Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 33

Bölgesel hesaplar üzerinde güç denemesi PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdurrahim Warsame   
Bölgesel hesaplar üzerinde güç denemesiEtiyopya askerleri, İslam Mahkemeleri Birliği’ni başkent Mogadişu’dan püskürtmek ve yerine Amerika ile işbirliği içerisinde bir yönetim tesis etmek amacıyla 2006 yılının son iki haftasında güney Somali’yi işgal etti. Etiyopya güçlerinin saldırıları sonucu İslam Mahkemeleri Birliği geri püskürtüldü ve parçalandı. Etiyopya saldırılarının sözde nedeni, yönetimde bulunan ve Somali’ye Taliban tarzında bir yönetim getirmeyi hedeflediği iddia edilen radikal İslamcıların kökünü kurutmaktı.
Somali, 1991 yılından beri merkezi yönetimden yoksundu. 2004 yılında, komşu ülke Kenya’da düzenlenen bir toplantı sonucu ortaya çıkan ve Etiyopya güçlerinin hakim bir konuma sahip olduğu Geçici Federal Hükümet, Somali’de yönetimi ele almıştı.
Geçici Hükümet’in kurulmasını takip eden süreçte İslamcıların güç kazanmasında ABD’nin de rolü oldu. ABD, 2004 yılında Geçici Hükümet’in kurulmasını desteklemek suretiyle Etiyopya’nın Somali yönetimine müdahale etmesini sağladı. Bu olay, Mogadişu’da 11 adet İslam Mahkemesi’nin birleşip konfederasyon kurmasına, yani İslam Mahkemeleri Birliği (İMB)’nin ortaya çıkmasına meydan hazırladı.
Belli bir süre sonra, Mogadişu’da gücü ele geçiren İslam Mahkemeleri Birliği savaş ağalarını yenilgiye uğratarak geri çekilmelerini sağladı. Savaş ağalarının geri çekilmesi sonucu bölgede meydana gelen boşluğu dolduran İslam Mahkemeleri Birliği, ilk defa siyasal bir güç olarak ortaya çıktı.
İMB’nin kontrolü sağladığı günlerde sivillere karşı şiddetin durdurulması ve savaş ağalarının aldığı vergilerin ortadan kaldırılması yoluyla yiyecek fiyatlarının düşmesi, Mogadişu’ya istikrarın gelmesi olarak okunuyordu. İslam Mahkemeleri Birliği’nin Mogadişu’da istikrarı sağlamasının ardından, ülkenin güneyinde de yeni mahkemeler ortaya çıkmaya başlamıştı.
Ancak, Etiyopya’nın müdahalesini takiben, İslam Mahkemeleri Birliği ile Etiyopya ve geçici hükümet askerleri arasında çatışmalar başladı. Bu süreç, Etiyopya’nın yıl sonunda şimşek hızıyla başkenti işgal etmesiyle sonuçlandı.
Peki, İMB’nin yükselişini ne sağlamıştı, Etiyopya neden bu harekete düşman olmuştu ve bu düşüşün ardından neler gelecekti?
İslam Mahkemeleri hareketi, askeri bir “cihad” kanadını da barındırmaktadır. İlk başlarda mahkemeler içerisinde azınlıkta olan bu grup, “teröre karşı savaş” kapsamında giderek önemli bir konuma sahip olmuş ve mahkemenin gündemine silahlı savunma yapılması fikrini sokmuştur.

