|
Güney Asya: 10 milyon kız bebek gelenek kurbanı |
|
|
|
|
Yazar Selda Şen - senselda@yahoo.com
|
|
Hindistan’da kız ve erkek bebek doğum oranlarındaki dengesizliğe dikkat çeken bir rapor, kız çocuklarına daha anne karnındayken reva görülen vahşice uygulamaları gözler önüne serdi.
UNICEF tarafından geçtiğimiz haftalarda yayımlanan raporda yer alan
rakamlara göre, Hindistan’da her gün ortalama 7000 kız bebek doğmadan
hayata veda ediyor. Bir milyarlık ülkenin pek çok bölgesinde, ortalama
olarak her 1000 erkek bebeğe karşılık sadece 800 yüz kız bebek dünyaya
geliyor; bu orantısızlık, refah seviyesi görece yüksek olan yerlerde
daha da belirgin. Kürtajın ülkede yasal olarak kabul edilmesi ve
1994’ten bu yana var olan yasağa rağmen ceninin cinsiyetini öğrenmeye
imkan veren ultrason teknolojisinin kullanımının yaygınlaşması,
ataerkil kültür normlarının insanlık dışı getirisi olarak
nitelendirebileceğimiz bu türden "cinayetlere" sıkça rastlanmasını
kolaylaştırıyor.
Raporun, bulgularından yararlandığı bir başka araştırmada ise
Hindistan’da son 20 yılda 10 milyon kız bebeğin ya henüz doğmadan
kürtaj yoluyla yahut doğumdan hemen sonra kendi anne babaları
tarafından hayatlarına son verildiği belirtiliyor. Yeni doğan kız
bebekler ağız ve burun deliklerine kum ve tütün suyu dökülerek
öldürülebiliyor.
Kast sisteminin halen etkili olduğu Hindistan’da toplumun farklı
kesimlerine mensup olanlar farklı alanlarda ayrımcılığa tabi
tutulurken, genel olarak kadınlar ve kız çocukları da toplumsal hayatta
ciddi bir ayrımcılıkla karşılaşıyorlar. Kız çocuklarının aile için
belli bir ‘ekonomik değer’ taşımadığı şeklindeki bakış açısı, gündelik
hayatta kolayca göz ardı edilmelerine yol açarken evliliklerde kız
ailesi tarafından verilmesi gereken maliyeti yüksek çeyizler onların
ağır bir yük olarak görülmelerine neden oluyor. Genellikle eğitim
hakkından mahrum bırakılan kız çocukları, hastalandıklarında çoğu zaman
hastaneye dahi götürülmüyorlar. Ayrıca erken yaşlarda evlendirilen ve
yine erken yaşlarda çocuk sahibi olmaya zorlanan çoğu kız bu doğumlar
nedeniyle hayatını kaybediyor.
Son olarak, dişi ceninlerin ana rahminde katledilmesi hususunda
yapılan şu yoruma yer vermek belki de yeterli olacaktır: Hindistan’da
kadın ve kızlara karşı var olan/edilen geleneksel cinsiyet ayrımcılığı
yöntemleri yahut uygulamaları, bir aşama daha kaydederek (!) yerini
doğmadan önce onları yok etme şekline dönüşmüştür.
|
|
Sayı 45
DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb... Kısa kısa Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyorHer yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ... DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddialarıSudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...
|