Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 27

Latin Amerika: Utanç abidesi Guantanamo altıncı yılında PDF Yazdır E-posta
Yazar Turan Kışlakçı - turankislakci@yahoo.com   
Geçtiğimiz ay beşinci yılını dolduran kara zindan Guantanamo, dünyanın birçok başkentinde protesto edildi. İslam ülkeleri ise olayı sadece seyretmekle yetiniyor.

ABD’nin Guantanamo Körfezi’ndeki gözetim kampına ilk esirlerin nakledilmesinin altıncı yıldönümüne Ocak ayında girdik. ABD’nin 11 Eylül saldırıları ardından başlayan sözde ‘terörle savaş’ında Afganistan ve Irak başta olmak üzere birçok Müslüman ülkede yakalanan 773 kişi Guantanamo Üssü’ne götürülerek orada tutuldu. Bu esirlerden bazılarını yaşlılar ve çocuklar oluşturuyordu. İngiliz basını Guantanamo’da tutulan ve işkenceden geçirilen 14–15 yaşlarındaki tutsakların sayısını en az 10 olarak vermişti.

Geçen beş yıl içinde bu esirlerden 377’si ya serbest bırakıldı ya da başka ülkelere nakledildiler. Bırakılanların anlattıkları ise dehşet vericiydi. Serbest bırakılan Pakistan asıllı İngilizlerden Asif İkbal, Ruhel Ahmed ve Şefik Resul orada yaşadıklarını kısmen de olsa oynadıkları “Guantanamo’ya Giden Yol” filmi ile aksettirmeye çalıştılar. Dünya beyaz perdeye aktarılan insanlık dışı uygulamaların bu filmle yansıtılan bir kısmına dahi tahammül edemedi. Fakat anlatılamayanlar daha çoktu. Türk asıllı Alman vatandaşı eski Guantanamo esiri Murat Kurnaz’ın, Alman Federal Mahkemesi önünde anlattıkları insan olan herkesi ağlatmıştı. Kurnaz olayındaki son gelişmeler, Alman istihbaratı BND dahil birçok istihbarat örgütünün CIA ile anlaştıklarını ortaya çıkardı.guantanamo.jpg

Bush yönetimi, aradan beş yıl geçmesine rağmen Guantanamo Üssü’ne nakledilen esirlere hemen hemen hiçbir hak tanımadı. Bu kişilere ne savaş esiri ne de suçlu muamelesi yapıldı. Maalesef, bir diktatörü dahi yargılarken "Cenevre Sözleşmesi"ne sarılanlar konu Müslümanlar olunca hukuku tanımaz oluyorlar. Esirlerin birçoğunun el-Kaide ve Taliban ile ilişkilerinin olmadığı da ortaya çıkmasına rağmen hala Guantanamo esirleri ile ilgili bir yasal işlem başlatılamıyor. Bunun yerine, yakalanan kişilere, ‘yasadışı savaşçı’ sıfatı verildi ve esirler ABD mahkemelerinin ulaşamayacağı ve Amerikan yasalarının koruması altında olmayan Guantanamo’ya nakledildi. Burada uygulanan sorgu yöntemlerinin ve işkencelerin sık sık gündeme gelmesine rağmen kimse kılını bile kıpırdatamıyor. Tek tip turuncu esir üniformaları içinde, elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bu suçsuz esirlere yardım elini uzatan yok.

Guantanamo’da serbest bırakılma kararı alınan 17 Uygur Türkü’ne ise kimse sahip çıkmıyor. Doğu Türkistan’daki Çin zulmünden kaçarak Afganistan’a sığınan Uygur Türkleri, 2001 yılının sonbaharında hiçbir suçları olmamasına rağmen ödül avcıları tarafından yakalanarak Amerikalılara satılmışlardı. Şimdi suçsuz oldukları ispatlandı fakat Çin’e teslim edilmeleri halinde idam edileceklerinden ve hiçbir ülke de onları kabul etmediğinden Guantanamo’da kalmaya devam ediyorlar. Devletler, Guantanamo’da tutulan vatandaşlarını teslim almaya yanaşmazken, bazı esirlerin askeri mahkemede yargılanması için planlar yapılmış durumda.

Dünyanın tanınan televizyonu haline gelen Arap el-Cezire televizyonunun Guantanamo’da bulunan muhabiri Sami el-Hac’ın durumu da elem verici. El Cezire televizyonu kameraman yardımcısı el-Hac, 2001 Aralık’ından beri gözaltında. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Guantanamo Üssü’nde hukuksal ve insani yönde yaşanan skandal bir yana, izlenimimiz odur ki, El-Hac’a yönelik muamelenin kaynağında El Cezire'ye karşı gösterilen tavır var." demiştir.

Pentagon, dünyadan yükselen tepkiler karşısında, Guantanamo esirleri için iki yıl önce göstermelik bir mahkemeyi devreye soktu. Esirlerin ne avukat tutma ne de suç dosyalarını görme hakkı vardı. Üç askeri yetkiliden oluşan mahkeme karşısında, esir ifade verebiliyor, yeminli beyanla tanıklık sunabiliyordu. Ancak avukatı olmayan esir, sadece ‘kişisel temsilcisi’ olan askeri bir yetkiliden yardım alıyordu. Kişisel temsilcinin, esirin aktardığı sırları saklı tutma yükümlülüğü bulunmuyordu. Esir hakkındaki gizli dosyalara ulaşamıyor, temsilcisi aracılığıyla suçlamalar hakkında kabataslak bir bilgiye sahip oluyordu.

Tüm dünyanın gözü önünde devam eden bu insanlık dışı uygulamalar, birçok insan hakları örgütü tarafından yayımlanan raporlar ile ortaya serildi. Ancak halen bu konuda atılmış ciddi bir adım bulunmamakta. Geçtiğimiz ay beşinci yılını dolduran kara zindan Guantanamo, dünyanın birçok başkentinde protesto edildi. İslam ülkeleri ise olayı sadece seyretmekle yetiniyor.

 

Sayı 45


DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...