İMB, 1991 yılında merkezi yönetimin yıkılmasının ardından, kabile reisleri ve iş adamları tarafından, hırsızları cezalandırmak ve sözleşmeleri yerine getirmek amacıyla kurulmuşlardır. Mahkeme’nin yayıldığı bölgelerde, Suudi Arabistan’ın da dahil olduğu Körfez monarşilerinin ekonomik destekleri oldukça fazladır. Etiyopya’nın mahkemelere karşı düşmanlığının artmasıyla beraber, bölgede Etiyopya’ya rakip konumda olan Eritre de, mahkemeye silah yardımında bulunmaya başlamıştır.
Bugün Etiyopya Başbakanı Meles Zenawi, eskiden beri süregelen ve en temel kaygı haline gelen Batı’nın sempatisini kazanma adına, ısrarla Birlik’in el-Kaide ile bağlantılı olduğunu iddia ediyor.
Nitekim, İslam Mahkemeleri Birliği’nin kaydettiği son ilerleme, Somali’nin Ogaden bölgesinde tekrar hak iddia etmesini gündeme getirebilirdi.
Meles, İslam Mahkemeleri Birliği’nin Etiyopya’daki Darod kabilesiyle askeri bir bağlantı kurmasını beklemek yerine, onları Somali’de kullanmayı tercih etti. Darod kabilesi, şu an başkent Mogadişu’da Etiyopya destekli yeni bir hükümet kurdu ve Darodlu askerler işgalde yer aldı.
Meles, Geçici Hükümet’in korunmuşluğunun farkında ve Haviyeli savaş ağaları ve Mahkeme’den geriye kalan milisler bu hükümetin gücünü sarsmaya başladığında, hiç şüphe yok ki, onu terk etmeye hazır bir vaziyette beklemektedir.
Milisler gerilla savaşına devam edebilirler ve yabancı güçlerle savaştıkları müddetçe de destek kazanacaklardır. Fakat birlik olma noktasında büyük zorluklar yaşayacaklardır. Milisler, Mahkemelerin temel gayesinden uzaklaştıkça, savaş ağalarının elde ettiği kabile bağlarından yoksun kalacaklar. Bu güçler sürgün savaşçılar olarak ayakta kalabileceklerine dair gereğinden fazla umutludurlar.
Milisler hakkında söylenebilecek son kırılma noktası ise, milislerin radikal bir ideoloji tarafından desteklenen gerilla şartları altında bir araya gelebilecekleridir. İslam Mahkemeleri şu an dağılmış durumdadır ve yakın bir zamanda tekrar güçleneceklerini söylemek mümkün değildir.
Somali’de kesintisiz devam eden iç savaş, Somali siyasetini tamamen prensipten uzaklaştırıyor; zira insanlar artık kazananın yanında olma siyasetindeler. Önceden Mahkemeleri destekleyen kimi kişiler artık geçici hükümeti desteklemeye, bir kısım insanlar da savaş ağalarının yanında yer almaya başladılar. İnsanların önemli bir kısmı da başlarını eğerek geçim derdine düşmüş durumdalar.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki; “terörle savaş” adı altında bölgesel siyasette güç denemelerine girmek, Somali’yi derin bir sefalete sürüklemekten başka bir işe yaramayacaktır.

 

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*
Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü

Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*
Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak...

MÜLTECİLİK SEMPOZYUMU ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Uluslararası arenada mültecilik sorunu
  • Dünya üzerinde çeşitli nedenlerle yer değiştiren milyonlarca kişi bulunmaktadır. İster sığınmacı, ister mülteci, isterse göçme...

İslam Coğrafyası; Bir Muhacir Ülkesi: ÜRDÜN
Altı milyonluk nüfusun yarısından fazlasını Filistinlilerin oluşturduğu Ürdün, bir muhacir ülkesi olarak anılır.

Coğrafya
Ürdün,  kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Ira...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Taner Kılıç*
Mültecilik mevzuatından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri

Türkiye’de geçici sığınmacı pozisyonunda tutulan Avrupa dışından gelen iltica başvurusunda buluna...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Ahmet Yaman
İslam kaynaklarında ve geleneğinde mültecilik algısı
İslam geleneğine göre mülteciler, sığındıkları toplumun asli üyesi sayılırlar. Mültecilerin can ve mal dokunulmazlığı başt...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Michel Gaude*
Değerli Konuklar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın düzenlediği, mültecilerin kötü yaşam koşulları üzerine görüşlerimi sunacağım konferansa katılmak benim için büyük bir onur...