Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 28

İslam Coğrafyası: İslam ve insanlık tarihi içinde Yemen PDF Yazdır E-posta
Yazar Taha Kılınç - taha_kilinc@yahoo.com   

Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Yemen toprakları, İslam ve insanlık tarihi açısından birçok önemli hadiseye sahne olmuş ve Kur’an’da bahsi geçen birçok kıssaya da merkezlik yapmıştır.

Yemen, büyük bir atılım yapma potansiyeline sahiptir. Fakat genç nüfus oranının çok yüksek olduğu ülkede, çiğnenmesi milli bir anane haline gelmiş olan narkotik etkili “kat” bitkisi, insanların dinamizmine ve ülkenin ekonomik yapısına büyük bir darbe vurmaktadır.

Başkenti Sanaa’nın Hz. Nuh’un oğlu Sam tarafından kurulduğu kabul edilen Yemen, dünyanın en eski yerleşimyemen.jpg bölgelerinden biridir. Dolayısıyla İslam ve insanlık tarihi açısından önemli olan birçok hadise, Yemen topraklarında gerçekleşmiştir.

Hz. İsmail, Mekke’ye babası tarafından bırakıldıktan sonra, zemzem kuyusunun keşfiyle beraber Yemen’den göç ederek bölgeye yerleşen Curhumoğulları’ndan bir kızla evlenmiş, Curhumoğulları da zaman içinde Mekke’nin asıl ahalisini oluşturmuştur. Hicret’ten sonra İslam dinine vatan olan Medine’nin iki büyük kabilesi Evs ve Hazrec de Yemen kökenlidir.

İslam’dan önce Sebeliler, Himyerîler, Katabânîler, Etiyopya merkezli Aksum Krallığı ve İran merkezli Sâsânî İmparatorluğu’nun hakimiyeti altında bulunan Yemen, Kur’an’da bahsi geçen birçok kıssaya da merkezlik yapmıştır. Sebe Kraliçesi Belkıs ve görkemli ülkesi Ma’rib, Sebe suresinde anlatılan Ma’rib Barajı, Hz. Hud’un kavmi Ad ve yaşadıkları Ahkaf bölgesi, Ad kavminin meşhur İrem bağları hep Yemen sınırları içindedir. Ayrıca Ebrehe ve Burûc suresinde inanmış insanlara yaptığı korkunç zulümlerle anılan Kral Zû-Nuvâs da Yemen yöneticilerindendi. İnkarcı kavimlerden Tubba da, Yemen’de yerleşmişti.


Hz. Peygamber devrinden Osmanlı’nın son dönemine
Hz. Peygamber’in en yakınındaki sahabilerin birçoğunun vatanı olan Yemen, Hicret’in dokuzuncu yılında, Muaz b. Cebel’in yönetici olarak gönderilmesiyle, bir İslam ülkesi haline gelmiştir.

Emeviler ve Abbasiler zamanında da, merkezden atanan bir vali ile yönetilen Yemen, Abbasi Devleti’nin gücünü yitirmeye başlamasıyla, bölgesel güçlerin denetimi altına girmiştir. Yemen, Arap yarımadasının Hint Okyanusu’na açılan en uç kısmında bulunması sebebiyle birçok gücün hesaplaşma sahası içindeydi.

1517’de başlayan Osmanlı hakimiyetinden önce Yemen, Abbasilere tabi olan Ziyadiye, Yafuriler, Karmatiler, Ressiler, Suleyhiler, Hemdaniler, Mehdiler, Resuliler ve Tahiriler gibi birçok devletin egemenliği altında kaldı. Bu devletlerden Mehdiler, önce Fatımi, sonra da Eyyubi devletlerine tabi oldu.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Yemen, 1517 yılından itibaren kademeli olarak fethedildi. Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) ile son Osmanlı askerlerinin de çekildiği Yemen, toplam 401 yıl boyunca Osmanlı vilayeti olarak kaldı.

Osmanlı’nın gerileme döneminde, imparatorluğun bütün uzak coğrafyalarında olduğu gibi Yemen’de de bazı idari problemler baş gösterdi. Giderek güçlenen ve dünyanın dört bir yanındaki sömürgeleri sebebiyle “güneş batmayan imparatorluk” olarak anılmaya başlayan Büyük Britanya, 1839 yılında, Yemen’in Hint Okyanusu kıyısındaki önemli limanı olan Aden ve çevresini işgal etti. Yemen, Osmanlı’nın yıkılışına kadar, İngilizlerle Türkler arasında paylaşılmış olarak kaldı. Osmanlı, 1918 yılında Orta ve Kuzey Yemen’den askerini çekerken, İngiltere Güney Yemen’de 1967’ye kadar kaldı.

