|
Dosya: Zorunlu emek ve insan tacirliği |
|
|
|
|
Yazar Sertaç Şehlikoğlu
|
Foucault, modern çağda işkencenin şekil değiştirdiğini anlatırken, algımızı geri dönülmez şekilde altüst etmişti. Modernizmin pırıltılı ve umut vadeden söylemleri, istesek bile başımızı döndüremiyordu. Artık geride, ilkel zamanlarda kaldığına inanmamız beklenen köleliğin, onca pırıltının arasında kuytu karanlıklarda, ama hayatın çok da içinde olduğunu görmeyi bir şekilde başarıyorduk işte.
 “Zorunlu emek” ile milyonlarca insan, günümüz modern kölelik sisteminin aktörleri. Zorunlu emek işçilerinin maruz kaldığı insan hakları ihlalleri arasında tecavüz, işkence ve hatta cinayet yer almakta. Fiziksel yolların dışında, psikolojik şiddetle de karşılaşan işçiler korkutma, tehdit ve yıldırma gibi yöntemlerle günde 12 saati aşan vardiyalarla çok ağır koşullarda çalışmaya zorlanmakta.
Sebepler: Yoksulluk: Yoksulluk, dünyada zorunlu işçiliğin altında yatan en temel sebep. Çalışmaya zorlanan işçilerin çoğu, açlık sınırında yaşayan ve daha iyi koşullara sahip olma vaadiyle kandırılan çocuk veya yetişkinlerden oluşuyor.
İşsizlik: İşsizlik oranının yüksek olduğu ülkeler, aynı zamanda insan tacirlerinin de en kolay zorunlu işçi bulduğu bölgeler durumunda.
Ayrımcılık: Ayrımcılık sonucu iş bulmakta zorlanan etnik kökenler (bölge bölge değişmekle beraber örneğin Hintli Müslümanlar), hayatlarını devam ettirebilmek için çareyi zorunlu işçilik şartlarına boyun eğmekte bulabilmektedirler.
Suistimal: Özel şirketlerin işverenleri genellikle ucuz işçi çalıştırarak çalışanlarını suistimal ediyor.
Siyasi çatışmalar: İnsan tacirleri, ucuz işçi bulabilmek için siyasi çatışma ve belirsizliklerin oluşturduğu boşluktan faydalanabilmektedir.
 İnsan ticareti Şu anda yeryüzünde 2,4 milyon kişinin yasal veya yasadışı yollarla ülkesinden kopartılıp başka ülkelerde çalışmaya zorlandığı tahmin ediliyor. Uluslararası yer değiştiren zorunlu işçilerin yıllık sayısı ise 600.000 ila 800.000 arasında değişmekte. Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş bölgelerde göçmen ve sığınmacılar zorunlu işçiliğe tabi tutulurken; Ortadoğu, Asya ve Afrika’da sahte vaatlerle kandırılan kişiler farklı sektörlerde kullanılmaktadırlar. İnsan tacirleri, iyi koşullarda yüksek maaşlı iş sunma vaadiyle kandırdıkları işçileri, dillerini bilmedikleri ülkelere götürüyor ve iş sonrası kilit altında tutarak işçilerin yardım istemelerini veya kaçmalarını da önlemiş oluyorlar.
Çocuk işçiler Ulusal ve uluslararası kanunların hemen hepsi, çocuk işçi çalıştırılması ile ilgili benzer düzenlemeler getirmektedir. Uluslararası Emek Kuruluşu Konvansiyonu 138. maddesi, 12 yaş altındaki çocukların çalıştırılmasını yasaklarken, 13-15 yaş arası çocukların yalnızca hafif işlerde çalıştırılmalarına izin vermektedir. Çocukların çoğu ailelerinden iyi şartlarda yaşayacakları, hatta eğitim alacakları vaadiyle uzun süreli kontratlar karşılığında kiralanırken, önemli bir kısmı da kaçırılarak dillerini bilmedikleri ülkelerde çalıştırılmaktadırlar. Kimi aileler ise açlık sınırında yaşamakta ve bu yüzden çocuklarının zorunlu işçi olarak çalıştırılmasını, yaşayabilmeleri için bir çıkış yolu olarak görmektedirler.
Çocukların çalıştırıldıkları sektörler genellikle dokumacılık, tarım, ormancılık, avcılık, imalat gibi çeviklik isteyen işlerdir. Dünyada zorunlu emek gücünün yarısını 15 yaş altı çocukların oluşturduğu tahmin ediliyor.
Haitili restavek çocuklar Haitili pek çok çocuk, aileleri tarafından hizmetçi olarak veriliyor veya satılıyorlar. “Resvatek” olarak anılan bu çocukların çoğu kız. İşveren ile aileler arasında aracılık yapan kişilerce bulunup ailelerinden kopartılan bu çocuklar, işverenlerine göre, bir insandan ziyade işe yarar bir eşyadan çok farklı değil. İşveren aile, çocuktan memnun kalmadığında kimseye açıklama yapmadan çocuğu dışarı atabilir; bu durumda restaveklerin rahatsız olma, şikayet etme veya geri dönme hakkı yok.
Borçlandırılmış emek Zorunlu işçileri elde tutmak için en sık kullanılan yöntemlerden biri de işçiye senet veya sözleşme imzalatarak borçlandırma. 1999 Birleşmiş Milletler Çağdaş Kölelik Şekilleri Çalışma Grubu verilerine göre, sekiz yıl önce dünyada 20 milyon insan bu şekilde çalışmaya zorlanıyordu. Bugün bu sayının yarıya indiği tahmin edilmekte. Ülkeler, bu şekilde işçi çalıştırmayı yasaklamakta, fakat yürütmedeki boşluklar yüzünden özellikle Nepal, Hindistan ve Pakistan gibi Güney Asya ülkelerinde yeterli derecede ilerleme kaydedememektedirler.
|
|
Sayı 45
DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl... DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceğiG-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ... DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: SrebrenitsaSrebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir.... İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...
|