Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 34

İKTİBAS: Filistin'de fırsatçılık tırmanıyor PDF Yazdır E-posta
Yazar İnsani Yardım Vakfı   
filistin.jpgFilistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve onun Batı Şeria’daki yakın çevresinin yenilgiyi kabul eden tavırları Filistin halkının çıkarına hizmet etmek şöyle dursun Filistin’in uluslararası arenada tanınmış özgürlük, eşitlik ve insan hakları mücadelesine engel olmaktadır. Filistinlilerin, haklarını yeniden elde etmelerine yönelik küçük de olsa taşıdıkları ümidi yok etme pahasına da olsa, Abbas ve yanındaki elit tabaka, statü ve durumlarını sağlamlaştırmak adına Filistin davasını istismar ediyor.

Hamas’ın 2006’nın Ocak ayındaki seçimden zaferle çıkması ve Mart ayında askeri işgal altında hükümet kurmasına Filistin’den, İsrail’den ve Bush yönetiminin öncülüğündeki uluslararası arenadan gelen tepkiler gösterdi ki tüm bu siyasi aktörler için demokrasi, siyasi fırsatçılık kategorisine girmektedir; savaşları uzatmak, yasadışı işgallere kılıf uydurmak ve maddi kazanımlar elde etmek de bu bağlamda görülüyor. Demokrasi, Abbas yönetimi için bir araç idi ve öyle de kalacak.

Doğru demokrasinin tanımı, tüm meydan okuma ve tehditlerin üstesinden gelmekse eğer, Abbas bunu başaramamaktadır. Her otokratik devlet adamı gibi Abbas da, dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi Ortadoğu’da da demokrasinin pratiğe dönüşmesi için Amerika’nın testinden geçmek gerektiğini çok iyi bilmektedir. Bu, zaten bölgenin daha önce yüzleştiği eski bir derstir. Gerçek demokrasi, Amerika’nın menfaatlerine hizmet edendir ve bu menfaatlere karşı koyan herhangi biri de hak ettiği gibi cezalandırılır. Amerikan yandaşı olup da bir parça demokratik devlet görüntüsü sergileyemeyen rejimler “ılımlı” addedilmekte, buna karşılık Hamas gibi gayet demokratik olabilenler “ekstremist/radikal” olarak görülmektedir. Gerçekte, 40 yılı aşkın bir süredir bölgenin kaotik siyasetini yaşayarak tecrübe eden, siyaset bilimi ve tarih alanında iyi bir eğitimi olan Abbas, demokrasi oyununun kurallarını çok iyi bilmektedir.

Aslında Abbas’ın düzeni, Amerika ve İsrail ortak tasavvuruna dahil olduğunu ispatladı. Böylece Filistinli lider ve onun başbakanı Salam Feyyad ödül yağmuruna tutuldu: milyon dolarlık Amerikan yardımları, Hamas hükümetinin seçildiği dönemdeki yasadışı devlet vergilendirmeleri, zayıf güvenlik güçlerinin eğitilmesi ve sonunda Abbas’ın tam da ihtiyaç duyduğu uluslararası siyasi desteği kazanması. Diğer yandan, hükümet sözcülerinden birkaçı, Hamas’ı el-Kaide ve Taliban mensupları ile kıyaslayarak uluslararası medyayı yanlış bilgilerle yanıltıyor; örneğin Hamas ve el-Kaide arasında bir bağlantı olduğu iddia ediliyor. Oysaki bu iddia Filistinlilere yönelik ambargo ve sefaletin daha da artmasından başka bir işe yaramayacak.
filistin2.jpg
Filistinliler arasındaki anlaşmazlığın gittikçe yayılmasında ve Gazze’deki çaresizliğin derinleşmesinde Abbas’ın rolü büyük. Mahmud Abbas bu hizmetine(!) karşılık, İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile her iki haftada bir görüşme ayrıcalığıyla ödüllendirildi. Bunun yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve patronu Bush’un güven ve desteğini de aldı. İşgal altındaki bölgelerde yaşayan Filistinlilerin büyük çoğunluğunun desteklediği Hamas ile uzlaşmaya yönelik herhangi bir teşebbüste bulunmak, tümüyle olmasa da birtakım menfaatlerin kaybedilmesine neden olacak; ve bu da Abbas’ın alacağı bir risk değildir.

Bununla birlikte Filistin’de yaşanan anlaşmazlık sadece bir özgürlük ve hakimiyet mücadelesinin yanlış aksettirilmesi ve İsrail’in yasadışı işgalleriyle uluslararası toplumu yanıltan türden ifadelerde bulunması değil, başlı başına bir talihsizliktir. Hamas’a uygulanan uluslararası ambargo, üyeler arasındaki radikal duruşu ve hırsı daha da kuvvetlendirecek ki bu da gelecekte ortak bir zemin bulmanın zorluğu anlamına gelmektedir. Gün geçtikçe destek kaybeden el-Fetih ise, amacı Hamas’a karşı Abbas desteğini güçlendirmek ya da konfederasyon yoluyla Batı Şeria’yı Ürdün’e bağlayan “Ürdün seçeneği”ni gündeme getirmek olan ancak ümit verici görünmeyen bir uluslararası Ortadoğu Barış Konferansı’ndan medet ummak yerine, dış destek ve projelere/girişimlere bağlı kalmak zorunda kalabilir. Son zamanlarda İsrail kaynaklı Haaretz gazetesinde de yer alan ve yıllardır konuşulmakta olan ikinci seçenek iki nedenle gerçekleşebilir: İlk olarak, Abbas’ın tüm dünyaca tanınan liderliği, Mısır ve Ürdün gibi ülkelerden gelecek olan bölgesel ve uluslararası destek olmaksızın Filistinliler üzerinde hakimiyet kuramaz. İkinci olarak, Abbas yönetimi gün geçtikçe güç kaybetmektedir.

Kasımda düzenlenecek Barış Konferansı’na doğru, Abbas’ın Filistin halkına rağmen Amerika ve İsrail’e olan bağlılığını daha da göstermeye çalışacağı tahmin ediliyor. Ara ara dağılma veya bölünmeler olsa da 60 yıldır verdikleri özgürlük mücadelesine devam eden Filistin halkı ise, şimdi sahip oldukları tek güç olan birliktelik ruhundan da mahrum bırakılmaktalar. İşte bunu kaybettikleri an, İsrail zaferini tamamlamış olacak.
Ramzy Baroud, “Opportunism Trumps in Paletsine”, 26/08/2007, www.ccun.org . Ayşenur Bulut tarafından kısaltılarak tercüme edilmiştir.
 

Sayı 45

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...