Osmanlı’dan sonra Yemen

yemen (5).jpg

24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması ile Kuzey Yemen’in bağımsızlığını ve Güney Yemen’in İngiltere sömürgesi olduğunu resmen tanıyan Türkiye Cumhuriyeti, Yemen’in yeni hakimi İmam Yahya ile iyi münasebetler geliştirdi. Bunda, 1910–1912 yılları arasında, Osmanlı delegasyonunun başkanı olarak, Yemen’de İmam Yahya ile barış müzakerelerinde bulunan ve anlaşma imzalayan İsmet İnönü’nün büyük rolü vardı.

Zeydiye mezhebine mensup olan İmam Yahya, 1924 yılı başlarında kendisini Yemen Kralı ilan etti. Daha sonra başa oğlu İmam Ahmed ve torunu Seyfulislam geçti. Krallık yönetiminin yol açtığı çeşitli huzursuzlukların ardından, Kuzey Yemen’de 26 Eylül 1962 tarihinde cumhuriyet ilan edildi.

30 Kasım 1967’de son İngiliz askerinin Güney Yemen’den çekilmesiyle, ülke toprakları tamamen Yemenlilerin eline geçmiş oldu.

Kuzey ve Güney Yemen’in güçlerini birleştirmelerinin önünde bazı ideolojik engeller vardı. Kuzey Yemen’de zaman içinde liberal ve dışa açık bir rejim oluşturulurken, İngilizlerin çekilmesinden iki yıl sonra, Güney Yemen’de komünist bir devlet kuruldu. Bu durum, 1990 yılına kadar böyle devam etti.

22 Mayıs 1990’da Kuzey ve Güney Yemen birleşti. Yeni ismiyle Yemen Halk Cumhuriyeti’nin devlet başkanlığına kuzeyin önceki başkanı Ali Abdullah Salih getirilirken, başkan yardımcılığı görevini de güneyin eski başkanı Ali Salim el-Beyd üstlendi. Ancak kısa zaman sonra çeşitli siyasal problemler ve uyuşmazlıklar ortaya çıktı. Uzun karmaşa dönemlerinden sonra el-Beyd, güneyin eski başkenti Aden’e çekildi. Anlaşmazlıkların silahlı çatışmaya dönüşmesi üzerine, Kuzey Yemen askerleri 1994 yılında Aden’i kuşatarak, güneyi tamamen denetim altına aldılar. Ali Salim de, siyasi mülteci olarak Umman Sultanlığı’na sığındı.

Günümüzde Yemen’in siyasi yapısı
yemen2.jpg 6 Şubat 1978’de işbaşına gelen Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, halen yönetimdedir; 1969 yılında darbeyle yönetimi ele geçiren Libya lideri Muammer Kaddafi ve 1970’de başa geçen Umman sultanı Kabus gibi Arap dünyasının uzun yıllar iktidarda kalmış devlet başkanlarındandır.

Yemen, çok partili siyasal sisteme sahiptir. Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’in partisi Genel Halk Kongresi, Islah Partisi ve Yemen Sosyalist Partisi’ni, ülkenin en etkili siyasal oluşumları olarak kaydetmek gerekir.

Yedi yılda bir genel seçimlerin düzenlendiği Yemen’de, Genel Halk Kongresi 1978’den beri yarışı önde bitirmektedir. Bunun belki tek istisnası, geçtiğimiz eylül ayında düzenlenen son seçimler olmuştur.

Hadramevtli sevilen siyasetçi ve eski bakanlardan Faysal b. Şemlan, Ali Abdullah Salih’e karşı, başta Islah Partisi olmak üzere muhalefetin oluşturduğu ittifakın ortak adayı idi. Önceki seçimleri %90’larla kazanan Salih, bu seçimlerde ancak %78 oy alabildi. Üstelik seçimlere birçok şaibe iddiası da karıştı.

Yemen halkı üzerinde çok büyük etkisi olan Islah Partisi, 1990 yılında, halen Meclis başkanı olan Şeyh Abdullah b. Hüseyin el-Ahmer tarafından kuruldu. Ülkenin en güçlü ikinci partisi olan Islah, aynı zamanda sosyal kurumları, vakıfları ve dernekleriyle Yemen halkının hayatının her alanında aktif olarak yer almaktadır.

Çeşitli kaynaklarda İhvan-ı Müslimin çizgisine yakın gösterilen Islah Partisi’ni, böyle adlandırmak doğrusu çok isabetli olmayabilir. Zira, Islah Partisi Yemen’de, “rejim karşıtlığı” yaparak kavga çıkarıp arada masum halkı çiğnetmek yerine, siyasi iktidarla görev paylaşımına giderek, gücünü Yemen halkının ayağa kalkması için harcama yolunu seçmiş görünüyor. İslam coğrafyasında yaşanan çeşitli tecrübelere bakıldığında bu, Yemen şartlarında yapılabileceklerin en iyisi gibi duruyor.

