Noel, başta Hıristiyan Batı dünyası olmak üzere, tüm dünyaca, Hz. İsa’nın doğum gününün hatırlandığı ve Anne-Oğul’un kutsallığının kutlandığı bir gün olarak tatil ilan edilen adeta bir mola zamanıdır. Ancak buna rağmen, Bush ve Amerikan müttefiklerinin de dahil olduğu Batı dünyasının büyük çoğunluğu, işgal edilen Filistin, Irak ve Afganistan topraklarında insanlık suçu olarak işledikleri katliamlarını, İsa’nın öğretilerinde ve On Emir’de bu konuda yapılan ihtarlara rağmen doludizgin sürdürüyorlar. Batı dünyasının büyük çoğunluğu, Bush Amerikası’nın İslam dünyası üzerinde yürüttüğü ve savaş suçu sayılan kitlesel katliam, soykırım ve kitlesel çocuk ölümlerine ortaklık ediyor; zira bu katliamlar, Batılı politikacılar ile ırkçı, yalancı ve katliamı inkar eden yayınlar yapan büyük medyanın görmezlikten gelmesi sebebiyle sürüyor.
Kitlesel katliam: Amerika’nın tanınmış üniversitelerinden olan Amerikan
Johns Hopkins Üniversitesi’nde, Dr. Burnham’ın başkanlığını yürüttüğü
tıbbi salgınlar araştırma grubu, Irak’ta işgalden bu yana ölü sayısının
700 bin arttığını ifade etti. (Bu sonuçlar, en çok satan tıp
dergilerinden olan Lancet’te Kasım 2006 tarihinde yayımlandı.). BM
raporlarına ve tıbbi literatür demografik verilerine göre, işgal edilen
Filistin, Irak ve Afganistan topraklarında işgal sonrası artan ölüm
sayısı şu anda sırasıyla toplam, 300 bin, 900 bin ve 2,1 milyondur.
Bu soykırım, Cenevre Antlaşması’nda öngörülen, işgalcilerin, işgal
ettikleri topraklardaki insanların hayatını korumak için ellerinden
gelen her şeyi yapmak zorunda oldukları maddesini imzalayan İngiltere,
Amerika, Avustralya, İsrail ve NATO tarafından sürdürülüyor.
Soykırım: BM’nin tespitlerine göre, her ay yaklaşık 100 bin Iraklı
ülkesinden ayrılıyor. Amerikan işgalinden sonra, yaklaşık 2 milyon
Iraklı komşu ülkelere göç etmiş durumda. Bu, ABD, İngiltere, Avustralya
ve ABD öncülüğündeki koalisyonun BM’nin Irak’ta Soykırım olarak
tanımladığı suça iştirak anlamına geliyor.
Muhafazakar kanadın önde gelen gazetelerinden Melbourne’a göre;
"2003’te Irak’ın Amerika öncülüğünde işgalinden bugüne kadar yaklaşık 2
milyon Iraklı Suriye, Ürdün ve Lübnan’a kaçtı ve bu ülkelerde
sayılarıyla ve çoğu zaman da maddi olarak siyasi ve sosyal
gerginliklere sebebiyet veriyorlar. BM, her ay Irak’tan göç edenlerin
sayısını yaklaşık 100 bin olarak tahmin ediyor."
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tahminlerine göre 3,7 milyon Afgan mülteci bulunuyor.
4 milyonu BM’de kayıtlı, yaklaşık 6 milyon Filistinli mültecinin olduğu
ve her yıl yaklaşık 80 bin Filistinlinin de işgal edilen Filistin
topraklarından ayrıldığı tahmin ediliyor. Yine Batı Şeria’daki
Hıristiyanların %80’inin anavatanlarından kaçtıkları ve Batı Şeria,
Güney Lübnan ile Golan Tepelerinin böylece etnik olarak temizlendiği
veya başka yollardan oturulamaz hale getirildiği de tahminler arasında.
BM Soykırım Sözleşmesi’ne göre;
Madde II: Bu sözleşmede, "soykırım"; herhangi bir milletin, etnik
grubun, ırkın ya da dini bir grubun bütünüyle ya da kısmen yok
edilmesine neden olan aşağıdaki hareketleri kapsamaktadır:
(a) Grubun üyelerini öldürmek
(b) Grubun üyelerinin fiziksel ya da psikolojik zarar görmelerine sebebiyet vermek
(c) Grubun fiziksel olarak tamamen ya da kısmen ortadan kalkması için yaşam şartlarına kasten zarar vermek
(d) Grup içerisinde doğumları engelleyici önlemler almak
(e) Güç kullanarak bir grubun çocuklarını başka gruba nakletmek.
Kitlesel çocuk ölümleri: BM tarafından açıklanan en son nüfus
verilerine göre, işgal altındaki Filistin, Irak ve Afganistan
topraklarındaki 5 yaş altı çocuk ölümleri, işgal sonrasında sırasıyla
200 bin, 400 bin ve 1,7 milyon arttı.
Bu ölümlerin %90’ı önlenilebilir olmakla birlikte; bunlar, işgalcilerin
pek çok uluslararası sözleşmeyi ihlali sonucu oluşmuş ölümlerdir.
İbrahimi inanca göre, On Emir’de insan öldürmek kötü bir şey olarak
anılıyor ve çocuk öldürmek ise şüphesiz şeytani bir davranıştır.
Sonuç: Bush ve Blair (ve onların yandaşları Rumsfeld, Cheney, Dr.Rice
(Dr. Ölüm), Olmert, Bush yanlısı Avustralyalı yönetim ve diğer Bush
yanlısı Batı hükümetlerinin tamamı), ırkçı, Arap karşıtı, anti-Semitik,
İslamofobik, Asya karşıtı Holocaust birliğinde aktif olarak yer alıyor;
kitlesel katliam, soykırım ve kitlesel çocuk ölümlerini de içeren
"Müslümanların Holocaust"u suçuna iştirak ediyorlar. Bu katliamlar,
Batılı siyasetçiler ve katliam inkarcısı medya sayesinde hala devam
ediyor.
Sibel Cantemir tarafından kısaltılarak Türkçeye tercüme edilen bu makalenin tam metni aljazeerah.info adresinde yayımlanmaktadır.
|