Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 33

RÖPORTAJ: Toplu mezarlar sessiz çığlığı dünyanın PDF Yazdır E-posta
Yazar Ümit Sönmez   
RÖPORTAJ: Toplu mezarlar sessiz çığlığı dünyanınSrebrenitsa Katliamı’nın 12. yıldönümü vesilesi ile Bosna’ya giden İHH ekibi, Bosna Savaşı’nda ve Srebrenitsa Katliamı’nda ölen kişilerin cesetlerinin bulunması ve kimlik tespitlerinin yapılması sürecini takip eden International Commission on Missing Persons (ICMP) yetkililerinden Adam Boys ile görüştü. Cesetlerin kimlik tespitlerinin yapıldığı laboratuarlara da giren İHH ekibi, Srebrenitsa’da yaşanan kıyımın izlerini birebir müşahede etti.


Sayın Boys, International Commission on Missing Persons (ICMP)’ın gerek Bosna genelinde gerekse Srebrenitsa’da katledilen kişilerin cesetlerine ulaşma ve kimlik tesbiti yapma konusunda çalıştığını biliyoruz. Bize kısaca ICMP’nin çalışmalarından bahseder misiniz?
ICMP, Bosna Savaşı’nın ertesinde, barış sürecinde kurulmuş bir organizasyondur. Savaş esnasında gerçekleştirilen kıyımların, insanlık suçlarının tarihe not düşülmesi adına, ölen kişilerin cesetlerini toplu mezarlardan çıkarmak ve DNA analizlerini yaparak kimlik tespitinde bulunmak, ICMP’nin başlıca çalışmaları arasındadır.

Kuruluşunu müteakiben çalışmalarına başlayan ICMP, kıyıma uğrayan kişilerin cesetlerinin kimlik tespitlerini yapmanın hiç de kolay olmadığını gördü. Çünkü cesetler deforme olmuştu ve geleneksel yöntemleri kullanmak mümkün değildi. Bu yüzden DNA analizine gidilmesi gerektiğini düşündük.

Bosna’da sürdürdüğünüz çalışmalar ne aşamada? Ne tarz zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
Bosna’da yüzlerce toplu mezar bulunuyor. Çalıştığımız toplu mezarlarda karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri, kurbanların cesetlerinin parçalanıp farklı farklı yerlere gömülmüş olması. Ceset parçalarını özel malzemelerle mezarlardan çıkarıp bir araya getirdiğimizde kimi zaman bir kişinin cesedinin dört ayrı mezardan toplandığına şahit oluyoruz. Bir kişinin cesedinin 50 km’lik alana yayılmış 13 farklı mezardan toplandığı bile oldu. Böyle bir durumda DNA analizi yapılmadan kimlik tespitine gidilmesi mümkün değil.

Şu ana kadar kaç kişinin kimlik tespitini yapabildiniz?
Savaştan sonra kendilerinden haber alınamayan 30 bin kişi bulunuyordu. 7000’i Srebrenitsa’da, 10 bini Bosna genelinde olmak üzere 17 bin kişinin kimliğini tespit ettik. Bunlardan 7000’inin kimliği geleneksel yöntemlerle, 10 bin’inki de DNA analiziyle tespit edildi. Biz şu an geriye kalan 13 bin kişiyi arıyoruz.

ICMP, kimlik tesbiti yaptığı cesetlerle ilgili olarak bir rapor veriyor mu?
ICMP’nin bulduğu cesetlerin öldürülüş şekli ile ilgili de bir rapor vermesi gerekiyor; ancak çoğu durumda kişinin nasıl öldürüldüğüne karar vermek çok zor. Zira, Srebrenitsa’da katledilen kişiler derin çukurlara gömülürken ağır iş makineleri ile taşındılar. Cesetler üzerindeki darp izlerinin öldürülme şeklinden mi yoksa bu makinelerle taşınırken gerçekleşen darptan dolayı mı olduğu belirlenemiyor.

Çalışma yapacağınız toplu mezarları nasıl tespit ediyorsunuz?
Bu aslında karmaşık bir süreç. Tanıkların, hükümet yetkililerinin, kayıp yakınlarının veya köylülerin yönlendirmeleri, çalışma yapacağımız yeri tespit etmede etkili olabiliyor. Bir mezar yerini tespit ettikten sonra Bosna hükümeti mahkemeleri ile koordineli çalışan ekibimizi bölgeye yolluyoruz. Burada cesetler çıkarılmaya başlanıyor ve kimlik tespiti çalışmalarında bulunuluyor. Tabii bu süreçte birbirleri ile bağlantılı olan toplu mezarlarda da çalışmalar yaparak bir kişinin birden fazla yere gömülen cesedinin parçalarını bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu süreçte yurt dışında bulunan kurban yakınları ile de temasa geçiyor, kendilerinden kan örneği alıyor ve bu örnekleri Tuzla’da bulunan kan bankalarında analiz ediyoruz.

Kurbanların kimliklerini tespit etmede sorun yaşıyor musunuz?
Tabi ki, kurbanlar insanlığa sığmayan yöntemlerle öldürüldükleri, cesetler yakıldığı veya darba maruz kaldığı için, kimlikleri geleneksel yöntemlerle teşhis etmek mümkün değil. Biz bu yüzden DNA analizine gidiyoruz. Yanmış bedenlerden numuneler alarak DNA analizi yapıyoruz. DNA analizi %99 olumlu sonuç veriyor. Kimlik tespiti esnasında Bosna ve Sırbistan hükümetleri de bize destek oluyor.
Ayrıca cesetlerin teşhis edilmesini engellemek için toplu mezarlara mayınlar döşenerek tuzaklar kurulmuş. Böyle durumlarda cesetlere ulaşmadan önce mayınları temizlemek durumunda kalıyoruz ve bu da oldukça riskli bir iş.

Peki, bir muhasebe yaptığınızda yaşananlara bu kadar yakından şahit olmak size neler hissettiriyor?
Elbette ki yaşananlar çok üzücü. Bilhassa çocuk yaşta katledilenlerin, ve kayıp ailelerinin durumu içler acısı. İnsanlar kayıplarının cesetlerine kavuşabilme umuduyla yaşıyorlar. Kayıp yakınlarından öğrendiğimiz kadarıyla Bosna’da 12 ile 18 yaş arasında 8000 çocuk öldürüldü ve bu çocuklar katledildikten sonra ağır iş makineleri ile toplu mezarlara götürüldüler. Aileler çocuklarının cesetlerini bulmak istiyorlar. Ailelere çocuklarının veya yakınlarının ceset parçalarını sunmak zorunda kalmak insanlık onuru açısından kabul edilebilecek bir şey değil; onur kırıcı ve zedeleyici bir durum.

Olaylara bu kadar yakından tanıklık yapan biri olarak, vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Şunu söylemek isterim ki, tarih bu yaşananları unutmayacak. Bosna’da henüz açılmamış birçok toplu mezar var. Bizler, tüm dünyanın gözleri önünde işlenen bu cinayetleri duyurmak, yaşananları gözler önüne sermek ve aynı şeylerin tekrar yaşanmasını engellemek için bunları deşifre etmeye çalışıyoruz.
Sayın Boys, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

Kısa kısa
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan ...

DOSYA: Çocuk istismarı ve ihmali: Türkiye ve dünyada durum
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişile...

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...