Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 29

Ortadoğu: İşgalin gölgesinde hükümet oyunu! PDF Yazdır E-posta
Yazar Hatice Boynukalın Şenkardeşler - haticeboy@hotmail.com   
Çözülmeyi bekleyen gerçek sorunların tartışılmasına sıra gelmeyen bir ülkede işgal devam ederken peş peşe kurulan hükümetlerin bir anlamı olabilir mi?

Geçtiğimiz mart ayı, Filistin’de kardeş kanının akıtıldığı zorlu bir dönemin ardından, yolu Mekke’den geçen ittifaklarfilistin.jpg ve yoğun pazarlıklar sonucu Ulusal Birlik Hükümeti’nin kurulmasına sahne oldu. Böylelikle Ortadoğu’ya demokrasi getirme sevdalısı güçler tarafından dahi nezihliği teslim edilen Filistin genel seçimleri sonrasında oyların çoğunluğunu elde eden Hamas, iktidar koltuğunu muhalefetle paylaşmaya bir bakıma icbar edildi.

Kurulan yeni hükümet, Filistin’de çok geniş bir kesimi temsil etmesi açısından bir ilk. Yine İsmail Heniye’nin, geçmişte varılan anlaşmalara saygılı olacaklarını vurgulaması ve hükümetin temel amacının 1967’de işgal edilen topraklar üzerinde Filistin devletini kurmak olduğunu söylemesi de Hamas hareketi açısından bir ilk.
Parlamento seçimlerine katılmasıyla beraber siyasi sürece bir şekilde entegre olan ve yeni bir siyasi dili benimsemenin ilk işaretlerini veren Hamas’ın, hükümetteki temsilcilerini hareketin liderlerinden ziyade akademisyenlerden seçerek belki de İsrail’le olan görüşmelerini kolaylaştırmak istemesi de gözlerden kaçmıyor. Yine Suudi Arabistan’ın başını çektiği Mekke ittifakı açılımıyla ortaya çıkan tabloda Hamas; Suriye-İran ekseninden uzaklaşarak, Batılı ülkelerce itidalli olarak adlandırılan Arap devletlerine yaklaştı. Bu açıdan bakıldığında Filistin davasında yeni bir dönemece girildiği kesin.

Filistin’in 11. hükümetini yerel ve bölgesel birçok problemin beklediği aşikar. Bunların başında ise hükümetin uluslararası arenada kabul görüp görmeyeceği meselesi geliyor.

İsmail Heniye başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti’nin kurulup güvenoyu almasından hemen sonra İsrail, terörist unsurlar barındırmakla suçladığı bu hükümetin hiçbir bakanıyla temas kurmayacağını bildirdi. Başlangıçta kurulacak olan hükümeti tanımayacağını vurgulayan ABD’nin, daha sonra hükümetin icraatlarına göre tavır alacağını ilan etmesi ise yeni yönetime uzatılmış bir zeytin dalı olarak okunabilir. Uluslararası toplum ise, bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Rusya, Çin, Brezilya, Norveç, İsveç gibi ülkeler şimdilik olumlu görüşler bildirerek hükümetin kurulmasını destekledi. Öte yandan, İngiltere’nin hükümet yetkilileriyle görüşme yapacağı yönündeki söylentiler gerçekleşirse bu, İngiltere siyasetinde de yeni bir döneme girildiği manasına gelecektir.

Ancak söz konusu ülkelerin bu konuda ABD’ye rağmen tamamen bağımsız bir politika izlemesi de beklenmemeli. Bugüne kadar hükümet üyeleriyle görüşmeler gerçekleştiren diplomatların el-Fetih mensubu isimlerle bir araya gelirken Hamaslı yetkililerle görüşmemeye özen göstermesi de sözünü ettiğimiz endişeden kaynaklanıyor olsa gerek.
Arap dünyasına gelince; başlangıçta seçimlerde Hamas’ın başarı kazanmasını kendileri için bir tehlike olarak gören Arap yönetimleri, yaşanan gelişmelerle, Hamas’ın artık Filistin topraklarında göz ardı edilemeyecek bir güç olduğunu gördü. Bu açıdan, Arap devletlerinin hükümet kanadında kendilerine yakın olanları desteklemekle birlikte Hamas faktörünü de göz ardı etmeyecekleri tahmin edilebilir.

Öte yandan “terörist” Hamas’ı iş başına getirdiğinden dolayı açlığa mahkum edilen Filistin halkının yaşadığı ekonomik sorunlar da çözüm bekleyen problemler listesinin ilk sıralarında yer alıyor.

Oslo Barış Süreci sonrasında oluşturulan Filistin Özerk Yönetimi’nin, Avrupa ülkeleri ve ABD’den gelecek mali yardımlara bağımlı kılınması, söz konusu yardımların yönetim ve halkın üzerinde Demoklesin kılıcı gibi sallanmasına yarıyor. Arap ve İslam ülkeleri bu konuda inisiyatifi ele almadıkça bu yardımlar, Filistin’in yumuşak karnı olmaya devam edecektir.

Temiz ve dürüst kadrolarıyla halkın güvenini kazanan Hamas’ın, yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen hükümet ortaklarından el-Fetih’in üst düzey yetkilileri hakkında nasıl bir politika izleyeceği de akla gelen sorular arasında.
Diğer yandan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın, ulusal güvenlik biriminin başına, Hamas’a rağmen, taraflar arasındaki çatışmaları fitilleyen kişi olarak büyük tepki çeken Muhammed Dahlan’ı getirmesi hükümet içerisindeki görüş ayrılıklarının en bariz örneğini oluşturuyor.

İçte ve dışta baş edilmesi güç problemlerle karşı karşıya bulunan Ulusal Birlik Hükümeti, en önemli sınavını ise kendi kuruluş amacı konusunda vereceğe benziyor. Gerçekten kurulan bu hükümet, anlaşmazlıkları bir yana koyarak Filistin davasını önceleyecek, bağımsızlığı gündeminin baş maddesine oturtacak bir birlik hükümeti mi? Yoksa farklı görüşler ve stratejik vizyonlar içeren ve zorunluluktan dolayı bir araya “iliştirilen” yamalı bir görünüme sahip iktidar heveslisi bir topluluğun yansıması mı? Görünen o ki, Ulusal Birlik Hükümeti, iç ve dış sorunlardan öte bizzat kendiyle imtihan edilecek.

Bir yanda Filistin topraklarında haksızca yükselen ırkçı duvar, İsrail hapishanelerinde tutulan esirler, her gün kervana katılan yeni şehitler ve Filistin halkının akan kanı, gözyaşları… Diğer yanda suni gündemlerle meşgul edilen ve birbirine düşürülen aynı davanın çocukları… Çözülmeyi bekleyen gerçek sorunların tartışılmasına sıra gelmeyen bir ülkede işgal devam ederken peş peşe kurulan hükümetlerin bir anlamı olabilir mi? Kanaatimce Filistin Ulusal Birlik Hükümeti’ni asıl bu açıdan okumak gerekiyor.

 

Sayı 45

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...


ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....