|
Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Yemen toprakları, İslam ve insanlık tarihi açısından birçok önemli hadiseye sahne olmuş ve Kur’an’da bahsi geçen birçok kıssaya da merkezlik yapmıştır.
Yemen, büyük bir atılım yapma potansiyeline sahiptir. Fakat genç nüfus oranının çok yüksek olduğu ülkede, çiğnenmesi milli bir anane haline gelmiş olan narkotik etkili “kat” bitkisi, insanların dinamizmine ve ülkenin ekonomik yapısına büyük bir darbe vurmaktadır.
Başkenti Sanaa’nın Hz. Nuh’un oğlu Sam tarafından kurulduğu kabul
edilen Yemen, dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biridir.
Dolayısıyla İslam ve insanlık tarihi açısından önemli olan birçok
hadise, Yemen topraklarında gerçekleşmiştir.
Hz. İsmail, Mekke’ye babası tarafından bırakıldıktan sonra, zemzem
kuyusunun keşfiyle beraber Yemen’den göç ederek bölgeye yerleşen
Curhumoğulları’ndan bir kızla evlenmiş, Curhumoğulları da zaman içinde
Mekke’nin asıl ahalisini oluşturmuştur. Hicret’ten sonra İslam dinine
vatan olan Medine’nin iki büyük kabilesi Evs ve Hazrec de Yemen
kökenlidir.
İslam’dan önce Sebeliler, Himyerîler, Katabânîler, Etiyopya merkezli
Aksum Krallığı ve İran merkezli Sâsânî İmparatorluğu’nun hakimiyeti
altında bulunan Yemen, Kur’an’da bahsi geçen birçok kıssaya da
merkezlik yapmıştır. Sebe Kraliçesi Belkıs ve görkemli ülkesi Ma’rib,
Sebe suresinde anlatılan Ma’rib Barajı, Hz. Hud’un kavmi Ad ve
yaşadıkları Ahkaf bölgesi, Ad kavminin meşhur İrem bağları hep Yemen
sınırları içindedir. Ayrıca Ebrehe ve Burûc suresinde inanmış insanlara
yaptığı korkunç zulümlerle anılan Kral Zû-Nuvâs da Yemen
yöneticilerindendi. İnkarcı kavimlerden Tubba da, Yemen’de
yerleşmişti.
Hz. Peygamber devrinden Osmanlı’nın son dönemine
Hz. Peygamber’in en yakınındaki sahabilerin birçoğunun vatanı olan
Yemen, Hicret’in dokuzuncu yılında, Muaz b. Cebel’in yönetici olarak
gönderilmesiyle, bir İslam ülkesi haline gelmiştir.
Emeviler ve Abbasiler zamanında da, merkezden atanan bir vali ile
yönetilen Yemen, Abbasi Devleti’nin gücünü yitirmeye başlamasıyla,
bölgesel güçlerin denetimi altına girmiştir. Yemen, Arap yarımadasının
Hint Okyanusu’na açılan en uç kısmında bulunması sebebiyle birçok gücün
hesaplaşma sahası içindeydi.
1517’de başlayan Osmanlı hakimiyetinden önce Yemen, Abbasilere tabi
olan Ziyadiye, Yafuriler, Karmatiler, Ressiler, Suleyhiler, Hemdaniler,
Mehdiler, Resuliler ve Tahiriler gibi birçok devletin egemenliği
altında kaldı. Bu devletlerden Mehdiler, önce Fatımi, sonra da Eyyubi
devletlerine tabi oldu.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Yemen, 1517 yılından itibaren
kademeli olarak fethedildi. Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)
ile son Osmanlı askerlerinin de çekildiği Yemen, toplam 401 yıl boyunca
Osmanlı vilayeti olarak kaldı.
Osmanlı’nın gerileme döneminde, imparatorluğun bütün uzak
coğrafyalarında olduğu gibi Yemen’de de bazı idari problemler baş
gösterdi. Giderek güçlenen ve dünyanın dört bir yanındaki sömürgeleri
sebebiyle “güneş batmayan imparatorluk” olarak anılmaya başlayan Büyük
Britanya, 1839 yılında, Yemen’in Hint Okyanusu kıyısındaki önemli
limanı olan Aden ve çevresini işgal etti. Yemen, Osmanlı’nın yıkılışına
kadar, İngilizlerle Türkler arasında paylaşılmış olarak kaldı. Osmanlı,
1918 yılında Orta ve Kuzey Yemen’den askerini çekerken, İngiltere Güney
Yemen’de 1967’ye kadar kaldı.
