Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 26

Röportaj: İnsani krizlerle mücadele ve insani yardım kuruluşlarının rolü () PDF Yazdır E-posta
Yazar Röportaj: Akif Ziya Aksoy - akifziya@gmail.com   
Haniy El Benna kimdir?
Dr. Haniy El Benna, Islamic Relief Worldwide’ın kurucu üyesidir. Kahire el-Ezher Üniversitesi’nde İslami İlimler’den lisans derecesini aldıktan sonra, İngiltere’de Birmingham Üniversitesi’nde master yapmıştır. Order of the British Empire, Ibn Haldun, Asian Jewel Lifetime Achievement ve Kappa Awards ödüllerini almıştır. Acil Felaket Komitesi (Disasters Emergency Committee) mütevelli üyesi; Bağış Komisyonu Danışma Grubu (Advisory Group to the Charity Commission), Üç İnanç Forumu (Three Faiths Forum) ve Dünya Ekonomik Forumu Konseyi (The World Economic Forum's Council) üyesi olan Benna, The Humanitarian Forum’un kurucusudur.


Islamic Relief hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Islamic Relief Worldwide (IRW) 1984 yılında kuruldu. Islamic Relief felaket ve acil durumlar dolayısı ile ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap vermeyi; ırkı, dini, cinsiyeti ne olursa olsun, yerel haniyeelbenna.jpgtoplumlara destek olarak sürdürülebilir ekonomik ve toplumsal kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyor. IRW su, hıfzıssıhha, yetimler, temel sağlık bakımı, eğitim, gelir destekleme ve vakıf alanlarındaki çalışmalara yoğunlaştı. 35 ülkede ofisi bulunan ve dünya üzerinde yaklaşık 2000 kişilik bir personelle faaliyet gösteren IRW, BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi Danışmanlık statüsündedir; Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Kanunu’nu, Afet Yardım STK’ları Kanunu’nu imzalamıştır. IRW, BOND (British Overseas NGOs for Development) üyesidir.

Neden insani yardım? İnsani yardım ne anlama geliyor? Mevcut uluslararası düzende insani yardımın nasıl bir rolü var?
İnsani yardım bize Yaratıcımız tarafından verilen bir görevin yerine getirilmesidir; bu görev kim olursa olsun hemcinslerimizin acılarını dindirmek ve onlara yardım etmeyi gerekli kılar.
Günümüz dünyasında bir milyardan fazla insan temiz içme suyuna erişemiyor, 11 milyon mülteci var. Dünyanın bazı bölgeleri gelişirken, Sahra Altı Afrikası dünyanın en fakir bölgesi olarak kalmaya devam ediyor.
İnsani yardım alanında yapılan çalışmalara son derece ihtiyaç duyuluyor. Bu yüzden tüm gücümüzle güçsüzleri, fakirleri desteklemeliyiz. Diğer yandan, yardım kuruluşları çatışmaların trajik sonuçlarının kamuya duyurulması ve bu bağlamda değişimin gerçekleşmesi için baskı yapılmasında da etkili oluyor.

Size göre insani yardım neleri kapsar?
Yukarıda da belirttiğim gibi, IRW’nin faaliyet alanı oldukça geniş. Çünkü biz felaketlere karşı yardım eli uzatmanın yanında kalkınma projeleri de takip ediyoruz. İnsanların su, gıda, barınma gibi acil ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, geniş ölçekte fakirliği azaltacak uzun vadeli kalkınma projelerini hayata geçiriyoruz.

İnsani yardımda öncelikler neler olmalıdır? İnsani yardım sadece ihtiyaç sahiplerinin günlük ihtiyaçlarının karşılanması anlamına mı gelir?
İnsanların acil ihtiyaçlarını karşılamak önemli ve insanlık bunu karşılamakla yükümlü. Ancak, bu acil ihtiyaçlara odaklanmak felaketlerin nedenlerini görememe riskini barındırır. Milenyum Kalkınma Hedefleri birçok kuruluş için önemli; çünkü bu hedefler eğitim, cinsiyet ve sağlık gibi fakirliğin birçok yönüne işaret ediyor. Şu an önde gelen birçok kuruluş fakirlikle mücadelede cinsiyet eşitliği, AIDS ve çevresel meseleler üzerinde yoğunlaşıyor ve çözüm yolları arıyor.

