Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 32

Busha Arnavutluk'ta 450 Dakikalık Makyaj PDF Yazdır E-posta
Yazar Yusuf Armağan   
Busha Arnavutluk'ta 450 Dakikalık Makyaj
ABD Başkanı George W. Bush 10 Haziran’da Arnavutluk’taydı. Toplam 450 dakikaya sıkıştırılmış bu konsantre gezinin ne anlam ihtiva ettiğini değerlendirebilmek için gezi fotoğraflarına göz atmak yeterli olacaktır.

Bush ailesini karşılamak için caddeleri dolduran binlerce Arnavut, başlarda ABD bayrağının renklerini taşıyan “Sam Amca” şapkaları, dört bir yanda “Başkan Bush Arnavutluk’ta tarih yazıyor”, “Ortak olmaktan gurur duyuyoruz” afişleri ve binalara asılan dev Amerikan bayrakları... Fotoğrafların ön yüzünden dünyaya yayılan bu 450 dakikalık PR çalışmasının oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Bir de üstüne, Arnavutluk’u ziyaret eden ilk ABD başkanı olan Bush’a, Arnavutluk’un en büyük devlet nişanı olan Bayrak Madalyası da verildi.

Daha birkaç gün öncesinde ziyaret ettiği Roma’dan on binlerce kişinin katıldığı savaş karşıtı protestolarla uğurlanan, hem ülkesinde hem de dünyada nefret edilen bir kişinin Arnavutluk’ta böylesine pompalanmış sevgi gösterileri ile karşılanmış olmasının iki anlamı olabilir: Bunlardan ilki, bozulan ABD imajını düzeltme girişimi olarak adlandırılacaksa ikincisi de ABD açısından bozulan morallerin tamiri anlamını taşıyacaktır. Nitekim AP adlı ajansın tüm dünyaya geçtiği bir haberin satır aralarında yer alan şu cümle, düşüncelerimizi doğrular mahiyettedir: “Bush, ziyareti sekiz saatlik bile olsa Müslüman ağırlıklı bir ülkede büyük bir törenle karşılanmasının dünya sahnesinde iyi bir siyasi izlenim yaratacağını söyledi.”

Ancak kamera önlerinde yaşananların/söylenenlerin çoğu zaman gerçekleri yansıtmadığı fikrinden hareketle bir de fotoğrafın arka yüzüne bakmanın bu noktada en doğru okuma biçimi olacağından hiç kuşku yoktur.

Öncelikle Bush’un Arnavutluk’ta böylesine ilgi görmesinin altında yatan sebepleri sıralayalım:
1. Her ne olursa olsun Balkanlar’da yaşayan halklar nezdinde ABD, -tüm dünyadaki görüntüsünün aksine- savaşı bitiren bir ülke konumundadır. Özellikle Kosova’nın Sırp kuşatmasından ABD’nin müdahil oluşuyla kurtulmuş olması, Arnavutlar nezdinde unutulmaz bir etki yapmış durumdadır. Bu yüzdendir ki, Kosova bugün bölgenin en büyük Amerikan üssü konumundadır.

2. Arnavutluk, milli birlik mücadelesi vermektedir. Arnavut nüfusunun önemli bir kısmı Kosova’dadır. Kosovalı Arnavutların Sırbistan’dan ayrılma taleplerine en sıcak desteği ABD vermektedir. Kuşkusuz, ABD’nin bu tutumunun, kendisi için de bölgeye nüfuz edebilmek anlamında önem arz ettiğini söyleyebiliriz. Bölgenin zayıf aktörlerinden AB içerisindeki Yunanistan, Slovakya, Polonya, Romanya ve kendi iç politik realitesinden dolayı İspanya, Kosova’nın bağımsızlığına karşıdırlar. AB, Kosova’nın bağımsızlık talebi karşısında tam anlamıyla bir kararsızlık içerisindedir. Buna karşılık Sırbistan’ın arkasında hiç de yabana atılmaması gereken bir Rusya faktörü vardır. Son olarak, geçen hafta içerisinde Almanya’da düzenlenen G-8 Zirvesi süresince Rusya’nın ikna edilememesi nedeniyle Kosova’nın nihai statüsü konusunda net bir sonuca ulaşılamamıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı konuşmalarda sürekli olarak Kosova’nın statüsünün Sırbistan’ın iç meselesi olduğunu ve bu soruna uluslararası müdahalenin yersiz olduğunu söyleyerek, dolaylı yoldan Sırbistan hükümetini destekliyordu.

3. Ekonomik ve güvenlik anlamında kendisini güvende hissetmek isteyen Arnavutluk, NATO ve AB üyesi olmaya hazırlanmaktadır. Bunun için ABD’nin desteği şarttır.

4. ABD’de birkaç yüz bin Arnavut asıllı Amerikalı bulunmaktadır. Ve uluslararası arenada Arnavut lobisi önemli bir güç konumundadır.

5. Bölgede sosyalist rejimlerden ve sosyalist rejimlerin artığı faşistlerden çok çeken halkların talepleri ile ABD’nin çıkarları aynı mecrada birleşmektedir.
Mesela Irak’ta isyan etmek üzere olan askerlerinin yanına ancak gece yarısı, ani bir seyahatle gidebilen Bush için, beklentileri anlamında ABD’den başkaca bir seçeneği kalmamış Arnavutluk’tan daha iyi imaj tamircisi bulmak neredeyse imkansızdı. Aslında bu tabloda, barış naralarını birbiri ardına sıralayan Arnavutlar da, dünyanın başka bir bölgesinde insanların karşısına çıkamayacak kadar kanla kirlenmiş olan Bush’un hiç inandırıcı olmadığının farkındaydı.
Bölgedeki menfaatleri gereğince, partner ihtiyacını acilen gidermek zorunda olan ABD, Arnavutlar üzerinden kendi amaçlarına da hizmet etmiş olacaktır. Özellikle Rusya’nın bölgede giderek daha fazla söz sahibi olmaya başlaması karşısında, ABD’nin Adriyatik kıyılarında yeni bir güvenlik şeridi oluşturma ihtiyacı da kaçınılmaz hale gelmiştir.

 Bu gerekçelerden hareketle ABD, bölgedeki hazır zeminden de faydalanarak Arnavutluk’ta şu temel noktalarda vaatlerde bulundu:

1. ABD tarafından Arnavut halkının her zaman destekleneceği ifade edildi.

2. Arnavutluk’un ABD’nin bölgedeki partneri olduğunun altı çizildi.

3. Kosova konusunda, “Statü müzakerelerinde ilerleme kaydetmemiz gerekiyor; nihai sonuç Kosova’nın bağımsızlığıdır.” diyen Bush, “‘Bu kadar yeter! Kosova bağımsızdır.’ sözünü sonra söylemek yerine şimdi söylemekte fayda var.” cümlesini kurmaktan kaçınmadı.

4. Bush, Arnavutluk hükümetini, 1999 yılından beri BM tarafından sevk ve idare edilen Kosova’da sükunet ve barışın korunmasına yardımcı olmaya da çağırdı. Bu aynı zamanda Arnavutluk’un Kosova üzerindeki etkisinin meşrulaştırılması ve sorumluluk alma isteğinin kabul edilmesi anlamı da taşımaktadır. Malum olduğu üzere, bağımsızlığa giden yolun gittikçe uzaması, Kosovalı Arnavutların sabırlarını taşırmaktadır. Başbakan Sali Berişa, 13 Haziran günü Kosova Başbakanı Agim Çeku ve Kosova Cumhurbaşkanı Fatmir Sejdiu ile Kosova sınırındaki Kukes şehrinde yaptığı görüşmede ABD talebini Kosova yönetimine iletmiş oldu.

5. Bush, Adriyatik Tüzüğü’nün üç üyesi olan Arnavutluk, Makedonya ve Hırvatistan’ın başbakanları ile öğle yemeği yedikten sonra, bu üç ülkenin NATO’nun Bükreş’te yapacağı 2008 Zirvesi’nde üyelik daveti alma yönündeki çabalarına destek sözü verdi. Burada altı kalın çizgilerle çizilmesi gereken husus ise, NATO üyeliği için gereken tek şeyin, siyasi ve askeri alanda yapılacak reformlar olduğu gerçeğidir. Zaten Arnavutluk Başbakanı Sali Berişa da yaptığı açıklamada, “Arnavutluk’u Batı askeri ittifakına katılım daveti almaya uygun hale getirmek için her türlü kararı almaya, her türlü yasayı çıkarmaya ve her reformu gerçekleştirmeye hazırız.” demek suretiyle ABD talepleri konusunda endişe edilecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Bunun ilk adımı da Afganistan’da görev yapan Arnavut asker sayısının artırılmasıyla atılmış oldu.

Genelde Balkan halkları ve özelde Arnavut halkı için ABD, sadece bir mecburiyetin adıdır. Osmanlı’nın bölgeden çekilmesinden sonra bir türlü istikrarı yakalayamamış olan Balkanlar, ellerini, bütün denenmişliklerin üstüne son çare olarak, başka bölgelerdeki kanlı ellerini kendilerine bugüne kadar hiç göstermemiş olan ABD’ye uzatmaktadır. Bu durum, Clinton’la Bosna’da Dayton ile başlayan bir sürecin devamı olarak değerlendirilmelidir.

Bu ziyarete ilk tepki, 28 Haziran’da, 1389 I. Kosova Savaşı’nın yıldönümünde, Kosova Savaşı’nın yapıldığı Gazimestan Meydanı’nda yankılandı. Sırbistan Başbakanı Vojislav Koştunitsa, Bush’un Arnavutluk ziyaretiyle Kosova’nın bağımsızlığının daha yüksek sesle dillendirilmeye başladığı bugünlerde, oldukça sert bir “anti-Amerikancı” üslupla, halkın, devlet erkanının ve kilise temsilcilerinin huzurunda yaptığı konuşmada, “Kosova için Sırp- Amerikan savaşı başlayacaktır!” derken bölgenin yeni bir sürece girdiğinin de işaretini vermiş oluyordu. Ses Koştunitsa’ya aitti belki ama konuşma metni daha çok Putin’in cümlelerini andırır mahiyetteydi. Gazimestan Meydanı deyip geçmemek lazım. Zira Kosova Savaşı’na ev sahipliği yapan bu meydan, savaşın 600. yılında (1989) Bosna soykırımının temellerinin atıldığı bir yer olmuştur. O tarihte Miloşeviç, işte bu meydanda bir milyon Sırp’a hitaben yaptığı konuşma ile Sırp milliyetçiliğini tetiklemiş ve akabindeki birkaç sene içinde Bosna’da soykırıma girişilmiştir.

Bush’un Arnavutluk’a yaptığı ziyaretin doğuracağı sonuçların neler olacağı önümüzdeki dönemde meydana gelecek gelişmeler neticesinde ortaya çıkacaktır. Şu bir gerçektir ki; 450 dakika boyunca tüm dünya Bush’un yüzündeki makyajın akışını dakika dakika izlemiştir. Çünkü dünya Doğu’suyla, Batı’sıyla Bush yönetimini çok iyi tanımaktadır. Görenler için, 450 dakikanın sonunda saat 12’yi vurdu ve her şey balkabağına dönüştü zaten.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...

Kısa kısa
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan ...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...