Osmanlı’dan sonra Yemen
24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması ile Kuzey Yemen’in
bağımsızlığını ve Güney Yemen’in İngiltere sömürgesi olduğunu resmen
tanıyan Türkiye Cumhuriyeti, Yemen’in yeni hakimi İmam Yahya ile iyi
münasebetler geliştirdi. Bunda, 1910–1912 yılları arasında, Osmanlı
delegasyonunun başkanı olarak, Yemen’de İmam Yahya ile barış
müzakerelerinde bulunan ve anlaşma imzalayan İsmet İnönü’nün büyük rolü
vardı.
Zeydiye mezhebine mensup olan İmam Yahya, 1924 yılı başlarında
kendisini Yemen Kralı ilan etti. Daha sonra başa oğlu İmam Ahmed ve
torunu Seyfulislam geçti. Krallık yönetiminin yol açtığı çeşitli
huzursuzlukların ardından, Kuzey Yemen’de 26 Eylül 1962 tarihinde
cumhuriyet ilan edildi.
30 Kasım 1967’de son İngiliz askerinin Güney Yemen’den çekilmesiyle, ülke toprakları tamamen Yemenlilerin eline geçmiş oldu.
Kuzey ve Güney Yemen’in güçlerini birleştirmelerinin önünde bazı
ideolojik engeller vardı. Kuzey Yemen’de zaman içinde liberal ve dışa
açık bir rejim oluşturulurken, İngilizlerin çekilmesinden iki yıl
sonra, Güney Yemen’de komünist bir devlet kuruldu. Bu durum, 1990
yılına kadar böyle devam etti.
22 Mayıs 1990’da Kuzey ve Güney Yemen birleşti. Yeni ismiyle Yemen Halk
Cumhuriyeti’nin devlet başkanlığına kuzeyin önceki başkanı Ali Abdullah
Salih getirilirken, başkan yardımcılığı görevini de güneyin eski
başkanı Ali Salim el-Beyd üstlendi. Ancak kısa zaman sonra çeşitli
siyasal problemler ve uyuşmazlıklar ortaya çıktı. Uzun karmaşa
dönemlerinden sonra el-Beyd, güneyin eski başkenti Aden’e çekildi.
Anlaşmazlıkların silahlı çatışmaya dönüşmesi üzerine, Kuzey Yemen
askerleri 1994 yılında Aden’i kuşatarak, güneyi tamamen denetim altına
aldılar. Ali Salim de, siyasi mülteci olarak Umman Sultanlığı’na
sığındı.
Günümüzde Yemen’in siyasi yapısı
6 Şubat 1978’de işbaşına gelen Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih,
halen yönetimdedir; 1969 yılında darbeyle yönetimi ele geçiren Libya
lideri Muammer Kaddafi ve 1970’de başa geçen Umman sultanı Kabus gibi
Arap dünyasının uzun yıllar iktidarda kalmış devlet başkanlarındandır.
Yemen, çok partili siyasal sisteme sahiptir. Devlet Başkanı Ali
Abdullah Salih’in partisi Genel Halk Kongresi, Islah Partisi ve Yemen
Sosyalist Partisi’ni, ülkenin en etkili siyasal oluşumları olarak
kaydetmek gerekir.
Yedi yılda bir genel seçimlerin düzenlendiği Yemen’de, Genel Halk
Kongresi 1978’den beri yarışı önde bitirmektedir. Bunun belki tek
istisnası, geçtiğimiz eylül ayında düzenlenen son seçimler olmuştur.
Hadramevtli sevilen siyasetçi ve eski bakanlardan Faysal b. Şemlan, Ali
Abdullah Salih’e karşı, başta Islah Partisi olmak üzere muhalefetin
oluşturduğu ittifakın ortak adayı idi. Önceki seçimleri %90’larla
kazanan Salih, bu seçimlerde ancak %78 oy alabildi. Üstelik seçimlere
birçok şaibe iddiası da karıştı.
Yemen halkı üzerinde çok büyük etkisi olan Islah Partisi, 1990 yılında,
halen Meclis başkanı olan Şeyh Abdullah b. Hüseyin el-Ahmer tarafından
kuruldu. Ülkenin en güçlü ikinci partisi olan Islah, aynı zamanda
sosyal kurumları, vakıfları ve dernekleriyle Yemen halkının hayatının
her alanında aktif olarak yer almaktadır.
Çeşitli kaynaklarda İhvan-ı Müslimin çizgisine yakın gösterilen Islah
Partisi’ni, böyle adlandırmak doğrusu çok isabetli olmayabilir. Zira,
Islah Partisi Yemen’de, “rejim karşıtlığı” yaparak kavga çıkarıp arada
masum halkı çiğnetmek yerine, siyasi iktidarla görev paylaşımına
giderek, gücünü Yemen halkının ayağa kalkması için harcama yolunu
seçmiş görünüyor. İslam coğrafyasında yaşanan çeşitli tecrübelere
bakıldığında bu, Yemen şartlarında yapılabileceklerin en iyisi gibi
duruyor.