İhtiyaç sahiplerini uzun vadede desteklemek için ne tür projeler takip edilebilir?
Projelerin türü, içeriği bölgeden bölgeye ve ihtiyaca göre değişebilir. Bazı toplumlarda su kuyusu inşa etmek öncelikli iken, diğerlerinde okul yapmak ya da sağlık personelinin eğitimini desteklemek öncelikli olabilir. Bu da faaliyette bulunduğumuz yerlerde gerekli araştırmaları yaparak çalıştığımız toplumlardaki ihtiyaç sahiplerinin kendilerinin tanımladığı gerçek ihtiyaçlarının karşılanmasının önemini gösteriyor.

Sizce hangi şartlarda insani yardım gereklidir?
Dünya üzerinde günde bir dolardan az bir gelirle geçinmeye çalışan bir milyardan fazla fakir var. İnsanlığın sahip olduğu çeşitliliği düşününce, insani yardımın gerekli olduğu çok çeşitli durumlar olduğunu söyleyebiliriz. IRW’nin dünyanın dört bir yanında ofisleri var; ancak insani yardıma duyulan ihtiyaç şu an sunduğumuz hizmetin çok daha ötesinde.
İnsani yardıma en çok su, gıda, barınma, sağlık hizmeti gibi temel insani hakların karşılanmasında yeterli kaynakların çok sınırlı olduğu ya da hiçbir imkanın olmadığı yerlerde ihtiyaç duyuluyor.

İnsani yardım alanında görülen sorunlar nelerdir? İnsani yardımın istismara açık bir alan olduğunu söyleyebilir miyiz?
Daha elverişli yardım ve kalkınma programlarının gerçekleştirilmesindeki başlıca engellerden biri sahada çalışan kurumlar arasındaki sınırlı koordinasyondur. Bunun yanında, yerel kuruluşlarla da sınırlı olarak bağlantı kuruluyor. Müslüman STK’lara gelince, bu kuruluşların çalışmalarının her an kurumlarının kapatılabileceği ya da bütçelerinin dondurulabileceği şüpheleri yüzünden kösteklendiğini görüyoruz. Sonuç olarak, bu durum, bu kuruluşların çalışmalarından faydalanan ihtiyaç sahipleri için feci bir sonuç doğurabilir. Bu sorunun üstesinden gelmek, şeffaflık ve sorgulanabilirlik adına en iyisini geliştirmek, Batı’da ve İslam dünyasındaki STK’lar arasında köprüler kurmak için Islamic Relief, The Humanitarian Forum’u kurdu.

İnsani yardım adına, anne-baba koruması dışında kalan çocuklar misyoner kuruluşlar tarafından sahiplenebiliyor; ihtiyaç sahiplerine genetik olarak değiştirilmiş gıdalar sunulabiliyor. Peki, ihtiyaç sahipleri için olumsuz sonuçlar doğuran ve onlar için tehlike oluşturan bu tür faaliyetler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Islamic Relief desteklediği ihtiyaç sahiplerinin zarar görmesini engellemek için önemli tedbirler aldı. Örneğin, yetim politikamız, yetimleri kendi toplumları bünyesinde, tercihen aile yakınlarının yanında desteklemeyi önemser. Bakımımız altında olan yetimler, beraber yaşadıkları bakıcılarla da desteklenir. Yani, desteğimiz yetim çocuğu aşarak onun içinde bulunduğu toplumu da kapsar. Yetim programımızla dünya üzerinde 18 bin yetime bakılıyor. Biz evlat edinme sisteminin hiçbir türünü uygulamıyoruz. Yetim çalışmalarına benzer olarak, gıda dağıtırken de bölgeden temin ettiğimiz gıdaları dağıtmaya gayret ediyor, böylece hem dağıtılan gıdanın bölgenin yapısına uygum olmasını sağlıyor, hem de bölge ekonomisine katkıda bulunuyoruz.

Dünya çapındaki misyonerlik hareketlerini ve bunların insani yardım alanı ile ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
İnsani yardım tarafsız ve takvimsiz olmalıdır. Verilen yardımı insanların alışkanlıklarını ve kültürlerini ya da dinlerini değiştirmek için bir güç olarak kullanmak kabul edilemez.
İnsani yardım alanında çalışan kuruluşlar amaçları konusunda şeffaf olmalılar ve bir topluma girdiklerinde gündem oluşturma adına insanların hassasiyetlerini istismar etmeme konusunda özen göstermeliler.

