|
Orta Asya: Kırgızistan: Muhalif devrimin liderine muhalif gösteri |
|
|
|
|
Yazar Aslıhan Akman
|
|
Kırgızistan, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından bağımsızlığını kazanan diğer Orta Asya Cumhuriyetleri’yle karşılaştırıldığında, bölgenin “demokrasi adası” olarak gösterilmiş bir ülkedir. Muhalif liderleri yönetimin dışında tutmaya ve ailesinden adayların milletvekilliğine gelmesine çalışan eski devlet başkanı Aksar Akayev, Mart 2005’teki muhalif eylemlerle birkaç gün içinde devrilmiş, olaylar tarihe “sarı devrim” olarak geçmişti.
Muhalefet, “Reform İçin” Hareketi’nin liderliğinde 2-9 Kasım tarihleri
arasında düzenlediği yeni gösterilerle meydanları doldurdu. Bişkek’teki
Alato Meydanı’nda toplanan 30 binden fazla kişi, ülke ekonomisini
kötüye götürdüğü, Akayev dönemindeki yolsuzlukları açığa çıkarmadığı ve
kendi ailesini önemli mevkilere getirdiği gerekçesiyle Devlet Başkanı
Kurmanbek Bakiyev’i istifaya çağırdı. Göstericilerin çağrısı, devlet
başkanının yetkilerini kısıtlayan yeni bir anayasa yönündeydi.
Gösterilerin ardından muhalefetin koşullarını kabul etmek zorunda kalan
Bakiyev, kendi yetkilerini parlamento lehine kısıtlayan anayasa
taslağını 9 Kasım’da imzaladı. Bu anayasa ile parlamentonun yetkileri
devlet başkanı karşısında arttırıldı. Ekonominin ve güvenlik güçlerinin
kontrolü devlet başkanından alınarak Bakanlar Kurulu’na verildi.
Parlamentonun, yeni milletvekillerinin görevlendirilmesi ve görevden
alınması konusundaki yetkileri de artırıldı.
Olaylar, Batı medyasında genellikle “demokrasinin zaferi” olarak lanse
edildi. Lakin Orta Asya’nın demokratikleşme süreci için bir ideal
olarak gösterilen Kırgısiztan’da yoksul kesimlerin bu derece kolay
mobilize edilmesi ve toplumun çeşitli kesimlerinin kendi akrabaları
olan siyasetçileri ve iş adamlarını hararetle desteklemesi,
demokratikleşen Kırgızistan imajına şüpheyle yaklaşmamıza neden oluyor.
Kendisi de ılımlı bir devrimle iktidara gelen Bakiyev, kendisine karşı
gerçekleşen bu muhalif harekette göstericileri yasadışı devrim
planlamakla suçlayarak, bölgedeki otoriter yönetimleri desteklediği
bilinen Rusya Devlet Başkanı Putin’den yardım istedi. Ayrıca muhalefete
taraf oldukları düşünülen göstericilerin çoğunluğunu da işsizler ve
muhalif liderlerin yakınları oluşturmaktaydı. Bu durum, işsizlik
oranının hala %11 olduğu ülkede ekonomik durumun ve akrabalık
ilişkilerinin siyasette oynadığı rolü göstermesi açısından önem arz
ediyor.
|
|
Sayı 45
ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ... DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl... Kısa kısa Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyorHer yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ... DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: SrebrenitsaSrebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
|