1.
27. Sayı Sunuş
: dusuncegundem@ihh.org.tr Değerli okuyucularımız, yeni bir Düşünce Gündem’le yeniden sizlerle birlikteyiz.
11 Eylül sonrasında sınır tanımayan saldırganlığın ve müdahaleciliğin muhataplarından olan Irak, Şii hilali ve Sünni ittifakından bahsedilen bir bölge haline gelerek iç savaşın eşiğine getirildi. Irak devrik lideri Saddam Hüseyin tartışmalı bir yargı süreci sonunda idam edildi. Irak müdahalesi ve Saddam’ın idam süreci meşruiyeti açısından sorgulanırken, Irak’ta yaşanan kaosun tüm Ortadoğu’yu etkisi altına alacağı düşünülüyor. Nitekim Saddam döneminde Kerkük’ten sürülen Kürtlerin tekrar Kerkük’e geri dönmesi, Kerkük’te Kürt nüfusun artırılması ve Kerkük’ün referandum yoluyla ayrılması ihtimali de bölgedeki sıcak atmosferi tetikliyor. Diğer yandan, Filistin halkının meşru temsilcileri olan Hamas Hükümeti’nin bakanları ve milletvekilleri halen İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunuyor. İsrail’in Filistin’e uyguladığı siyasi ve ekonomik ambargo devam ederken, uluslararası topluma ve kanaat önderlerine kamuoyu oluşturma yönünde görev düşüyor.
2.
Ortadoğu: Filistin halkının iradesine yapılan aşağılama sona ersin!
: Ahmet Emin Dağ - ahmedemin@ihh.org.tr Ortadoğu’da barışın yolu Filistin’den geçmektedir. Filistin’de bu barışın sağlanması ise, işgalin sona erdirilmesi ve halkın meşru temsilcilerinin serbest bırakılarak onlarla masaya oturulmasıyla gerçekleşecektir.
3.
Ortadoğu: İdam senaryosundan komplo senaryosuna Irak
: Mustafa Özcan - mustafaozcan@yeniasya.com.tr
Şarku’l-Avsat gazetesinden Susan Abtah’ın da yazdığı gibi, sonunda Saddam’dan da yeni bir Kamis-i Osman (Hz. Osman’ın kanlı gömleği) yani fitne yarası üretildi. Yargılamadan infaza kadar Saddam Hüseyin’in son anları hep fitneye çanak tutacak şekilde gerçekleştirildi. İdamı hak edip etmediğinin tartışılması bir yana, idama giden süreçte birçok gariplik vardı. Aslında bu gariplikler muamma bile sayılamaz, çünkü açıktan ve göstere göstere yapıldı. Hepsi bir şekilde gözler ve kameralar önünde gerçekleşti. Bu, fütursuzluğun ötesinde sanki bir meydan okuma ve intikam sahnesiydi.
4.
Ortadoğu: Kerkük ısınıyor
: Mesut Özcan - mesutozcan@bisav.org.tr Kerkük’e ilişkin tartışmaların temelinde, Baas zamanında bölgeden uzaklaştırılanların sayısından çok daha fazla Kürt’ün bölgeye yerleştirildiği ve demografik yapının Kürtler lehine değiştirildiği vurgusu yatmakta.
5.
Orta Asya: Doğu Türkistan'ın bitmeyen çilesi
: İclal Derin - iclalderin@gmail.com 'Terörist' adı altında, hiçbir delil gösterilmeden insanlar tutuklanıp işkence görebiliyor ve öldürülebiliyor. Bütün bunlar olup biterken Çin, hiç kimseye hesap vermiyor.
8.
Afrika: Amerikan terörü Doğu Afrika'da
: Mustafa Efe - afrikaliefe@gmail.com Cibuti, Yemen, Etiyopya, Kenya, Tanzanya derken tekrar Somali’ye gelen ABD, bütün Doğu Afrika’yı doğrudan olmasa da bilfiil işgal ediyor.
9.
Latin Amerika: Utanç abidesi Guantanamo altıncı yılında
: Turan Kışlakçı - turankislakci@yahoo.com
Geçtiğimiz ay beşinci yılını dolduran kara zindan Guantanamo, dünyanın birçok başkentinde protesto edildi. İslam ülkeleri ise olayı sadece seyretmekle yetiniyor.
10.
Latin Amerika: Değişen pusulada yönü belirlemek
: Ahsen Utku - autku@samanyoluhaber.com
Dünya siyasetinin ekseni değişiyor ve bu devletlerin hepsi de bunun farkında. Değişen eksenin hangi şanslı ülke ya da bölge üzerinde sabitleneceğini ise bugünkü nüfuz hareketleri belirleyecek.
11.
Dosya: Uluslararası hukukun devletler nezdinde ihlali
: Prof. Dr. Beril Dedeoğlu - bdedeoglu@gsu.edu.tr Uluslararası hukuk ihlallerinin nedenlerinden birisi, ihlal edenlere karşı yaptırım mekanizmasının işlememesi gibi klasik durumun devam etmesidir. İkincisi ise, zaten eldeki yapı ve mekanizmaların var olan koşulları düzenlemeye yetmemesidir.
12.
