|
İlaç ve uygun yaşam koşulları sağlandığı takdirde tedavi edilebilecek olan hastalıklar nedeniyle her yıl milyonlarca Afrikalı hayatını kaybediyor.
Dünya’nın bir ucunda hastalar için teknolojinin son tedavi imkanları
araştırılırken, diğer ucunda, Afrika’da, hala milyonlarca insan
önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölüme sürükleniyor. Bazı ülkelerde
nüfusun yarısından fazlasının 25 yaşın altında olduğu Afrika’da, temel
sorunu yetersiz beslenme ve enfeksiyonlar oluşturuyor.
Dünyadaki AIDS’li hastaların %80’ini barındıran Afrika, bebek ve anne
ölümlerinin en yoğun görüldüğü, beklenen ortalama yaşam süresinin en az
olduğu kıta. İsveç’te ortalama yaşam süresi 80 iken, Sierra Leone’da bu
süre 34’e düşüyor. Bunların hiç biri tesadüf değil; Batı’nın sömürgesi
olduğu için bütün yerüstü ve bilinen yeraltı kaynakları yıllardır
sömürülen, okumuş gençlerini ve enerjisini kaybeden Afrika, bir çıkış
arıyor.
Genel olarak Afrika ülkelerinin durumu birbirinden çok da farklı değil.
Bazı ülkelerde AIDS en önemli sağlık problemiyken, bazılarında sıtma,
nüfusu tehdit eden en ciddi hastalık. Dünya Sağlık Örgütü verilerine
göre, Afrika’da gerçekleşen ölümler arasında ilk sekiz neden arasında
bulaşıcı hastalıklar geliyor. Zatürre, sıtma, ishal, kızamık ve
tüberküloz gibi ilaç ve uygun yaşam koşulları sağlandığı takdirde
tedavi edilebilecek olan hastalıklar nedeniyle her yıl milyonlarca
Afrikalı hayatını kaybediyor.
Büyük salgınlar kapıda
İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle, bazı Afrika ülkeleri yeni salgın
tehditleri ile karşı karşıya. Halihazırda, geniş insan kitleleri sıtma
ve menenjit salgınlarından etkilenmekte. Afrika ile özdeşleşmiş
hastalıklardan biri olan ve daha çok çocukları mağdur eden sıtma,
sivrisinekler yoluyla insanlara geçiyor ve insandan insana bulaşarak
yayılıyor. Her yıl dünya üzerinde %90’ını Afrika’da yaşayanların
oluşturduğu bir milyon insan sıtma nedeniyle hayatını kaybederken,
Afrika’da her 30 saniyede bir çocuk sıtmadan dolayı ölüyor.
Geçtiğimiz yıl, Fildişi Sahili’nde 63 bin çocuk sıtma nedeniyle
hayatını kaybetti. Oysaki erken teşhis ve uygun tedavi yöntemlerinin
takip edilmesiyle sıtmanın önüne geçilebilir. Sıtma gibi kolay
önlenebilir salgın hastalıklar, insani kaybın yanı sıra, ülkelerin
sosyo-ekonomik gelişmeleri açısından da olumsuz sonuçlar doğuruyor.
Sağlık kuruluşlarının uyarıda bulunduğu bir diğer hastalık ise
menenjit. Uluslararası sağlık kuruluşları yetkilileri, bu yıl menenjit
kuşağındaki ülkelerde büyük bir salgının baş gösterebileceği uyarısında
bulunuyorlar. Nitekim, 95 ve 97 yılları arasında yaşanan menenjit
salgınından 250 bin kişi etkilenmiş; 25 bin kişi bu salgında hayatını
kaybetmişti. Şu an Burkina Faso ve Sudan gibi ülkelerde menenjit
salgını görülürken, salgının Benin, Fildişi Sahili, Kamerun, Gana,
Mali, Nijer, Nijerya, Çad, Togo, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik
Kongo Cumhuriyeti ve Etiyopya gibi ülkelere de yayılacağı uyarısında
bulunuluyor.
Siz görürseniz onlar da görecekler
Salgın yolu ile bulaşan hastalıkların yanı sıra, kalıtım yolu ile
geçen, tedavi imkanlarının ve yaşam koşullarının iyi olmaması nedeniyle
körüklenen hastalıklar da Afrika insanının belini bükmekte. İHH İnsani
Yardım Vakfı’nın Türkiyeli hayırseverlerin gündemine taşıdığı katarakt
hastalığı da bu hastalıklardan biri. Gözdeki lensin bulanıklaşması ve
gözün ön kısmında görme netliğini engelleyen bir sis perdesinin
oluşması ile gerçekleşen katarakt nedeniyle, Afrika genelinde beş
milyon kişi görme nimetinden mahrum yaşıyor. Kalıtım, ultraviyole
ışınlara maruz kalma, tedavi imkanlarının yetersizliği ve zamanında
müdahale edilmemesi gibi nedenler dolayısıyla, Afrika’da yüz binlerce
kişi katarakt nedeniyle göremiyor. Yaygın kanaatin aksine, katarakt
Afrika’da sadece yaşlılarda değil, kalıtım ve bölge koşullarına bağlı
dezavantajlar nedeniyle çocuklarda da görülebiliyor.
Diğer hastalıklarda olduğu gibi, katarakt hastalığı da basit önlemler
alındığı takdirde tedavi edilebilir. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın
Dayanışma Vakfı ve T.C. Sağlık Bakanlığı’nın katkılarıyla hayata
geçirdiği Katarakt Kampanyası kapsamında uzun yıllardır görme
nimetinden mahrum yaşayan binlerce insan ışığa kavuşacak.
Projeler hayati önem taşıyor
Zayıf idareler ve elverişsiz politikalar nedeniyle, kronik hastalıklar,
açlık, kuraklık ve yetersiz beslenme gibi sorunlarla mücadelede kalıcı
çözümlere ulaşılamayan Afrika ülkelerinde, hayata geçirilecek olan
projeler kıta insanın geleceği açısından ehemmiyet taşıyor. Nitekim
kıtada istismara açık alanlarda faaliyet gösteren kimi kuruluşlar, kıta
insanını kalkındıracak projeler yerine onları kendilerine bağımlı
kılacak yardım projelerinde bulunuyor.
Afrika can kaybediyor, yardım istiyor, tedavi bekliyor. Hayatları
boyunca doktor yüzü görmeyen, 40 bin insana bir doktorun düştüğü
ülkelerde yaşayan Afrikalı kardeşlerimize elimizi uzatmanın tam zamanı;
yaralarını sarmanın tam vakti.
|