Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 26

Dosya: Tarihi süreçte insani yardım kuruluşları PDF Yazdır E-posta
Yazar H. Zehra Öztürk - zehraozturk@ihh.org.tr   
Mevcut uluslararası sistemin ürettiği sorunlara adil bir çözüm getirilmesinde etken olabilecek insani yardım kuruluşları önemli bir gücü bünyesinde barındırmaktadır.

Gerek insan eliyle gerekse doğal afetler nedeniyle ortaya çıkan insanlık krizlerine müdahale edilmesi sürecinde, öncelikli olarak yaşam hakkını garanti altına alma, insanlık onurunu koruma, mağdurların can ve mal güvenliğini sağlama hususunda gerekli insani yardımın sunulması gibi çalışmaları içeren insani yardım, yerel ya da uluslararası arenada resmi ya da sivil kuruluşlar tarafından sürdürülür.

İnsani yardımın içeriği, insani yardım stratejileri, siyasi krizler ve bu krizlerin insani yardım süreçleri üzerindeki etkisi, "insani müdahale" kavramı, insani yardım fonlarının elverişli kullanımı, yardım alan kişilerin haklarının korunması gibi konular alanın tartışmalı meselelerini oluştururken, insani yardım kuruluşları faaliyet alanları, çalıştığı coğrafyalar ve kuruluş amaçları gibi etkenlere göre farklılaşmaktadır.

Alanda faaliyet gösteren sivil kuruluşların geçmişine bakıldığında, günümüzde faaliyet gösteren Batı menşeli insani yardım kuruluşlarının önemli bir kısmının köken olarak misyonerlik faaliyetlerine dayandığı görülür. Özellikle Afrika’da sömürgecilik sürecini takiben başlayan misyonerlikinsaniyardimtarihi.jpg faaliyetleri zaman içerisinde insani yardım teşkilatlarına dönüşmüştür. Çünkü insani yardım aracılığıyla kıta insanına hizmet etmenin Afrikalıların Hıristiyanlığa sempati duymasını sağlayacağı düşünülmüştür. Örneğin, 19. yüzyılın ikinci yarısında Cezayir’de kurulan ve daha sonra sahra altı Afrika ülkelerinde faaliyete geçen Society of African Missionaries, Hıristiyanlığı yaymak amacıyla kıtada çalışmalara başlamıştır. Beyaz Arap elbiseleri giydikleri için White Fathers diye de anılan bu grup, kıtanın kültür atmosferi ile çatışmamayı önemseyerek açıktan ihtida hareketlerinden kaçınmış, eğitim ve tıbbi yardımlar yolu ile Hıristiyanlığı yaymaya çalışmıştır. Kıtada doğal felaketlere müdahale etmiş, doğal felaketler sonucu yetim kalan çocuklar için kamplar kurmuş, hastaneler ve dispanserler açmıştır. Bu ve benzeri misyoner örgütler, kuruldukları günden bu yana, sundukları hizmetler ile insanların Hıristiyanlığa ihtida etmesini teşvik etmektedir. Yine 19. yüzyılın sonunda Almanya’da kurulan Caritas Internationalis de şu an 200 ülke ve bölgede faaliyette bulunan bir Katolik teşkilatıdır.

İnsani yardım kuruluşlarının kurulma sürecinde büyük çaplı siyasi krizlerin etken olduğunu söylemek mümkündür. II. Dünya Savaşı’nın günümüzde etkili olan birtakım Batı menşeli yardım kuruluşlarının teşkilatlanmasında tetikleyici olduğu söylenebilir. Avrupa’da geniş insan kitlelerinin mülteci konumuna düşmesi, acil gıda ve tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyulması nedeniyle organize edilen faaliyetler sonucu, kiliselerin girişimiyle kurulan Christian Aid, World Relief ve Oxfam gibi yardım kuruluşları bugün dünya çapında faaliyet göstermekte, "İsa’nın eli ile insanlığa hizmet" etme gayesinde olduklarını açıklamaktadırlar.