Dini, sosyal ve ekonomik yapı
Halkın genelinin Şafii mezhebine bağlı bulunduğu Yemen’de, eskisi
kadar gücünü hissettirmese de Zeydiye mezhebi de varlığını devam
ettiriyor. Şia’nın ılımlı bir kolu olan Zeydiye mensupları, Hz.
Ebubekir, Ömer ve Osman’a karşı herhangi bir düşmanlık beslemiyor;
sadece hilafetin Hz. Osman’ın değil, Hz. Ali’nin hakkı olduğunu iddia
ediyor.
İslam dini, Yemen’in hakim rengi durumunda. Orta Yemen’de yer alan
tarihi Cibla şehrinde yerleşmiş az sayıda yabancı Hıristiyan nüfus
bulunuyor. Yaklaşık 130 yıl İngiltere toprağı olarak kalan Aden’de ise
yine yabancılara hizmet veren faal kiliseler vardır. Buna karşın,
Yemen’in Suudi Arabistan sınırına yakın Sa’da şehrinde, Yemenli
Yahudiler bulunuyor. 1948’den itibaren kafileler halinde İsrail’e
taşınan Yemenli Yahudilerin bu son kalıntıları, huzur içinde
yaşıyorlar. Ülkede kendilerine karşı herhangi bir düşmanlık
gösterilmiyor.
Yemen, petrol zengini Arap dünyasının en fakir bölgelerinden biri
olarak kabul edilmektedir. Yapılan uluslararası araştırmalar,
Yemen’deki insanların %60’ının fakirlik sınırının altında yaşadığını
göstermektedir.
Bulunduğu coğrafya ve dünyanın önemli transit yolları üzerinde yer
alması itibariyle, siyasi açıdan oldukça şanslı bir ülke olan Yemen’in,
bu şansını gelişmiş ve etkili bir ülke olma noktasında
değerlendirilebildiğini söylemek mümkün değildir. Petrol, doğalgaz,
kaplıca suları gibi doğal kaynaklarının yanında verimli arazileri, aynı
anda farklı iklim şartlarının yaşanabilmesi gibi tabiat unsurlarıyla
beraber Yemen, büyük bir atılım yapma potansiyeline sahiptir. Fakat
genç nüfus oranının çok yüksek olduğu ülkede, çiğnenmesi milli bir
anane haline gelmiş olan narkotik etkili “kat” bitkisi, insanların
dinamizmine ve ülkenin ekonomik yapısına büyük bir darbe vurmaktadır.
Yurtdışına çıkarılması ve uluslararası ticaretinin yapılması resmen
yasak olan kat, bir zamanlar kahvesiyle meşhur olan Yemen’in bütün
ekilebilir alanlarında devlet teşvikiyle ekilmeye başlamış, yıllar
içinde ülke, bir kısır döngüye hapsolmuştur.
Yıl içinde ortalama sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği ve
yayla, deniz, okyanus iklimi, tropikal unsurlar ve çöl gibi farklı
tabii şartları aynı anda bünyesinde barındıran Yemen, bu muazzam
potansiyelini harekete geçirecek ciddi ve sürekli projelere muhtaçtır.
Bölgede yapılması faydalı olacak çalışmalar
Yaşadığı iç savaşlar, fakirlik, Afrika’dan ve diğer sorunlu bölgelerden
göç edenlerin getirdiği yükler nedeniyle, Yemen’de yetim çocuklar büyük
bir problem teşkil etmektedir. Özellikle kız yetim çocukların bakım ve
yetiştirilmesi noktasında etkili çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. İHH
İnsani Yardım Vakfı gibi kuruluşların Yemen’de bir kız yetimhanesi
kurmaları ve Yemen halkıyla bu şekilde direkt irtibata geçmeleri Yemen
halkının desteklenmesi açısından önemlidir. Ülkenin ekonomik şartları,
böyle bir yetimhanenin işletilmesinin de pek zor olmayacağını
göstermektedir. Ayrıca, aşinalıkların artması amacıyla her yıl Yemenli
başarılı öğrenciler Türkiye’de misafir edilebilir.
Resmi adı: Yemen Cumhuriyeti
Yönetim Şekli: Cumhuriyet
Resmi Dili: Arapça
Dini: İslam
Başkenti: Sanaa
Yüzölçümü: 527.970 km2
Nüfusu: 18.000.000 (2002 tahmini)
Önemli şehirleri: Aden, Taiz, Hudeyde, Mukalla
Para Birimi: Yemen Riyali
|