Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 30

İktibas: Kuzey Afrika hükümetleri İslami hareketlerle mücadele etmek için bir araya geliyor* PDF Yazdır E-posta
Yazar M.S.Ahmed   
Hiç şüphe yok ki, üç Mağrib ülkesindeki –Cezayir, Fas ve Tunus- insanların çoğu liderlerinin otokratik ve yozlaşmış olduklarına ve bölgedeki İslami gruplara karşı Batı ile sıkı bir ittifak kurduklarına inanmakta. Bu inanca ek olarak, bu üç ülkededeki servetin zengin elitlerin tekelinde olduğu, buna karşın çoğu insanın bu servetten mahrum ve yoksul olduğu gerçeği ise, yönetici elit zümreye ve uzun süredir iktidarda kalan yöneticilere yönelik neden böyle yaygın bir direniş olduğuna açıklık kazandırıyor. Bu direniş ve nefret, diğer Arap yöneticiler gibi Mağrib liderlerinin de işbirliği içinde olduğu, “terörizmle savaş” adı altında maskelenmiş olan, Amerika öncülüğündeki Irak işgalinin ve Washington’un İslam’a karşı savaş beyanlarının sonucu olarak yoğunlaşmış durumda. Washington’un, İsrail için son derece avantajlı olan barış anlaşmasını Filistinlilere dayatmak için uyguladığı insafsız plan da, Cezayir, Fas ve Tunuslu despotlara yönelik muhalefeti radikalleştirmekte.

kralmuhammed.jpgCezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika, Tunus Devlet Başkanı Zeynelabidin bin Ali ve Fas Kralı VI. Muhammed, güçlerini birleştirmeye kararlılar ve herhangi bir makul ve gerçekçi çözüm, yönetimlerinin sonlanmasına yol açacağı için, bu meselelere yönelmeyi reddetmekteler. Bunun yerine, kendilerine karşı girişilen ve bazen silahlı ve şiddetli olan yaygın direnişi “terörizm”, muhaliflerini ise “terörist” olarak damgalamaya ve onları bozguna uğratmak için kaynaklarını birleştirmeye karar verdiler.

Mağrib ülkeleri, işbirliği yapmalarından ziyade anlaşmazlıklarıyla tanındıkları için, kaynakları birleştirme kararı, geniş ölçüde çarpıcı bulundu. Örneğin, yıllar boyunca Cezayir, Batı Sahra’nın Fas’tan ayrılıp bağımsızlığını kazanması için Polisario direniş mücadelesini desteklemişti. Polisario liderleri halen, içinde yaşadıkları ve Batı Sahra yasal hükümeti olarak diplomatik statüden yararlandıkları Cezayir tarafından tanınmaktalar. Şaşırtıcı olmamakla beraber, bu iki ülke bu mesele üzerinde yıllardır birbirleriyle kavgalı idi; fakat Faslı bir bakan olan Muhammed el-Bazighi 20 Mart’ta Marrakeş şehrindeki bir toplantıda, Fas ve Cezayir arasındaki siyasi farklılıkların, güvenlikle ilgili meselelerde karşılıklı işbirliğine engel teşkil etmeyeceğini söyledi.

“Bölgedeki terörist gruplar”ın benimsediği yeni taktiklerin ortaya koyduğu tehlikelerin tamamen farkında oldukları için, El-Bazighi’ye göre, birtakım meselelerdeki farklılıklar, Fas ve Cezayir’deki güvenlik teşkilatlarının işbirliği içerisinde olmasını engellemedi. El-Bazighi burada, Mağrib bölgesindeki el-Kaide’ye atfedilen, Cezayir, Fas ve Tunus’u hedef alacağı şeklindeki yeni bir açıklamaya işaret ediyordu. El-Bazighi, güvenlik konularında bu iki ülkenin işbirliği yapmasının, aralarındaki ilişkiye yansıyacağını ve Cezayirlileri, Batı Sahra’nın geleceği için Rabat tarafından hazırlanan yeni planı kabul etmeye ikna edeceğine dair umutlu olduğunu söyledi. Ona göre plan, tam bağımsızlığın verilmesine kafi gelmese de, tam özerkliği öngördüğü için cömert sayılmakta. El-Bazighi, Cezayirlilerin bu planı daha önceden reddettiğini, fakat plan Nisan’daki BM Güvenlik Konseyi’ne sunulduktan sonra destekleyeceklerini umduğunu da sözlerine ekledi.

