan bu problem diğer Afrika ülkelerinde de görülüyor. Zimbabve’de geçen yıllarda birkaç tane kilisenin faaliyetleri durduruldu. Çünkü kiliseler çocuklara, “Kiliseye gelmeyen ailelerinizi de kiliseye getirin, gelmezlerse dövün, öldürün.” diyorlardı.
Büyücülük diğer Afrika ülkelerinde olduğu gibi Kongo’da da geleneksel bir inanç. Ancak, geçmişte yaşlı kişilere atfedilen büyücülük halihazırda çocuklara atfediliyor. Çocuk büyücü kavramı, Afrika kültürüne yabancı bir kavram. Çocuk hakları avukatı Ange Bay Bay “Bu, yeni bir problem. Biz de burada büyüdük ancak çocukların büyücülükle suçlandığını görmedik. Hayatta kimi şeyler kötüye gitmeye başlayınca aileler sık sık çocukları suçluyorlar. Mesela birisi öldüğü zaman, hastalık veya beklenmedik bir sıkıntı olduğu zaman çocuklar bu durumdan sorumlu tutuluyor. Ülkedeki ekonomik şartlar ağırlaştıkça sıkıntıya giren aileler çocuklarını suçluyorlar.” diyor.
Evanjelist Kilise’nin aileleri kışkırtmasıyla, Kongo’da yaşayan ve büyücülükle suçlanan çocuklar, kimi zaman aile fertlerinin ölümünden dahi sorumlu tutuluyor. Son günlerde basına yansıyan bir olayda, Kongolu iki erkek kardeş tüberküloz olan babalarının ölümünden sorumlu tutuldular. Bir diğer örnekte, “Mutfaktaki kimi eşyalarım kırıldı hastalanıp iyileşmedim, hastalığımın ne olduğu konusunda doktorlar hiçbir şey söyleyemedi; öğütme makinası kırıldı, kaza geçirdim, evden para kayboldu ve anladım ki Ikomba ve Luwuabisa büyücüydüler.” diyen bir anne iki çocuğunu yaşanan olumsuz gelişmelerden sorumlu tutuyor.
Diğer yandan, Kongolu çocuklar için “korku kültü”nü papazlar sembolize ediyor. Çünkü kötü ruh barındırdıkları iddia edilen çocuklar, kiliseye götürülüyor ve papazlar tarafından yapılan şeytan kovma seanslarına tabi tutuluyor. Çocukları kusturarak şeytanları kovduklarını iddia eden papazlar, kimi zaman çocuklara büyücülüklerini itiraf etmeleri için işkence de yapabiliyor. Hatta bir sandığa kilitlenen, yiyecek ve içecek verilmeyen çocuklar, ancak kötü ruhlardan temizlendiklerine inanıldığında serbest bırakılıyor.
Bugün Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde iç savaşın da etkisiyle, sahipsiz ve korumasız onlarca çocuk bulunmakta. Ailelerin de kilisenin etkisiyle çocuklarını sokağa itmesi, sokakta yaşayan çocuk nüfusunu günbegün artırmakta. Batıl inançlarla şekillenen büyücülük ithamı ise çocuklara yönelik yeni ihlallerin vuku bulmasına kapı aralamakta.
|
|
|