Siyasi krizler ile insani yardıma duyulan ihtiyaç arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? İnsani yardıma duyulan ihtiyacı ne üretir? Bu ihtiyacın bir kısmının politik krizler tarafından üretildiğini söylemek mümkün müdür?
Bu acı bir gerçek; ancak insani yardıma duyulan ihtiyaç çoğu durumda politik krizler tarafından tetiklenir. Politik krizler temel hizmetlerin sunulmasında sorun yaşanmasına, ileri düzeyde fakirlik görülmesine neden olur, insanları evlerini terk etmeye zorlar. Çözüm genelde insani müdahalelerle sıkıntıları dindirme yönünde olur ve çoğunlukla STK’lar bu sürece dahil olarak barış görüşmelerinin teşvik edilmesinde hatta gerçekleşmesinde etkili olurlar. Aynı zamanda şunu unutmamalıyız ki, çatışmaların çözümü politik süreçlerin olumlu kullanılmasında yatmaktadır.

Peki, sizce dünyada insani krize neden olan en önemli politik krizler nelerdir?
İnsani krizleri yardım alan kişilerin perspektifinden bakarak bir önem sırasına koymak, bazı krizlerin daha trajik olduğunu diğerlerinin daha az önemli olduğunu söylemek mümkün değil. Bununla beraber, bazı kritik krizler vardır ki sadece birebir bu krizlerle muhatap olan insanları değil uluslararası siyaseti de etkiler, ancak uzun vadede insanların zihninden silinir. İnsani krize neden olan ve dünya kamuoyunda yer bulan başlıca siyasi krizler arasında Filistin/İsrail, Güney Sudan, Afganistan, Keşmir, Irak ve Somali öne çıkıyor. Trajik olarak, dünyada her geçen gün yeni çatışma alanları ortaya çıkıyor, insani yardıma duyulan ihtiyaç artıyor, IRW ise her zaman daha fazla bölgeye ulaşabilmeyi hedefliyor.

Neden dünyada politik krizler, dolayısıyla insani yardıma duyulan ihtiyaç artıyor?
Geçtiğimiz son 10 yılda doğal felaketlerin sayısında ürkütücü bir artış yaşandı. Dünyanın her yerinde tsunamiler, kasırgalar, açlık ve seller görüldü. Aynı zamanda, gelişmekte olan ülkelerin gelişmelerine gerçek bir katkıda bulunabilmek için onlara destek olmanın gerekli bir görev olduğu konusunda da önemli bir bilinçlenme oldu. Böylece, hem krizlere yanıt vermeye çalışan hem de uzun vadeli projeler takip eden STK’ların sayısında da artış görüldü.

Çalışmalarınız esnasında bazı zorluklarla karşılaştığınızı söyleyebilir miyiz?
Allah’a şükürler olsun ki, çalışmalarım esnasında insanlığın yararı için en faydalı çalışmaları nasıl sağlayacağımı düşünmeye odaklanmanın dışında hiçbir zorlukla karşılaşmadım.

Dünya çapındaki insani yardım kuruluşlarının çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dünya çapında faaliyet gösteren kuruluşların daha şeffaf ve mali olarak sorgulanabilir olması gerekiyor. Bu sağlandığı takdirde, kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanabilir. İnşallah The Humanitarian Forum çalışmalarıyla bunu başarmada önemli bir rol üstlenecek.

Sizce, Müslüman STK’lar arasında bir işbirliği oluşturmak gerekli midir? Müslüman STK’lar arasında ne tarz bir işbirliği geliştirilebilir? Ve bu söz konusu işbirliği ne tür çalışmaları hayata geçirebilir?
İslam’ın kardeşlik prensibine rağmen, Müslüman STK’lar arasındaki işbirliği oldukça zayıf. Bosna’da işbirliği yapmayan STK’lar yüzünden oluşan ihmalleri, eksiklikleri gösteren bir araştırma mevcut. Örneğin, kuruluşlar arasında işbirliğine dair sektörel bir yaklaşım, kuruluşlar arasında anlayışın gelişmesini kolaylaştırmaya çalışan The British Overseas NGOs for Development (BOND) tarafından gündeme getirildi. Kuruluşlar, diğer STK’ların gelişmelerine katkıda bulunmalarının gerekli olduğunu kabul etmeli, deneyimlerini onlarla tartışmalı ve kısa vadede ve bireysel planda çözülemeyecek meseleleri tartışmak için diğer kuruluşlarla bir araya gelmelidir.

Sayın Benna röportajınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...