Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 33

Irkçı rejime başkaldıran bir mücadele adamı: İmam Abdullah Harun PDF Yazdır E-posta
Yazar Muhammed Harun   
Irkçı rejime başkaldıran bir mücadele adamı: İmam Abdullah HarunHayatı
İmam Abdullah Harun, 1924 yılında Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde doğdu. Eğitim hayatına Cape Town’da adım atan İmam Harun, erken gençlik döneminde gerek yurt dışında gerekse yerel hocaların tedrisinde İslami çalışmalar yapma fırsatı buldu. Yerel hocalardan biri olan ve İmam Harun’un, tavsiyelerini ve rehberliğini istemek üzere sürekli başvurduğu İsmail Ganief Edwards, kendisinin hayatı üzerinde silinmez izler bıraktı.
Şeyh Yusuf’tan sonra Güney Afrika Müslümanlarının bir başka mücadele adamı olan İmam, Güney Afrika’daki Müslümanların üçüncü neslindendi. O, Güney Afrika’da zulme uğramışların mücadele sembolü oldu. İmam Abdullah Harun tam bir aksiyon adamıydı. 1955’te Claremont Camii’ne imam olarak atandığı zaman onun henüz genç ve tecrübesiz olduğu eleştirileri geldi. Fakat orada başlatmış olduğu çalışmalarla herkesi şaşırtan İmam, kadın-erkek tüm yetişkinler için dersler başlattı. Daha sonra Claremont Müslüman Gençler Derneği’ni kurdu. 1959’da Islamic Mirror dergisini yayımlamaya başladı ve 1960’ta da Muslim News dergisinin editörlüğüne atandı.
1950’lerde Güney Afrika’da Müslüman bir neslin ortaya çıkmasında çok önemli rol oynamış bir isim olan İmam Abdullah Harun, Hicaz’daki eğitim çalışmalarını tamamlayıp ülkesine döndükten sonra enerjisini sosyal refahla ilgili çalışmalara ayırdı. Bu çalışmaları ile 1950’ler ve 60’lar boyunca süren ırk ayrımcılığına karşı tavizsiz ve kararlı rolü nedeniyle saygı duyulan bir kişi oldu. İslam peygamberi Hz. Muhammed’in örnekliği ile ortaya konan prensiplere paralel bir öğretinin ve pratiğin yayılması için mücadele etti.
Langa, Guguletu ve Nyanga bölgelerindeki zencilere yönelik sosyal, ahlaki ve finansal desteklerde bulundu. Bu, onun insan saygısının ve zulme uğramış insanlara yardım etme sorumluluğunun bilincinde olduğunun bir göstergesiydi. İmam’ın 1961 Mayıs’ında bir programda deklare ettiği düşünceleri, Güney Afrika toplumunda görülen apartheid uygulamasının çarpıklığına işaret ediyordu. Bu programda İmam, farklı ırk mensuplarının iş ve yaşam alanlarını birbirinden ayıran Grup Bölgeleri Yasası’nın insanlık dışı, barbarca ve gayri İslami olduğunu ve bu kanunların İslam’ın prensiplerine tamamen ters düştüğünü belirtmişti.

 Tebliğ metodu
İmam Abdullah Harun, Güney Afrika’nın en karanlık siyasi dönemlerinden biri olan apartheid döneminde “tebliğ” (davet) faaliyetlerini ortaya koymuştu. İmam Harun, sosyo-politik ortamda Hıristiyanlarla karşılıklı bir ilişki geliştirdi ve bu ortamda hassas dini konulara değinmeden, kişisel örneklik yoluyla İslam’ın ne olduğunu, Müslümanların mevcut sosyo-politik şartlarda İslam’ın temel kaynaklarını nasıl yorumlaması ve uygulaması gerektiğini gösterdi.
İmam, tebliği, mesajının ve Cape Town toplumuyla etkileşiminin tamamlayıcı bir parçası olarak düşündü. Ona göre, atandığı camide kendileri için sınıf açtığı yetişkinlere İslam’ın temellerini, Kur’an’da ve peygamber(ler)in hayatında yer alan konuları öğretmek kadar; bunları Güney Afrika toplumu ile ilişkilendirmek de, ayrımcılığın yaşandığı toplum ve özellikle mensubu olduğu Müslüman topluluk için önemliydi. İmam’ın kurduğu ve rehberlik ettiği sınıflar gerçekten başarılı oldu ve bu sınıflardan, sadece ırk ayrımcılığı politikasını eleştiren değil, aynı zamanda İslam’ın temel öğretilerini, karşı karşıya oldukları sosyo-politik şartlarla bağdaştırabilen gençler yetişti. Tebliğde farklı metotlar deneyen İmam, ayrıca, görev yaptığı camide tüm ideolojik ve dini inançtan kişilere, başkalarına dil uzatmadan ve alışılmışın dışında inançları olan grupları küçümsemeden, kendi inançlarını ve uygulamalarını anlatma fırsatının verildiği platformlar oluşturdu.
Çoğu kez, maddi olarak kendisinden daha zor durumda olanlara yardım ettiği için maddi sıkıntı içinde bulunan İmam, insanların özellikle baskı altındaki kardeşlerine saygı ve hoşgörüyle yaklaşması, bir kişinin komşusu hangi inanca mensup olursa olsun onunla ilgilenmesi gerektiği gibi bazı değerlerin üzerinde ısrarla durdu.

 Şehadeti
1968’de Mekke’ye giden İmam, oradan Kahire’ye geçerek Africa National Congress ve Pan African Congress toplantılarına katıldı. Oradan da Londra’ya gitti. Fakat Güney Afrika’ya geri dönmeden önce yakın çevresinden arkadaşları ona, ülkesine dönmesinin onun için pek iyi olmayacağını, polisin onu hedef aldığını söyleyerek başka bir yere göç etmesini tavsiye ettiler. Fakat, babasının yaşlı olması ve yaptığı çalışmalar, onu başka bir ülkeye göç etmekten alıkoydu. Güvenlik Kuvvetleri ise onun çalışmaları hakkında bilgi topluyordu. 28 Mayıs 1969’da İmam gözaltına alındı. İmam, terörizm kanununa göre tutuklandı ve dört aydan fazla bir süre boyunca hiç kimseyle görüştürülmedi. 27 Eylül 1969’da kendisine yapılan işkenceler sonucu hayatını kaybetti. Yapılan resmi açıklama ise, İmam’ın merdivenlerden düşerek öldüğü şeklindeydi.
Apartheid rejimi, İmam’ı, rejime muhalif olmasından ve insanlara, yapılan zalimane uygulamalara karşı durmaları çağrısında bulunmasından dolayı şehit etmiştir. Beyaz azınlığın beyaz olmayan kahir ekseriyete tahakkümüne başkaldıran İmam’ın mücadelesi, ırkçı/ayrımcı rejime karşı yürütülen mücadelenin temel taşlarından olmuştur.
 

Sayı 45


DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...