Batı’da 1940’lı yıllarda savaş mağdurlarının ihtiyacını giderme amacı ile kurulan çok sayıda kuruluş kısa zamanda gerek faaliyette bulunduğu coğrafyayı, gerekse faaliyet alanlarını genişletmiş; insan eli ile oluşan krizlerin yanı sıra, doğal afetler sonucu ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesinde de rol almaya başlamışlardır. "Savaş yardımları" ile yola çıkan kuruluşlar "dünya çapında yardım" amacıyla faaliyet bölgelerini genişletmişlerdir.

Kilise teşkilatlarının girişimiyle kurulan benzeri yardım teşkilatları, ırk, din ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin ihtiyaç sahibi herkese yardım edileceğini belirtmektedir. Ancak, Filipinler’de yaşanan siyasi çalkantılar üzerine 80’li yıllarda bölgeye giden World Relief’in 10 yılda 10 binden fazla kilise inşa etmesi, ya da Afrika’da faaliyet gösteren kimi organizasyonların yardımı dini öğretilerini yaymak için kullanmaları farklı bir gerçeklik sergilemektedir.

Batılı yardım kuruluşlarının oluşumu 19. yüzyıl misyonerlik hareketlerine ve 20. yüzyılda yaşanan siyasi krizlere dayanırken, insani yardımın İslam dünyasında günümüzde anlaşıldığı şekli ile bir sivil kuruluş bünyesinde yapılanması 20. yüzyıldaki gelişmeler sonucu oluşmuştur. İslam toplumlarında geçmişe dayanan bir toplumsal dayanışma kültürü var olagelmiş, vakıf hizmetleri bünyesinde yürütülen yardım faaliyetlerinin günümüzde kullanıldığı anlamıyla "insani yardım kuruluşu" olarak yapılanması ise 20. yüzyılda gerçekleşmiştir. İslam dünyasında geleneksel anlamda vakıf müessesesi halen görülebilirken günümüzde uluslararası alanda faaliyet gösteren önemli insani yardım kuruluşları vardır. 20. yüzyılın başından beri yaşana gelen Filistin sorunu, yine aynı yüzyılda yaşanan Afgan savaşları, Keşmir sorunu, yüzyılın ikinci yarısında yaşanan Bosna ve Çeçenistan savaşları, ve sonrasında Irak işgali gibi siyasi krizler büyük ölçekli insani yardım çalışmalarını gerekli kılmış, bu krizlerde doğan ihtiyaçlara cevap vermek adına İslam ülkelerinde pek çok yardım kuruluşu yapılanmıştır. Bu oluşumlar kısa zamanda geniş coğrafyalara ulaşabilmiş, Ortadoğu, Uzakdoğu, Asya ve Afrika gibi coğrafyalarda yardım projelerini hayata geçirmiştir.

İHH İnsani Yardım Vakfı, Islamic Society of Jabalia, Zamzam Foundation, Khubaib Foundation gibi İslam dünyasında teşekkül eden yardım kuruluşlarına ek olarak, Avrupa ve Amerika’da yaşayan Müslümanların İslam dünyasında yaşanan mağduriyetleri gidermek için oluşturduğu kurumlar da dünya çapında yardım faaliyetlerinde bulunmaktadır. Örneğin, 1985 yılında İngiltere’de önde gelen 23 Müslüman teşkilat tarafından kurulan Muslim Aid yoksulluk, savaş ve doğal felaketler nedeniyle mağdur olmuş insanlara yardım ulaştırmak için çalışmaktadır.

Bugün gelinen noktada, dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren yüzlerce insani yardım teşkilatı bulunmaktadır. Mevcut uluslararası sistemin ürettiği sorunlara adil bir çözüm getirilmesinde etken olabilecek insani yardım kuruluşları önemli bir gücü bünyesinde barındırmaktadır. Bu nedenle insani yardım kuruluşları faaliyette bulunduğu bölgeleri bir menfaat alanı olarak görmemelidirler. Yardıma ihtiyacı olan geniş insan kitleleri için gerekli çalışmaları yürütürken, mağduriyetlerin ve insan hakları ihlallerinin çözümü noktasında kanaat liderlerini harekete geçirmeli ve yaşanan ihlallerin sonlandırılmasında kalıcı çözümler üretilmesini sağlamalıdırlar.

 

Sayı 45

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...