Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 26

Güney Asya: 10 milyon kız bebek gelenek kurbanı PDF Yazdır E-posta
Yazar Selda Şen - senselda@yahoo.com   
Hindistan’da kız ve erkek bebek doğum oranlarındaki dengesizliğe dikkat çeken bir rapor, kız çocuklarına daha anne karnındayken reva görülen vahşice uygulamaları gözler önüne serdi.

UNICEF tarafından geçtiğimiz haftalarda yayımlanan raporda yer alan rakamlara göre, Hindistan’da her gün ortalama 7000 kız bebek doğmadan hayata veda ediyor. Bir milyarlık ülkenin pek çok bölgesinde, ortalama olarak her 1000 erkek bebeğe karşılık sadece 800 yüz kız bebek dünyaya geliyor; bu orantısızlık, refah seviyesi görece yüksek olan yerlerde daha da belirgin. Kürtajın ülkede yasal olarak kabul edilmesi ve 1994’ten bu yana var olan yasağa rağmen ceninin cinsiyetini öğrenmeye imkan veren ultrason teknolojisinin kullanımının yaygınlaşması, ataerkil kültür normlarının insanlık dışı getirisi olarak nitelendirebileceğimiz bu türden "cinayetlere" sıkça rastlanmasını kolaylaştırıyor.

Raporun, bulgularından yararlandığı bir başka araştırmada ise Hindistan’da son 20 yılda 10 milyonbebeler.jpg kız bebeğin ya henüz doğmadan kürtaj yoluyla yahut doğumdan hemen sonra kendi anne babaları tarafından hayatlarına son verildiği belirtiliyor. Yeni doğan kız bebekler ağız ve burun deliklerine kum ve tütün suyu dökülerek öldürülebiliyor.

Kast sisteminin halen etkili olduğu Hindistan’da toplumun farklı kesimlerine mensup olanlar farklı alanlarda ayrımcılığa tabi tutulurken, genel olarak kadınlar ve kız çocukları da toplumsal hayatta ciddi bir ayrımcılıkla karşılaşıyorlar. Kız çocuklarının aile için belli bir ‘ekonomik değer’ taşımadığı şeklindeki bakış açısı, gündelik hayatta kolayca göz ardı edilmelerine yol açarken evliliklerde kız ailesi tarafından verilmesi gereken maliyeti yüksek çeyizler onların ağır bir yük olarak görülmelerine neden oluyor. Genellikle eğitim hakkından mahrum bırakılan kız çocukları, hastalandıklarında çoğu zaman hastaneye dahi götürülmüyorlar. Ayrıca erken yaşlarda evlendirilen ve yine erken yaşlarda çocuk sahibi olmaya zorlanan çoğu kız bu doğumlar nedeniyle hayatını kaybediyor.

Son olarak, dişi ceninlerin ana rahminde katledilmesi hususunda yapılan şu yoruma yer vermek belki de yeterli olacaktır: Hindistan’da kadın ve kızlara karşı var olan/edilen geleneksel cinsiyet ayrımcılığı yöntemleri yahut uygulamaları, bir aşama daha kaydederek (!) yerini doğmadan önce onları yok etme şekline dönüşmüştür.

 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...