Fakat, Batı Sahra planını kabul etmesi için Cezayirlilere dışarıdan baskı uygulamak için hiçbir gayreti bulunmayan Rabat, risk de almamaktadır. Örneğin; geçtiğimiz haftalarda üst düzey Faslı diplomatlar, bu planı geliştirmek üzere Washington’u ve diğer Batı başkentlerini ziyaret ettiler. Ziyaretlerinde Fas’ın egemenliği, güvenlik denetimi, hudutları ve ekonomisine karşılık, bir Batı Sahra bölgesel hükümeti ve meclisi oluşturmayı önerdiler. Bununla beraber, Batı’nın terörizm kaygıları ve kıyıya ulaşmak için Batı Sahra’yı kullandıklarını ve Kıta Avrupası’na girmek için sandallar kiraladıklarını iddia ettikleri Kuzey Afrikalıların Avrupa’ya yasa dışı göçleri kartını da oynadılar. Bu, Avrupa’daki hükümetlerin, planı ve Mağribli yöneticilerin “anti-terörist” programını neden desteklediklerine de açıklık kazandırmakta.

Bununla beraber, ABD’nin “demokratikleşmelerine” yardım ettiği mitine hayat vermek için hükümetlerin icra etmek zorunda oldukları göstermelik seçimler sonucunda, Fas’taki Adalet ve Kalkınma Partisi gibi İslami grupların güç kazanabilecek olması, bölgesel güçlerin temel endişesi. Örneğin; Fas Kralı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin eylülde gerçekleşecek olan seçimlerde güçlü kazanımlar elde edeceğinden korkuyor. Tıpkı Buteflika ve Zeynelabidin gibi o da, güçlü bir karşı-hareket ve bölgesel hükümetler arasında tam bir işbirliği olmazsa, “İslamcı” grupların yönetimi er geç ele geçireceklerine inanıyor. Kral VI. Muhammed’in hayata geçirmek istediğinin ne kadar uç olduğu ise, 21 Mart’ta Ensar el-Mehdi grubunun 50 üyesinin hakkında dava açıldığı ve Batı yanlısı monarşiyi “İslami bir devlet”e dönüştürmeyi hedefleyen “terörist” eylemler planlamakla suçlandıkları zaman görüldü.

Ancak Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu’ndan Patrick Cronin’e göre; Batılı istihbarat servisleri, “Cezayir’in, bölgesel terörist tehdidin odak noktasında olduğuna” inanıyor. Bu ise, Başkan Buteflika’nın, Tunus Devlet Başkanı Zeynelabidin’e, terörist gruplara karşı bu iki ülkenin kaynaklarını birleştirme yönündeki şiddetli çağrısına açıklık getiriyor. Buteflika, meslektaşına, Tunus’un bağımsızlığının yıldönümünde (20 Mart’ta) onu kutlamak üzere yazdığı bir mektupta, -eğer önlenmezse- tüm bölgenin istikrarını yok edecek olan “terörist tehditler”le ve kurumlarla mücadele etmek için Tunus hükümetiyle işbirliği yapmaya tamamen hazır olduğunu söylemişti. Tehditlerin sadece bu iki komşu ülkenin istikrar ve güvenliğine değil, ekonomik kalkınmalarına da yönelik olduğu sanılmakta. Oysaki, gerçekte, ekonomik kalkınmanın yetersizliğinden temel olarak bölgesel hükümetlerin yozlaşmasının sorumlu olduğu ve onların siyasi ve insan haklarına yönelik baskılarının, tüm bölgeyi alevlendiren temel sebep olduğu şeklinde yaygın bir görüş bulunuyor. Sadece işbirliği içinde olmak, ne bölgenin sorunlarını çözecek ne de diktatör yöneticileri ve yozlaşmayı muhafaza edecek. Fakat işte bu despotlar, rota değiştirmeyi zamanında öğrenecek gibi görünmüyorlar.

* M.S.Ahmed, “Governments of North African countries come together to fight Islamic movements”, Muslimedia International, Nisan 2007, www.muslimedia.com. F. Zehra Bayrak tarafından tercüme edilmiştir.

 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU Kudüs'te kritik dönemeç
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...

DOSYA: Çocuk istismarı ve ihmali: Türkiye ve dünyada durum
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişile...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...