Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 30

Kafkasya: Boris Yeltsin: Demokrat diktatör, liberal komünist, sevecen savaşçı (!) PDF Yazdır E-posta
Yazar Fatma Yaşar - fatmatunc@ihh.org.tr   
Kimileri Yeltsin’i sevecen (!) bir lider olarak yad etse de, Çeçenler ve duyarlı kamuoyu onu sadece acımasız bir savaşçı olarak anıyor.

yeltsin.jpg"Sovyetler Birliği’nin dağılmasında kilit rol oynayan ve Rusya’nın ilk devlet başkanı olan Boris Nikolayeviç Yeltsin kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybetti.” Ölümü bu meale gelen cümlelerle dünya kamuoyuna duyuruldu Yeltsin’in. 1 Şubat 1931’de Rus kökenli bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelen Yeltsin’in çocukluk yıllarına dair rivayet edilen en meşhur hadise, 11 yaşındayken arkadaşlarıyla bir depodan çaldığı el bombasının patlamasıyla sol başparmağını kaybetmesi.
İnşaat mühendisliği eğitimi alan Yeltsin’in hayatına yön veren dönüm noktası ise 1961 yılında Komünist Parti’ye katılması oldu. Parti içerisinde hızla yükselen Yeltsin, kısa bir süre sonra Sverdlovsk bölgesi parti birinci sekreterliğine getirildi. Mihail Gorbaçov’un Sovyetler Birliği Devlet Başkanı olmasının ardından ise Moskova’ya çağrılarak Moskova Belediye Başkanlığı görevine getirildi. Nisan 1985’te Komünist Parti Merkez Komitesi’ne seçildi. 1987 yılında Gorbaçov tarafından görevden uzaklaştırıldı. Şubat 1988’de ise partiyle ilgili bütün yetkileri elinden alınarak İnşaat Bakanlığı Yardımcılığı’na tayin edildi. Halk yanlısı bir siyaset izleyen ve “çoğulculuğu” savunan Yeltsin, Mart 1989’da Moskova’da %89,6 oranında oy alarak SSCB Halk Temsilcileri Kongresi’ne seçildi. Mayıs 1990’da Gorbaçov’un itirazına rağmen Rusya Federasyonu Komünist Partisi Başkanlığı’na getirildi.

Yeltsin’i Yeltsin olarak dünya kamuoyuna duyuran olay ise Ağustos 1990’da Gorbaçov’a karşı girişilen ve yaklaşık 60 saat süren darbeye tankların üzerine çıkarak direnmesi oldu. Tankların üzerinde demokrasiyi savunan bir lider olarak başta Batı olmak üzere tüm dünyanın takdirini topladı. İzlediği ince siyaset ile Gorbaçov’un devlet başkanı olarak yeniden göreve dönmesini sağladı. Ancak Yeltsin, bu başarısını darbecileri olduğu kadar Gorbaçov’u da yıpratmak için iyi bir araç olarak kullandı. Gorbaçov’un başarısızlıkları Yeltsin’i daha güçlü hale getirdi. Gorbaçov’dan bağımsız uygulamalara girişti ve anayasaya aykırı kararnameler çıkardı. Birkaç ay içinde Sovyet iktidarının en güçlü unsurlarından Komünist Parti’yi yasakladı ve bütün parti mallarına el koydu. Gorbaçov, kendisini koltuğundan eden bu kişi hakkında yıllar sonra, “Onu Sibirya’dan Moskova’ya asla getirmemeliydim, bu benim en büyük hatalarımdan biri oldu.” ifadesini kullanmıştı. Ölüm haberinin ardından ise Yeltsin’in Rusya için önemli işler başardığını ama aynı zamanda hataları da olduğunu söylemekten geri durmadı.

Darbe girişiminden yaklaşık bir yıl sonra ise, 12 Temmuz 1991’de, Rusya’nın seçilmiş ilk devlet başkanı olarak Rusya siyasetindeki yerini aldı. Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve Rusya’nın demokrasi ve kapitalizme sarsıntılı geçişine öncülük eden Yeltsin dönemi, siyasi, askeri ve ekonomik çalkantılara tanık oldu. Demokrasi söylemiyle darbeye tank üzerinde direnen Yeltsin, 1993’te yetkilerini kısıtlamak isteyen Duma’yı tanklarla bombalatmaktan kaçınmadı. Anayasada değişikliğe gitti ve adeta diktatör yetkileriyle donanarak konumunu güçlendirdi.

Yeltsin, %2000’lere varan enflasyonla dibe vurmuş bir ekonomi ve salgın hale gelen suç ve yolsuzluklar ile karşı karşıyaydı. Kaybettiği imajını yenilemek ve illegal uygulamalarını meşrulaştırmak için 1994 yılında Çeçenistan’a savaş açtı. 1994 yılında başlayan Çeçenistan Savaşı on binlerce kişinin hayatına mal olurken, Rus ordusu yenilgiye uğrayarak 1996 yılında bölgeden çekilmek zorunda kaldı.

Yeltsin, 1996 yılında ikinci kez devlet başkanlığına getirildi. 9 Ağustos 1999’da Vladimir Putin’i başbakanlığa atadı ve Putin, “kendisinden sonra devlet başkanı olmasını istediği kişi” olarak ilan etti. Kendisiyle ilgili spekülasyonların arttığı bir dönemde Vladimir Putin ile birlikte ikinci kez Çeçenistan’a saldırdı. 1999’da görev süresi dolmadan önce istifa eden Yeltsin’in yerine vekaleten atanan Putin, seçimlerin ardından resmen devlet başkanı oldu. Putin, Çeçen Savaşı konusunda Yeltsin’in izinden gitti ve sürekli şiddeti körükleyerek savaş üzerinden siyasi kazanım elde etmeye çalıştı. Putin’in, Yeltsin’in ölümünün ardından söylenecek onca söz varken sarf ettiği birkaç cümleden birinin “Yeltsin’in Rusya’yı koruyun söyleminin kendilerine her zaman ahlaki ve siyasi kılavuz olduğu” şeklinde olması, bunun halen böyle olduğunun açık bir göstergesi.
Hem demokrat hem diktatör, hem liberal hem komünist, hem de acımasız bir lider olarak tarihe geçti Yeltsin. Üst düzey bir görevdeyken metroyla işe gidip gelecek kadar popülist, yetkilerini kısıtlayanları gözünü kırpmadan bombalatacak kadar despottu. Kimileri Yeltsin’i sevecen (!) bir lider olarak yad etse de, Çeçenler ve duyarlı kamuoyu onu sadece acımasız bir savaşçı olarak anıyor. Tezatlıklarla dolu 76 yıllık hayatı bir 23 Nisan gününde son buldu.

 

Sayı 45

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...


DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...