Dosya: 'Hukuksuz dünya' ve uluslararası hukuk
: Doç. Dr. Berdal Aral - baral@fatih.edu.tr Güvenlik Konseyi’nin Soğuk Savaş sırasındaki işlevsizliğinin en temel nedenlerinden birisi de, "başka devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne" en az saygı gösteren devletlerin, "uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını" herkesten önce kendilerine vazife edinmiş (!) beş sürekli üyenin ta kendisi olmalarıdır.
13.
Dosya: Uluslararası hukuk perspektifinden Amerikan müdahaleciliği
: Hakan Çopur - hakancopur81@yahoo.com 11 Eylül süreciyle birlikte dış politikasındaki tanımlayıcı kodları güvenlik ekseninde yeniden şekillendiren ABD, yanına İngiltere’yi de alarak, önce 7 Ekim 2001’de Afganistan’a saldırdı.
14.
Röportaj: Politikanın gölgesinde uluslararası hukuk
: Hazırlayan: H. Zehra Öztürk - zehraozturk@ihh.org.tr Uluslararası hukuku kimin denetleyebildiği ve kimin
denetleyemediği sorusunu sormak gerekiyor. Uluslararası hukukun bugün
geldiği nokta saf siyasettir. Uluslararası hukuk, İsrail’e yahut elinde
4400 nükleer silah bulundurduğu tespit edilen Amerika’ya karşı
işlemiyor.
15.
İktibas: Saddam işlediği suçlar yüzünden asıldı, peki Bush ve Blair'i kim asacak?*
: Dr. Elias Akleh
Yasal dayanak ve yetkisi olmayan bir mahkeme (sözde Yüksek Irak
Mahkemesi), Saddam Hüseyin, üvey kardeşi Barzan İbrahim ve Devrim
Mahkemesi’nin eski baş hakimi Avad Hamid el-Bender’in 30 gün içinde
asılmalarına karar vermişti. Amerikan yönetimi, acele bir kararla
el-Maliki hükümetini Saddam Hüseyin’in bir an önce asılması için
zorladı. Saddam, Müslümanların dini bayramı olan Kurban Bayramı’nın ilk
gününde 30 Aralık Cumartesi günü, Müslümanların dini hassasiyetleri
gözetilmeden, İslam ülkelerinin bir suçlunun bayramda idam edilmesini
yasaklayan kanunları da utanmaz bir şekilde ihlal edilerek idam edildi.
Bu idam ayrıca, Noel’in Hıristiyan ruhunu da ihlal etmiş ve Irak
anayasası da Bremer tarafından hiçe sayılmıştır. Bu idam sadece bir
intikam hevesini ortaya koymaktadır. İbrahim ve el-Bender’in o gün idam
edilmemesi ise, Saddam’ın idamının tüm Müslümanları aşağılamak ve
Irak’taki mezhep çatışmalarını körüklemek niyeti ile
gerçekleştirildiğini göstermektedir.
Doğu Afrika sahilinde bir ticaret merkezi
Antik dönemde Mısırlılar tarafından Punt ülkesi olarak bilinen Somali’nin toprakları II. ve VII. yüzyıllar arasında bugünkü Etiyopya’nın bulunduğu Habeşistan’daki Aksum Krallığı’nın idaresinde kaldı. İslam’ın Arap yarımadasında yayılmaya başladığı VII. yüzyılda çok sayıda Arap kabilesi Aden Körfezi’nin Afrika tarafındaki sahillerine yerleşti. İçlerinden bir kısmı bir müddet sonra bugün Cibuti devletine yakın bir bölgede yer alan Yemen’e bağlı Zeyla Sultanlığı’nı kurdular. Buranın Araplar gelmeden önceki yerli halkı daha ziyade çiftçilik ve hayvancılıkla geçinmekteydiler. Somali soylular da bu dönemde İslamlaştılar. Arap yarımadası ve İran’da yaşanan mezhep ve taht kavgaları neticesinde yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalanlar, Doğu Afrika sahillerine akın ederken başkent Makdişu (Mogadişu) da onların tercih ettikleri yerlerden birisi oldu. Yine Arap denizcilerinin çok sık uğradığı bu liman şehrinde ticari hayat oldukça gelişti ve Afrika Boynuzu’nun pek çok tarafıyla alışverişin yapıldığı merkezlerden birisi oldu. Somali topraklarında asırlardır yaşayan Oromo etnik grubu ise daha o dönemde Habeşistan’ın iç bölgelerinden Ûcâdîn’e (Ogaden) ve daha yüksek yerlere göçtüler. Somali ırkından olanlar ise aynı bölgelere XIII. yüzyılda göçmeye başladılar. Bugünkü Somali topraklarının tamamına yayılmaları ise XVI. yüzyıla kadar devam etti. İbn Battûta XIV. yüzyılın başında bugünkü Somali sahillerini dolaşmış ve özellikle başkent Makdişu’nun bütün Doğu Afrika sahilleri içinde en etkili merkez olduğunu ve son derece canlı bir ticaret hayatı yaşandığını bizzat görmüştü.
DOSYA; Dünyada ve Türkiye'de açlık sorunu İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”...
İSLAM COĞRAFYASI; Özgürlük savaşının tarihi adı: Moro Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri v...
DÜNYA GÜNDEMİ; ORTADOĞU: Lübnan'da devr-i Süleyman Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu...
DÜNYA GÜNDEMİ; Bağımsız Kosova Hristiyanlaşıyor mu? 17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sö...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pi...