Dini, sosyal ve ekonomik yapı
Halkın genelinin Şafii mezhebine bağlı bulunduğu Yemen’de, eskisi kadar gücünü hissettirmese de Zeydiye mezhebi de varlığını devam ettiriyor. Şia’nın ılımlı bir kolu olan Zeydiye mensupları, Hz. Ebubekir, Ömer ve Osman’a karşı herhangi bir düşmanlık beslemiyor; sadece hilafetin Hz. Osman’ın değil, Hz. Ali’nin hakkı olduğunu iddia ediyor.

İslam dini, Yemen’in hakim rengi durumunda. Orta Yemen’de yer alan tarihi Cibla şehrinde yerleşmiş az sayıda yabancı Hıristiyan nüfus bulunuyor. Yaklaşık 130 yıl İngiltere toprağı olarak kalan Aden’de ise yine yabancılara hizmet veren faal kiliseler vardır. Buna karşın, Yemen’in Suudi Arabistan sınırına yakın Sa’da şehrinde, Yemenli Yahudiler bulunuyor. 1948’den itibaren kafileler halinde İsrail’e taşınan Yemenli Yahudilerin bu son kalıntıları, huzur içinde yaşıyorlar. Ülkede kendilerine karşı herhangi bir düşmanlık gösterilmiyor.

Yemen, petrol zengini Arap dünyasının en fakir bölgelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yapılan uluslararası araştırmalar, Yemen’deki insanların %60’ının fakirlik sınırının altında yaşadığını göstermektedir.

Bulunduğu coğrafya ve dünyanın önemli transit yolları üzerinde yer alması itibariyle, siyasi açıdan oldukça şanslı bir ülke olan Yemen’in, bu şansını gelişmiş ve etkili bir ülke olma noktasında değerlendirilebildiğini söylemek mümkün değildir. Petrol, doğalgaz, kaplıca suları gibi doğal kaynaklarının yanında verimli arazileri, aynı anda farklı iklim şartlarının yaşanabilmesi gibi tabiat unsurlarıyla beraber Yemen, büyük bir atılım yapma potansiyeline sahiptir. Fakat genç nüfus oranının çok yüksek olduğu ülkede, çiğnenmesi milli bir anane haline gelmiş olan narkotik etkili “kat” bitkisi, insanların dinamizmine ve ülkenin ekonomik yapısına büyük bir darbe vurmaktadır. Yurtdışına çıkarılması ve uluslararası ticaretinin yapılması resmen yasak olan kat, bir zamanlar kahvesiyle meşhur olan Yemen’in bütün ekilebilir alanlarında devlet teşvikiyle ekilmeye başlamış, yıllar içinde ülke, bir kısır döngüye hapsolmuştur.

Yıl içinde ortalama sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği ve yayla, deniz, okyanus iklimi, tropikal unsurlar ve çöl gibi farklı tabii şartları aynı anda bünyesinde barındıran Yemen, bu muazzam potansiyelini harekete geçirecek ciddi ve sürekli projelere muhtaçtır.

Bölgede yapılması faydalı olacak çalışmalar
Yaşadığı iç savaşlar, fakirlik, Afrika’dan ve diğer sorunlu bölgelerden göç edenlerin getirdiği yükler nedeniyle, Yemen’de yetim çocuklar büyük bir problem teşkil etmektedir. Özellikle kız yetim çocukların bakım ve yetiştirilmesi noktasında etkili çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. İHH İnsani Yardım Vakfı gibi kuruluşların Yemen’de bir kız yetimhanesi kurmaları ve Yemen halkıyla bu şekilde direkt irtibata geçmeleri Yemen halkının desteklenmesi açısından önemlidir. Ülkenin ekonomik şartları, böyle bir yetimhanenin işletilmesinin de pek zor olmayacağını göstermektedir. Ayrıca, aşinalıkların artması amacıyla her yıl Yemenli başarılı öğrenciler Türkiye’de misafir edilebilir.

Resmi adı: Yemen Cumhuriyeti
Yönetim Şekli: Cumhuriyet
Resmi Dili: Arapça
Dini: İslam
Başkenti: Sanaa
Yüzölçümü: 527.970 km2
Nüfusu: 18.000.000 (2002 tahmini)
Önemli şehirleri: Aden, Taiz, Hudeyde, Mukalla
Para Birimi: Yemen Riyali
 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...