Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 33

Bölgesel hesaplar mültecileri vuruyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Kemal Özdal   
Bölgesel hesaplar mültecileri vuruyorLübnan’da Hariri suikastını takip eden süreçte başlayan siyasi cinayetler, 2006 Temmuz işgali ve ardından başlayan siyasi kaos, bütün dengeleri yerinden sarsmıştı. Endişe ve tedirginlik her an yeni hadiselerin patlayabileceği sinyallerini veriyordu. Nitekim İsrail’in Lübnan’a yeniden operasyon düzenleyeceği iddialarının güçlendiği bir dönemde, Filistin’de ulusal birlik hükümetini yıkmak maksadıyla sokak çatışmaları (iç savaş değil) başlatıldı; Lübnan’da da Nehru’l-Barid mülteci kampında da çatışmalar baş gösterdi. Bu olayların arka arkaya gelmesi ise hiç de tesadüf gibi görünmüyor.
Lübnan’daki mülteci kamplarından muzdarip olan ABD, Hariri suikastını inceleyecek mahkemenin kurulabilmesi için bölgede bir iç güvenlik tehdidinin oluşmasını hesaplarına katmış gibi görünüyor. Gerek Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinden gelen kişiler gerekse değişik sebeplerle Lübnan içinde yer değiştirmiş problemli kişi ya da gruplar, merkezi ve idari yönetim boşluğu olan mülteci kamplarında yaşıyor. Güneydeki kamplara kıyasla daha sakin olan Nehru’l-Barid Kampı’nda başlatılan bu hadiseler adeta bir taşla iki kuş vurma gayreti olarak görülebilir. Zira, çatışmaların başladığı ikinci haftada BM’nin iç güvenlik sorununu gündeme alarak Hariri suikastını inceleyecek mahkemenin kurulmasına karar vermesi ve Nehru’l-Barid’in %80’inin yaşanmaz hale getirilmesi gözlerden kaçmadı.
Yarım asırdan uzun bir süredir statüsüz ve kimliksiz bir şekilde yaşayan; teneke, baraka ve göçük tarzı yerleşim birimlerinde, elektrikten ve temiz sudan yoksun, altyapısı felç olmuş ortamlarda hayat mücadelesi veren Filistinli mülteciler kimi hedeflerin kurbanı olarak seçiliyorlar. Filistinli mültecilerin eğitim imkanlarından ve sağlık hizmetlerinden yoksun bir şekilde yaşadıkları mülteci kamplarında, kamplar arasında dahi göç hareketleri yaşanmakta, buralarda “göç” bir insanlık dramı olarak karşımıza çıkmakta.
Nitekim, yaşanan son çatışmalar yine Filistinli mültecileri vurdu. 40 bin kişinin bulunduğu Nehru’l-Barid kampında yaşanan çatışmalar nedeniyle, kamptakilerin neredeyse tamamına yakını başta Beddavi kampı olmak üzere diğer kamplarda bulunan akraba ve dostlarının yanına sığındılar. Nitekim, 17 bin nüfuslu Beddavi kampının nüfusu, çatışmaların ardından bir hafta içerisinde 37 bine ulaştı.
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak, mülteci kamplarını çatışmaların ardından ziyaret ettik. Günde bir öğün gıdayla geçinmeye çalışan ve insani yardım örgütlerinin kapılarını çalmalarını bekleyenler, hasta, özürlü ya da sakat çocuklarıyla ikinci hicretini yaşayan aileler, ilaçlarını alamadığı için kör olma tehlikesiyle karşı karşıya olan şeker hastaları, İHH’nın koruma altına aldığı anaokuluna sığınanlar kamplardaki insan manzaralarından.
Mağdurlar, mültecilere tanınması gereken temel haklardan yoksun bir şekilde, sığındıkları kamplarda yaşam mücadelesi veriyorlar. Sağlık ocakları, nüfusu kabaran kamplarda gerekli hizmeti veremiyor; ilaç sıkıntısı ciddi boyutlara ulaşmış durumda. İHH’nın yaptırdığı seyyar banyo ve tuvaletler hijyen sorununa bir nebze olsun çare olmuş. Yine İHH’nın organize ettiği aşevi de mültecilere günlük sıcak yemek hizmeti sunuyor.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki; siyasi çıkarlar ve hesaplar gözetilerek yapılan müdahaleler sonucu, Lübnan’da kamplar arasında tetiklenen mülteci hareketleri, mülteciler açısından gayri insani koşullar doğurmakta ve insan hakları ihlallerine neden olmaktadır. Mülteci kamplarında zaten mahrumiyet içerisinde yaşayan bu insanların bugün maruz kaldıkları durum engellenmeli, bu insanlar için bir an önce yeni yerleşim birimleri tesis edilerek bu kişilerin mağduriyetleri giderilmelidir.


 

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Bülent Yıldırım*
Av. Bülent Yıldırım
Mültecilik konusunun, mültecilerin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlar için üretilecek çözüm önerilerinin tartışılacağı sempozyumumuza hoş geldiniz. Tarih...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Ahmet Emin Dağ*
İHH üç kıtada mültecilerin yanında
Mülteci kampları, çoğu ülkede başlangıçta mağdurların sığınağı olurken, bir süre sonra onların hayatını sınırlayan birer hapishaneye dönüşüyo...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Fuat Özdoğru
Dünyada mülteci hareketleri, Türkiye'nin konumu ve mültecilerin karşılaştıkları sorunlar

Dünyadaki mülteci hareketleri, mültecilerin karşılaştıkları sorunlar ve Tür...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*
Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü

Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Ahmet Yaman
İslam kaynaklarında ve geleneğinde mültecilik algısı
İslam geleneğine göre mülteciler, sığındıkları toplumun asli üyesi sayılırlar. Mültecilerin can ve mal dokunulmazlığı başt...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Michel Gaude*
Değerli Konuklar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın düzenlediği, mültecilerin kötü yaşam koşulları üzerine görüşlerimi sunacağım konferansa katılmak benim için büyük bir onur...