Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 35

DÜNYA GÜNDEMİ: Fransa ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nin devlet terörü PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Efe   
Fransa ve Orta Afrika Cumhuriyetinin devlet terörüOrta Afrika Cumhuriyeti’nin kuzeyinde Çad sınırına yakın bölgede artan şiddet, on binlerce kişinin evlerini terk etmesine neden oldu. 2005’ten bu yana tahmini olarak 291 bin kişi evlerinden ayrılmak zorunda kaldı. 200 bin kişi ülke içinde yer değiştirirken; 79 bin kişi Çad, Kamerun ve Sudan’a, 22 bin kişi de farklı ülkelere kaçtı.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nin özellikle kuzey ve kuzeybatı bölgeleri silahlı kişilerin, isyancı grupların ve hükümet kuvvetlerinin şiddetine maruz kalıyor, kadınlar tecavüze uğruyorlar. İnsan Hakları İzleme Örgütü Afrika Direktörü Peter Takirambudde, Orta Afrika Cumhuriyeti birliklerini yüzlerce sivili öldürüp binlerce kişinin evlerini yıkmakla suçladı. Bölgede 10 binin üzerinde evin yıkıldığı belirtiliyor.

Çatışma yaşanan bölgelerden kaçan siviller insani yardıma muhtaç şekilde yaşıyorlar. Hasat mevsimine yaklaşıldığı şu sıralarda, şayet evlerine dönemezlerse hasat yapamayacak olan bu insanlar açlık tehlikesiyle karşı karşıya.

Bölgedeki çatışmaların ardında; Orta Afrika bölgesinde, özellikle Çad’da petrol bulunması yatıyor. Bu gelişmenin ardından Batılıların özelde de Fransa’nın bölge ile ilgili iştahı kabardı ve bölgenin karıştırılması süreci körüklendi.

Fransa, eski sömürgesi Orta Afrika Cumhuriyeti’nin katliamlarına ve yıkımlarına sadece askeri yardım sağlayarak değil, bölgeye askeri birlikler de yerleştirerek ortak oluyor. Batı, Sudan’ın Darfur bölgesinde oluşturulan suni problem hakkında büyük gürültüler koparttı ancak sınırın hemen ötesindeki bir ülkede insanlar öldürülürken hiç kimseden ses çıkmıyor. Dahası bu bölgedeki çatışmaların Darfur’dan kaynaklandığı ifadeleri ise tamamen hedef saptırma ve abartmadan ibaret.

Ülkedeki nüfusun %15’ini oluşturan Müslümanlar da çatışmalardan etkilenmekte. Çatışmalarda herhangi bir grup ya da tarafta yer almayan Müslümanlar çatışmacı tarafların arasında kalıyor. Dahası ülke ekonomisinde özellikle de ülkenin kuzey ve batı bölgelerinde etkin olan, bölgenin ilk Müslüman kabilesi M’bororo yıllardır ayrımcılığa tabi tutuluyor. Fransa’nın etkisiyle çıkartılmış olan dini fundamentalizm ile ilgili bir kanun, Müslüman nüfusun üzerinde baskı oluşturuyor. Müslüman nüfus halihazırda ülkenin kuzeyinde devam eden çatışmalardan da olumsuz etkileniyor. Nitekim, Zaraquinas olarak bilinen kuzeybatıdaki grup özellikle çocukları fidye karşılığı kaçırıyor. Kaçırılan çocukların çoğunluğu da ekonomik açıdan ciddi rol oynayan Müslüman M’bororo ve Fulani kabilelerinin çocukları. Diğer yandan 2005 yılında yapılan seçimlerle başkan seçilen darbeci François Bozize de Müslümanlara yönelik baskı politikalarına devam ediyor.
 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...


İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...