Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 26

Ortadoğu: Türkiye'ye biçilen yeni "Çaldıran" rolü mü? PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ - ahmedemin@yahoo.com   
Arap ülkeleri Türkiye’yi öne sürerek İran’la yaşadıkları gerilimde güçlü bir partneri yanlarına almanın hesabını yaparken, İran’ın ise Türkiye gibi bir gücü karşısına almak istemediği çok açık.

Irak’ta halen devam etmekte olan kaosa farklı kesimler, kendi bakış açılarına göre değişik isimlerirak.jpg vermekte: Yaşanan hadiseler kimileri için kutsal bir savaşın parçası, bazıları için terör eylemi, kimilerince iç savaş, kimilerince Şii-Sünni çatışması, bazılarına göre ise tamamen işgalin provokasyonu. Son aylarda yaşanan hadiselerin teyit ettiği başka bir görüşe göre ise yaşanan vahşet, çarşı patlamaları, ev baskınları, polis katliamları, camilere saldırı ve diğer kanlı eylemler, aslında Irak dışı bölgesel ve uluslararası güçlerin hesaplaşmasından başka bir şey değil.
Bölgede Şiiler ile Sünnilerin birbirlerini öldürdüğü gerçeğini teslim etmekle birlikte, Irak’taki çatışmanın tamamen bir mezhep savaşı olmadığı, ancak çatışmaya taraf olan bölgesel ve uluslararası güçlerin çatışmaya böyle bir görünüm vermek istediklerinde de kuşku yok.
Dolayısı ile işgalin üzerinden geçen süre içinde Irak’taki hadiselerin aldığı renk, Irak iç dinamiklerinin birbiriyle hesaplaşmasından ziyade, bölgesel hesaplarla çok daha yakından ilgili olduğu yönündeki görüşleri teyit ediyor.

Iraklı Sünni ve Şiilerin bulundukları bölgelerden tehdit edilerek göç ettirilmesi, saldırılara maruz kalmaları, sivil ölümleri ve kutsal mekanlara yönelik saldırıların neredeyse tamamı faili meçhul olarak kalmış ya da öyle bırakılmıştır. Bağdat’tan diğer bölgelere göç edenler, maktul yakınları ve Iraklı kanaat önderleri ile yapılan görüşmeler göstermektedir ki, kendilerini tehdit eden, yakınlarını öldüren ve varlıklarına el koyanların çoğu Iraklı değil. Irak’ta karakolların ve polis merkezlerinin günlük olarak gelen şikayetlere müdahale etmemesi de dikkat çekici. Şiilere yönelik el-Kaide kaynaklı olduğu söylenen saldırıların da, Sünnilere yönelik Bedir Tugayları ve Kudüs ordusu tarafından düzenlendiği söylenen saldırıların da ortak noktası; saldırgan tarafların Irak dışından gelmiş silahlı güçler olmaları.

Türkiye ile Suudi Arabistan’ın Irak politikalarında büyük bir özdeşlik oluşmaya başlaması, halkı Sünni olan Arap ülkelerindeki yayın organlarında "Türkiye’nin zamanı geldi" türünden başlıkların atılması, Türkiye’nin Sünni zirvelere ev sahipliği yapması aslında uzun vadede bölgesel hesaplaşmaya yönelik hazırlıklar olarak değerlendirilmeli.

Arap ülkeleri Türkiye’yi öne sürerek İran’la yaşadıkları gerilimde güçlü bir partneri yanlarına almanın hesabını yaparken, İran’ın ise Türkiye gibi bir gücü karşısına almak istemediği çok açık. Buna karşın Batılı ülkelerin İran nüfuzunu kırmak için Türkiye’nin "Sünnilik" kozunu oynamaya teşvik edecekleri de hesaba katılmalı. Geçmişte Türkiye ile İran arasında güvensizliği besleyerek sonuç çıkarmaya çalışan ama başaramayan uluslararası aktörlerin, bugün farklı bir taktikle bölgede kontrollü bir gerilim siyaseti hesapladıkları gözleniyor. 1514’teki Çaldıran Savaşı’nda Osmanlılar İran’ın Ortadoğu’daki bağlantı ve nüfuz yollarını koparmışlardı. Kim bilir belki Arap ülkelerinin şimdiki hayali Türkiye’nin benzer bir rolü oynaması ve kendilerini kurtarmasıdır. Ama Kuzey Irak’taki Kürt oluşumuyla daha fazla meşgul görünen Türkiye’nin Şiiliğin gücünü kırmak adına değil, Talabani oluşumunun önünü kesmek için Sünnilere yatırım ettiği çok açık.

 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...

DÜNYA GÜNDEMİ: AVRUPA ; Almanya'da Vatandaşlığa Kabul Testi
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. H...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU Kudüs'te kritik dönemeç
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti...