Uzun yıllar süren istikrarsızlığın ardından gelen çatışma süreci, evlerini terk eden binlerce Somaliliyi mülteci konumuna düşürdü. İnsani durumun gittikçe kritik bir hal aldığı Somali’de halihazırda görülen ishal salgını da geniş kitleleri tehdit ediyor.
Somali halkı, doğal afetler ve iç karışıklıklar nedeniyle bitmek
tükenmek bilmeyen çetin bir insanlık sınavıyla 17 yıldır mücadele
ediyor. 1992 yılında askeri rejimin devrilmesinin ardından ülke,
kabileler arası bir güç mücadelesine sürüklendi. Bu süre zarfında,
devletin bütün altyapı sistemi yıkıldı ve kamu hizmetleri durdu.
Binlerce insan evlerini terk ederek ya komşu ülkelere göç etti ya da
ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı. Ülkede yaşayan binlerce
insanın mağduriyeti, birbirini izleyen doğal afetlerle de perçinlendi.
Son yaşanan sellerle binlerce dönüm tarım arazisi yok oldu.
Sekiz ay önce İslam Mahkemeleri Birliği (Union of Islamic Courts /
UIC), ülkenin güneyinde önemli bir kısmın ve başkentin kontrolünü ele
geçirdiğinde, başkentte kalıcı barışın sinyalleri görülmeye
başlanmıştı. Fakat UIC’nin, geçici hükümetin kontrolündeki Baidoa’nın
batı bölümündeki kasabaları ele geçirme girişiminden sonra olayların
gidişatı değişti. Geçici hükümete bağlı güçler, ağır silahlarla
donatılmış binlerce Etiyopyalı askerin desteğiyle, UIC askerlerine
karşı saldırıya geçti ve onları ülkenin güney köşelerine doğru kaçmaya
zorladı.
Etiyopya’nın Somali’ye müdahalesinden sonra, Uganda ordusuna mensup
1200 asker, 8000 kişilik Afrika Birliği Barış Gücü’nün bir parçası
olarak Mogadişu’ya ulaştı. Uganda askerlerinin Somali’ye
gönderilmesindeki amaç, Etiyopya askerlerinin ülkeden geri çekilmesini
hızlandırmaktı. Nitekim Somali halkının büyük çoğunluğu da ülkede
Etiyopya askerlerinin bulunmasından rahatsızlık duyuyordu.
Başkent Mogadişu’da bulunan Etiyopyalı askerlere karşı bazı
başkaldırılar gerçekleşti; ancak bu hareketlerin liderliğini üstlenen
kimse olmadı. Kimi raporlara göre, Etiyopya askerlerine başkaldıran bu
hareketler UIC ile ilişkilendiriliyordu; ancak şu bir gerçek ki,
meydana gelen olaylarda en büyük pay savaş ağalarına aitti.
Etiyopya’nın müdahalesinden sonra yaşanan çatışma sürecinin
ardından geçici hükümet, başkent Mogadişu’da bir uzlaşma konferansı
yapılması yönünde bir çağrıda bulundu. Fakat bu konferansa muhalifler
davet edilmedi; zaten muhalifler de böyle bir görüşmeye katılma
taraftarı değildi. Diğer yandan, Etiyopya, Uganda ve geçici hükümet
birliklerinin askerlerinden oluşan koalisyon güçlerinin de muhalifleri
başkentten temizlemeye yönelik bir hareket başlatmaları ihtimal
dahilinde. Bu durum, başkentte şiddetin tırmanması anlamına geliyor.
Nitekim geçtiğimiz günlerde karşıt güçlerin çatışmalarından dolayı
sivillerin hedef alındığı olaylar yaşandı.
Velhasıl, 21 Mart’ta başkent Mogadişu’da şiddetli çatışmalar
yaşandı; hastane raporlarına göre 20 kişi hayatını kaybetti, 80’den
fazla kişi de yaralandı. Ölenlerden 10’u geçici hükümetin ve
Etiyopya’nın askerleriydi. Etiyopya tarafından desteklenen geçici
hükümet askerlerinin başkente varmasından bu yana yaşanan bu en
şiddetli çatışmalar, havan topu ve füze saldırılarından dolayı birçok
kişinin evlerini terk ederek yer değiştirmesine neden oldu.
Etiyopyalılar, Mogadişu’da nüfusun yoğun olduğu bölgelere yoğun hava
saldırıları gerçekleştiriyorlar. Sivil ölümler ise, Etiyopyalıların
açtığı saldırılar ve karşı tarafın ateşleri sonucu gerçekleşiyor. Mart
ayının son günlerinde ise, Etiyopya ordusunun Mogadişu’daki
saldırılarında 200 Somalili hayatını kaybetti.
Somali’de görülen siyasi istikrarsızlık ve çatışmalar nedeniyle
ülkedeki insani durum günden güne kötüleşiyor. Yaşanan son çatışmalar,
binlerce ailenin evlerini terk etmesine ve böylece yeni bir göç
dalgasının oluşmasına neden oldu. Çiftçilerin arazilerini terk etmeleri
sonucu mahsul alımında görülen düşüş ise mevcut insani durumu daha da
kötüleştiriyor.
Siyasi istikrarsızlık ve çatışma nedeniyle sivil kayıpların verildiği,
insanların mülteci konumuna düştüğü Somali’de, şu günlerde görülen
ishal salgını da insani durumu olumsuz etkiliyor. Dünyadaki iklim
değişikliklerine ve bölgede temiz suyun azalmasına bağlı olarak
neredeyse her yılın şubat, mart, nisan aylarında görülen ishal salgını,
Somali’yi bu yıl ciddi bir şekilde vurdu. Sağlık raporlarına göre; dört
bölgede -aşağı Shabeelle, orta Shabeelle, Hiiraan ve Benadir’de- ishal
hastalığının görülme oranı ve buna bağlı ölümler ciddi bir şekilde
yükseldi. Bazı sağlık merkezleri, günde ortalama 50-60 hastanın
ishalden dolayı kendilerine başvurduğunu belirtiyor. Uzak bölgelerde
olan hastaların sağlık merkezlerine ulaşamaması nedeniyle de ölüm
oranlarında artış görülüyor.
Somali’deki salgının yayılmasını durdurmak ve salgına bağlı ölüm
oranlarını azaltmak için acil olarak geniş çaplı bir kampanyayı hayata
geçirmek gerekiyor. Bu kampanya kapsamında salgından ciddi olarak
etkilenen uzak bölgelere sağlık ekipleri gönderilmeli; ayrıca, ziyaret
edilecek mülteci kamplarında kuru gıda dağıtımı yapılmalıdır.
|